Şizofreni Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Şizofreni Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Ataşehir Avicenna Hastanesi Psikiyatri bölümü uzman hekimleri, şizofreni hastalığını ve şizofren bireylerin davranışlarını detaylandırdı.

Şizofreni, şizofren kişilerin davranışlarını, algılama durumlarını, hareketlerini ve düşünce yapılarını çarpıtan, değiştiren, hem ailesiyle hem de çevresiyle ilişkilerine zarar veren bir hastalıktır. Psikiyatri biliminin alanına girmektedir. Oldukça ciddi ve kronik bir hastalıktır. Şizofren hastalar, gerçeklikle aralarındaki bağı kopartarak, garip davranışlarda bulunmaya ve gerçekten olmayan olaylara inanmaya başlayabilirler. Bu da hastaların yavaş yavaş kişiliklerini değiştirmeye başlar. Örneğin daha agresif veya daha korkak bir insan haline gelebilirler. Yaşam boyu devam eden ve yine yaşam boyu tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. En doğru tedavinin uygulandığı durumlarda hastaların, hastalığı kontrol altına alabildikleri gözlemlenmektedir. Hastalığı kontrol altına alabilen hastaların günlük yaşamlarını sağlıklı biçimde sürdürebildikleri, sosyal ilişkilerinde problem yaşamadıkları ve iş hayatında kariyer yapabildikleri görülmüştür.

Şizofrenlerin tedavi sürecinde yapılabilecek olan en ufak ihmal, hastalığın yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu sebeple hastaların, düzenli bir şekilde psikiyatri muayenesinden geçmeye devam etmesi, gerekmektedir.

Şizofreni Nedir? Şizofren Ne Demek?

Şizofreni, hastaların genel olarak gerçeklik olgularını kaybetmelerine neden olan, sağlıklı düşünmelerine engel olan, duygularını kontrol edememelerine neden olan ve normal davranışların önüne geçen, oldukça ciddi bir hastalıktır. Zamanla yavaş yavaş ilerleyen ve gelişen bir hastalık olarak da tanımlanabilir. Hastalığın erkenden teşhis edilmesi büyük önem taşır. Erken teşhisin yapıldığı durumlarda, ciddi problemler ortaya çıkmadan hastalık kontrol altına alınabilir. Hastalığın genel ilerleyişinde şu problemler doğar:

  • Çarpık düşünceler
  • Korku
  • Halüsinasyonlar
  • Paranoya

Medyada genel olarak ortaya koyulan algı, şizofrenlerin saldırgan ve şiddet eğilimli insanlar olduğuna yöneliktir. Durum aslında televizyonlarda işlenen hikayelerdeki gibi değildir. Şizofreni hastalarında bölünmüş ya da çoklu kişilik problemi bulunmamaktadır. Hastaların büyük bir bölümünde şiddet eğilimi yoktur. Hastaların doğru tedaviyi almaları durumunda, şizofreninin kontrol altına alınabildiği bilinmektedir. Şizofrenlerin hastalıklarının kontrol altına alınmasıyla birlikte, aile, iş, sosyal çevre ve toplumla problemsiz şekilde yaşayabildikleri bilinmektedir.

Şizofreni hastalığı, alevlenme ve durulma dönemleri olan bir hastalık olarak, diğer çok sayıda psikiyatrik hastalığa göre daha zor bir hastalıktır. Bir şizofreni hastası için mesleki ve sosyal yaşam, diğer psikiyatrik hastalıkları bulunanlara göre daha zorlayıcı olabilir. Alevlenmelerin yaşandığı dönemlerde hastalar, gerçeklerle hayalleri birbirlerinden ayırt etmekte güçlük çekerler. Yaşanan bu karmaşıklığa psikoz ismi verilmiştir. Şizofreni belirtileri her insanda ve hastalığın geldiği seviyeye göre farklılıklar gösterebilir. İlaçların düzgün içilmemesi, alkol, uyuşturucu kullanımı ve stres gibi sebeplerle hastalığın seviyesi ilerleyebilmektedir.

