Hidrosefali Nedir? Beyinde Su Toplanması Neden Olur?

Hidrosefali Nedir? Beyinde Su Toplanması Neden Olur?

Hidrosefali, beyin çevresinde veya beyinde su toplanması olarak tanımlanabilen hastalıktır. Hidrosefali ismi, su ve kafa kelimelerinin birleşiminden oluşan Latince bir sözcüktür. Her 500 çocuktan 1’inin yakalandığı bu hastalık, bir çocuk hastalığı olarak bilinse de, kimi zaman yetişkin bireylerde de görülebilmektedir.

Hidrosefali Nedir?

Hidrosefali, beyinde sıvı birikimi olarak basitçe tanımlanabilir. Beyinde su toplanması probleminde toplanan sıvıya BOS denir. BOS, beyin – omurilik sıvısıdır. Bu sıvının genel amacı, beynin ve omuriliğin korunmasıdır. Hidrosefali, beyni korumakla görevli olan bu sıvının, beyinde ya da beyin çevresindeki dolaşımı esnasında bir engelle karşılaşması ve birikmesidir.

BOS, normal şartlarda beyindeki hücrelerin ihtiyaçlarını karşılama ve atıkları temizlemekle de görevlidir. Daha sonra da kan dolaşımıyla geri emilim gerçekleşir. Hidrosefali hastalarında, geri emilim sürecinde problem vardır ve BOS beyin içerisinde birikmeye başlar. Bu da kafatasında büyümeye ve basıncın artmasına neden olmaktadır.

Bebeklerde hidrosefali durumu, kafatasının genişlemesine ve kafatasında çıkıntı oluşmasına neden olabilmektedir. Bebeğin kafatasında yer alan basınç artışı, kemiklerin baskıya uğramasına, birbirinden ayrılmasına ve kafanın olması gerekenden büyük görünmesine neden olabilir.

Hidrosefali, hemen hemen her yaştan insanda görülebilse de, genellikle çocuklarda ve 60 yaş üzeri yaşlılarda ortaya çıkar. Yetişkinlerde hidrosefali oldukça nadir görülür. Hastalığın teşhisi genellikle doğum esnasında ya da doğun öncesinde koyulur. Erken bebeklik döneminde de tanı koyulabilmektedir.

Hidrosefali Neden Olur?

Hidrosefali nedenleri genel olarak şunlardır:

  • Beyin içi kanamalar
  • Kafa travmaları
  • Beyin tümörleri
  • Erken doğuma bağlı kanamalar
  • Menenjit

Hidrosefali, oldukça nadir görülen bir hastalıktır. Beyin – omurilik sıvısının bir engelle karşılaşması sonucu birikmesi, bebeğin sıvı emilim sisteminde bir problem olması veya çok nadir görülse de vücudun olması gerekenden fazla sıvı üretmesi nedeniyle oluşabilir.

Hidrosefali Belirtileri Nelerdir?

Çocuklarda hidrosefali belirtileri, yaşa bağlı olarak farklılıklar gösterebilir. Öte yandan, her çocuk kendine özgü tarzda belirtiler göstermektedir. Net teşhis, doktorun yapacağı incelemelerin ardından koyulabilir.

Yenidoğan Bebeklerde Hidrosefali Belirtileri

  • Kafanın normalden fazla büyük olması ya da büyümesi
  • Bıngıldağın şişmesi
  • Kafa derisinin incelmesi
  • Kusma
  • Kafa damarlarının net görülebilir hale gelmesi
  • Tiz seslerle ağlama ve huzursuzluk
  • Bebeğin bakışlarında kayma
  • Gözlerin yuvalarından dışarı çıkması
  • Az uyuma
  • Bebeğin tepkisizleşmesi
  • Nöbet geçirme
  • Hareketlerinin ve fiziksel gelişiminin yavaşlaması

