Kızamık Nedir? Kızamık Belirtileri Nelerdir?

Kızamık Nedir? Kızamık Belirtileri Nelerdir?

Kızamık, çocukluk döneminde çok yoğun görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Vücut direncini aşağıya çeken bir enfeksiyon hastalığı olması, zatürre, menenjit ve orta kulak iltihabı gibi problemlere yol açabilmektedir. Bu sebeple hastalığa karşı tüm dünyada aşılama yapılmaktadır. Aşının yayılmasıyla, hastalığın görülme oranı yüzde 95 gibi büyük bir oranda azalmıştır. Avicenna Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümü uzman hekimleri, kızamık hastalığı hakkında merak edilenleri anlattılar.

Kızamık Nedir?

Kızamık hastalığı, döküntülü hastalıklar grubunda yer alır. Viral enfeksiyona neden olan yani virüs yoluyla bulaşan bu hastalık, öksürme ve ateş yükselmesi gibi belirtilerle ortaya çıkar.

Çocukların vücut direncini büyük oranda zorlayan bu hastalığın, bilinen net bir tedavisi yoktur. Çocuğa iyi şekilde bakıldığı zaman, kendi kendine geçen bir hastalıktır.

Vücutta döküntülere neden olan kızamık, oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Bu yüzden döküntüler var olduğu müddetçe dikkatli olunmalıdır. Çok bulaşıcı bir hastalık olmasından dolayı, bebeklik ve çocukluk çağında aşıların yapılmasına dikkat edilmelidir.

Virüs Hakkında

Bilinen en bulaşıcı virüslerden birisi olan kızamık, özellikle çocukların aynı anda çok hızlı bir şekilde virüse yakalanmasına neden olur. Direkt olarak bağışıklık sistemine saldıran bu virüs, çocuklarda vücut direncinin bir hayli düşmesini sağlar. Buna bağlı olarak da beyin iltihabı, zatürre, orta kulak iltihabı gibi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur.

Kızamık, yoğunlukla ilkbahar ve kış aylarında ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu mevsimlerde okula giden çocuklarda kızamık virüsü kolayca yayılabilmektedir. Bu yüzden okullarda yapılan kızamık aşısı, koruyuculuk açısından büyük öneme sahiptir.

Kızamık virüsü özünde, paramiksovirus grubuna ait morbilli virüsüdür. Yetişkinlerde de bu hastalığın ortaya çıkabildiği bilinmektedir.

Nasıl Bulaşır?

Bulaşıcı bir hastalık olarak karşımıza çıkan kızamık, temas halinde veya hava yoluyla hızlıca bulaşabilmektedir. Hastanın nefes alıp verdiği odada havaya yayılan virüs, araştırmalara göre 1 saatten daha fazla süre boyunca havada asılı kalabilmektedir. Bu da, odaya giren ve odada nefes alan insanların kolayca virüse yakalanmasına sebebiyet verir.

Sanılanın aksine sadece döküntülerin olduğu dönemde değil, döküntülerin başlamasından 4 gün öncesinden itibaren virüsün bulaşması mümkündür. Döküntülerin başlamasından sonraki 4 gün boyunca da bulaşıcılığını sürdürür. Ateş ve öksürük gibi belirtilerin başladığı süreç, virüsün en hızlı bulaştığı süreçtir. Aynı zamanda döküntüler var oldukça, bulaşıcılık devam ediyor demektir.

Virüsün yeni birine bulaşmasıyla, takip eden 8 ile 12 gün içerisinde belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Döküntülerin ortaya çıkması 14 günü bulur. Bir insanın kızamık hastalığını atlatması, aynı zamanda ömür boyu bu hastalığa karşı bağışıklık kazandığını göstermektedir.