Şizofreni Belirtileri

Genel olarak çok sayıda hastalıkta olduğu gibi şizofrenide de hastalığın ilk dönemlerinde belirtiler net değildir. Hastanın yakınları bir şeylerin doğru gitmediğini fark etseler de, harekete geçmeyebilirler. Hastalığın belirtilerinin başında duygu, davranış ve düşünme problemleri bulunur. Genel olarak sanrılar, düzensiz konuşmalar, halüsinasyonlar ve kendini ifade etmekte güçlük çekme gibi problemlerle karşılaşabilirler. Şizofreni belirtileri genel olarak şunlardan oluşmaktadır:

  • Hastalar gerçeklikten uzak, hiç olmamış şeylere inanabilirler. Hayaller görüp, bunları gerçekmiş gibi aktarırlar. Birisinin kendisine takıntılı seviyede aşık olduğunu, tavize uğradığını, takip edildiğini ya da büyük bir felaketin çok yakında gerçekleşeceğini söyleyebilirler.
  • Şizofreni belirtileri arasında en yaygın görüneni, hastaların halüsinasyonlar görmeleridir. Hastalar bu halüsinasyonları tamamen gerçekmiş gibi algılarlar. Öylesine gerçekmiş gibi algılarlar ki, gerçekten olan olaylardan deneyim olarak hiçbir farkı bulunmaz. Hemen hemen her duyuda halüsinasyon yaşanabilse de, genel olarak işitme üzerine yaşanmaktadır.
  • Düşüncelerde ve konuşmalarda düzensizlikler yaşanması, şizofreninin yaygın belirtilerinden birisidir. Şizofrenler konuşmaları esnasında kendilerini ifade etmekte güçlük çekerler. Sorulara verdikleri cevaplar, genel olarak soruyla alakasız olur. Konuştukları zaman anlamsız cümleler kurabilirler.
  • Hastalarda motor hareketlerinde problemler ve sorunlu davranışlar görülebilir. Çocuksu hareketler, ajitasyon, abartılı hareketler, amaçlara odaklanma güçlüğü, verilen talimatları reddetme, garip ve uygun olmayan duruş şekli gibi belirtiler de görülebilir.
  • Hastalar, kişisel hijyenlerine gereken önemi göstermeyebilirler. Önemli olaylara karşı duygusuz kalabilirler, iş yerindeki verimlilikleri azalabilir, göz temasından kaçınabilirler, yüz ifadelerinin azaldığı mimiksiz bir yüz yapısı sergileyebilirler. Aile bireylerine veya çevresindekilere şüpheyle yaklaşma, ani ortaya çıkan duygusallık ve depresyon, gündelik yaşamın getirdiği aktivitelere karşı ilgisizlik, eskiden keyif alınan hobilerden keyif almama ve sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi belirtiler de gözlemlenir. Tüm bu belirtilerden bazıları hastada sürekli olarak bulunurken, bazıları dönemsel olarak ortaya çıkabilmektedir.

Şizofreni Nedenleri

Şizofreni hastalığına nelerin sebebiyet verdiği henüz kesinleşmemiştir. Bilim insanları halen üzerinde çalışmalar yapmaktadır. Fakat insan beyninin kimyasal yapısındaki bozuklukların, genetik ve çevresel faktörlerin bu hastalığın ortaya çıkmasında etkisi olduğu bilinir. Ailesinde şizofreni görülen ya da farklı psikolojik hastalıkları bulunan insanlarda, şizofren olma ihtimali daha da yüksektir. Şizofreninin nedenleri araştırılırken, hastaların beyin ve merkezi sinir sisteminde yapısal değişiklikler görülmektedir. Beyin kimyasından kaynaklanan problemlerde dopamin ve glutamat gibi nörotransmitterlere dair sorunların yol açtığı ileri sürülmektedir. Bilim dünyası henüz sinir sistemi farklılıklarının şizofreni hastalığına neden olup olmadığı noktasındaki tartışmalarını sonlandırmamışlardır. Genel olarak şizofreni hastalığının bir beyin hastalığı olduğu kabul edilmiş, yine de konuya dair araştırmalar sürdürülmüştür.

Risk Grubu

Hemen hemen herkes şizofreni hastası olabilir. Yer yüzündeki bütün ırklar ve kültürler, bu hastalık için uygundur. Yaş sınırlaması yoktur. Fakat genellikle 20’li yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Hastalığın cinsiyet ayrımı yoktur. Erkekleri de kadınları da eşit seviyelerde etkilemektedir. Bazı çalışmalarda, erkeklerde kadınlara göre daha erken yaşlarda teşhis edildiği ileri sürülür. Fakat bu çalışmaların tam olarak kesinliği yoktur. 5 yaşın üstündeki çocuklarda da görülse de, ergenlik çağı öncesinde koyulan tanıların sayısı bir hayli azdır.

Hastalar Tehlikeli Midir?

Filmlerde, televizyon dizilerinde ya da kitaplarda, şizofren insanların tehlikeli ve saldırgan oldukları vurgulanır. Oysa bu durum, medya dünyasına yapışmış yanlış bir algıdan ibarettir. Kimi şizofreni hastalarının saldırganlık gösterdiği doğrudur fakat, hastalığın belirtilerinden birisi olarak bile gösterilememektedir. Hastalar aksine sosyal çevrelerinden uzak durmaya ve yalnız kalmaya eğilim gösterirler. Aynı zamanda uyuşturucu ya da alkol bağımlılığı olan hastalar bir takım saldırganlıklar gösterebilirler. Kendi bedenlerine zarar vermeleri gibi durumlarla da karşılaşılabilir. İntihar etme gibi üzücü durumlarla karşılaşılabilir. Doğru tedavinin uygulandığı hastalar, semptomlardan uzaklaşabilir ve günlük yaşamına sorunsuz şekilde devam edebilirler. İyi bir eğitim alabilir, başarılı bir kariyer yapabilirler.

Nasıl Tanı Koyulur?

Şizofreni tanısı, ortaya çıkan belirtilerin yakınlar tarafından fark edilmesiyle koyulabilmektedir. Yakınları belirtilerden şüphe duydukları noktada, hastayı bir psikiyatri kliniğine götürür. Burada yapılan muayeneler, şizofreni testi ve tanı testleriyle birlikte, hastanın diğer psikiyatrik hastalıklardan ayrı olarak şizofren olduğuna dair teşhis koyulur. Şizofreni semptomları, genel olarak alkol, uyuşturucu bağımlılığı ve çeşitli ilaçların yan etkileriyle ortaya çıkabilmektedir. Psikiyatri uzmanı doktorlar, bu sebepleri de araştırırlar. Hastaya koyulan teşhisin kesinleştirilmesi adına fiziksel muayene, psikiyatrik değerlendirme testleri, kan testleri ve tıbbi görüntüleme teknikleri uygulanabilmektedir. Bütün bu testlerin tamamlanmasıyla hastanın tanısı kesinleştirilir ve tedavi süreci planlanmaya başlar.

Şizofreni Tedavisi

Şizofreni hastalığının tedavisi henüz bulunamamıştır. Fakat semptomları baskılayan ve hastanın gündelik yaşamını sürdürebilmesini büyük oranda kolaylaştıran ilaçlar vardır. Antipsikotik ilaçlar, şizofreni tedavisinin temel direğini oluşturmaktadır. Bu ilaçlar, beyindeki dopamine etki eder ve semptomları baskılar. Semptomlar ortadan kalkabileceği gibi, büyük oranda azalabilir de. Hastanın semptomları göstermemesi, sosyal, fizyolojik ve psikolojik olarak daha sağlıklı birisi olmasını sağlar. Bu da hastanın günlük yaşamını büyük oranda kolaylaştırır.

Şizofreni tedavisindeki ilaçlar, hasta tarafından ömür boyu içileceği için, olabilecek en düşük dozlar ayarlanmaya çalışılır. Psikiyatri doktorları tarafından düzenli şekilde takip edilen hastada, kimi zaman doz düşürülebilir, kimi zamanda doz yükseltilebilir. Kimi zaman ilaç değiştirilebilir ya da günlük kullanım sayısı arttırılabilir. Çeşitli antidepresan ilaçlarla birlikte kullanım söz konusu olabilir. Bu tarz ilaçların etkileri genellikle 1 ay sonra ortaya çıkar.

Hastalar tedavi esnasında semptomların baskılanmış olmasının rahatlığıyla ve ilaçların yan etkilerinden duydukları rahatsızlıkla beraber, ilaç kullanmak istemeyebilirler. Böyle hastalar, tedavinin düzenliliği konusunda ikna edilmelidir. Hastayla işbirliği yaparak tedavi sürecini hastayla beraber yürütmek, hastayı bu konuda sorumlu hissettirmek gerekir. İlaç almama noktasında ısrarcı olan hastalara enjeksiyonla ilaç verilebilir. İlaç tedavisine destek olarak bireysel terapiler, sosyal beceri ve hobi eğitimleri, mesleki eğitimler gibi çeşitli destek tedavileri verilebilir. Burada amaç, hastanın günlük yaşamını sorunsuz sürdürmesidir.

Doğru tedavinin aksatılmadığı ve düzenli olarak uygulandığı hastalarda, sağlıklı bireyler gibi günlük yaşama adapte olma görülmektedir. Hastalar, okul ya da iş yaşamında oldukça başarılı olabilirler. Eğer siz de şizofreni belirtileri gösteren bir yakına sahipseniz, Avicenna Ataşehir Hastanesi Psikiyatri bölümüne başvurarak, düzenli kontroller yaptırabilirsiniz. Kendinizin ya da yakınınızın hastalığının kontrol altına alınmasını sağlayabilir, sağlıklı bir yaşamın kapılarını açabilirsiniz.