Kızamık Belirtileri

Kızamık, ilk evrelerinde basit bir soğuk algınlığı gibi başlar. Bu dönemde hafif kızamık belirtileri kendisini gösterir. Bir süre sonra gerçek belirtiler gün yüzüne çıkmaya başlar:

  • Ateş
  • Kuru ve ısrarcı öksürükler
  • Burun tıkanıklığı
  • Konjonktivit

Döküntüler ortaya çıkmadan 2 gün önce, yanağın içerisinde, aşağıdaki azı dişlerinin hizasında, boyutları yaklaşık 1 milimetrelik lekeler meydana gelmektedir. Bu lekeler, etrafında pembemsi halkalar bulunan beyaz – mavi karışımı lekelerdir.

Zamanla yüze ve saç çizgisine yakın döküntüler meydana gelmeye başlar. Döküntüler takip eden süreçte kollara, bacaklara ve gövdeye kadar yayılmaktadır. Boyun ve yüz arasındaki boşlukta döküntüler bir araya gelebilir.

Yüzde şişme başlar ve ciltte ödemler oluşur. Avuç içlerinde ve ayak altında döküntüler çıkabilir. Hastalığın şiddetini anlamak için, döküntülerin yaygınlığına bakmak yeterlidir.

Zamanla döküntülerin rengi koyulaşmaya başlar ve takip eden süreçte yok olurlar. Döküntülerin yayılması nasıl kafadan ayaklara doğru zamanla ilerlemekteyse, yok olması da kafadan ayaklara doğru sırayla gerçekleşir. Döküntüler zamanla pullanmaya başlayarak yok olur.

Döküntülerin yayıldığı dönem, aynı zamanda ateşin de en yüksek seviyeye çıktığı dönemdir. Ateşle birlikte lenf bezlerinde şişme, kırgınlık ve iştah kaybı da görülür.

Döküntülerin başlamasından 3 gün sonra halen ateş düşmemişse, bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Ender görülse de, hastalarda kara kızamık ya da hemorajik kızamık adı verilen durum ortaya çıkar. Böyle durumlarda kanamalı döküntüler gözlemlenir. Ne yazık ki kara veya hemorajik kızamığın sonuçları hayati olabilmektedir.

Hastalığın ortalama 16. günü itibariyle vücut virüsle tam olarak savaşmaya başlar. Genellikle virüs bu süreçte kontrol altına alınır ve iyileşme gerçekleşir. Bağışıklık sisteminin yeterli seviyede faaliyet göstermediği hastalarda, antikor üretimi gerçekleşemeyebilir ve ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Kızamık Tedavisi

Kızamığın farklı hastalıklara yol açmadığı gözlemlendiğinde, tıbbi tedaviye gerek yoktur. Hasta dinlenmeli ve bol bol sıvı tüketmelidir. Aynı zamanda bir viral enfeksiyon olması, antibiyotik almaya gerek duyulmamasını sağlar.

Ateşin fazla yükselmesi halinde, ateş düşürücü ilaçlar içilebilir. Odanın havası nemli olarak tutulmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü, kızamık hastalığına yakalanan çocukların A vitamini takviyesi alması gerektiğini duyurmuştur.

Bebeklerde Kızamık Aşısı

Türkiye’de bebeklere 2, 4 ve 6 aylıkken üçlü aşı yapılır. Bu aşılar kızamık, kızamıkçık ve kabakulak hastalıklarından korunmak için yapılır.

İlköğretim birinci sınıfa başladıklarında, yeniden üçlü aşı yapılmaktadır.

Çocukluk döneminde aşıları yapılan insanların, yetişkinlik döneminde yeniden aşı olmalarına gerek yoktur. Fakat askerlik gibi ortamlarda virüslerin kolay yayılabileceği düşünülerek, tek doz aşı yapıldığı bilinmektedir. Kızamıkla temas eden insanların 72 saat içerisinde aşılanması gerekmektedir. Hastalara bakacak olan insanların maske kullanması ve ellerini her temastan sonra dezenfekte etmesi önerilmektedir.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.