Çocuklarda Hidrosefali Belirtileri

  • Kafanın anormal büyümesi
  • Mide bulantısı
  • Baş ağrıları
  • Ateş
  • Kusma
  • Çocuğun huzursuz olması
  • Çift görme
  • İletişim problemleri
  • Konuşma ve yürüme yeteneklerinin gerilemesi
  • Duyularında ve motor fonksiyonlarında kayıp oluşması
  • Nöbetler geçirmesi

Yaş olarak daha da büyük olan çocuklarda, uyanık kalmak ya da uyanmak zor olabilmektedir. Çocukların kafalarının büyük olması, tek başına hidrosefali tanısı konması için yeterli değildir. MR görüntülemesi yapılarak kesin teşhis koyulabilir. Hidrosefali, anne karnındayken tespit edilebilen bir hastalıktır ve gebeliğin sonlandırılması adına hastanenin etik kurulundan rapor almak gerekir.

Tanı Yöntemleri

Hidrosefali hastalığı, hamilelik sürecinde yapılacak testlerle ve görüntüleme yöntemleriyle tespit edilebilen bir hastalıktır. Doktorunuz, rutin olarak yaptırdığınız ultrason görüntülemelerinde, bebeğin beyinsel gelişimini de takip eder. Genişlemeye uğramış ventiküller veya beyin içerisindeki boş alanlar ultrasonda doktorun karşısına çıkar.

Doktorunuz, bebeğin beyinde su toplanması problemiyle karşı karşıya olduğundan şüphelenirse, farklı incelemelerde de bulunabilir. Bebeğin, beyinde su toplanması sorunu yaşaması, farklı tehlikeli sağlık problemleri de yaşayabileceğinin göstergesidir. Bu yüzden doktorunuz, fetal MR gibi ileri görüntüleme teknikleri yaptırmanızı isteyebilir. Bu görüntüleme tekniği, herhangi bir radyasyon içermediği için, gebelikte gönül rahatlığıyla yaptırılabilir.

Bebeğin kromozom kontrolü için amniyotik sıvı örneği gerekebilir. Ailede nöral tüp defektinin var olup olmadığını anlamak adına, detaylı hastalık geçmişi istenebilir.

Doğum sonrasında doktorunuz, rutin olarak yapacağı muayeneler esnasında, bebeğin baş bölgesindeki gelişimi de yakından takip eder. Çocuk doktorunuz, bebeğin kafasının çevre büyüklüğünün olması gerekenden büyük olduğunu fark ederse, bir takım tetkiklerle hidrosefali şüphesini ortadan kaldırmak isteyebilir. Bu tetkikler şunlardır:

Hidrosefali Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bir bebeğe henüz anne karnındayken beyinde su toplanması teşhisi koyulabilse de, bebek dünyaya gelene kadar tedavi süreci başlatılamaz. Peki, hidrosefali kendiliğinden geçer mi? Beyinde su toplanması, kendi kendisine iyileşemez ya da ilaçla tedavi edilemez. Cerrahi operasyon şarttır. BOS denilen sıvının tıkanmasına neden olan tümör ya da kist gibi oluşumlar, cerrahi operasyon ile alınabilir. Hastalığın evresi, çocuğun kaç yaşında olduğu ve genel sağlık durumu, tedavi sürecine etki edecektir.

Beyinde su toplanması yaşayan çocuğa, tümör – kist ameliyatı yapılabilir. Öte yandan, hidrosefali tedavisinde endoskopik yöntem de uygulanabilmektedir. Endoskopik üçüncü ventrikülostomi (ETV) isimli bu operasyon, karıncık tıkanıklığının açılması için uygulanabilir.

Gebelikte hidrosefali teşhisi koyulan bebeklerin, olabilecek en erken sürede doğrulması ve hiç vakit kaybetmeden tedavinin başlaması gerekir. Bazı çocuklarda tıkanıklık açılamayabilir. Böyle durumlarda şant takılarak sıvının boşaltılması sağlanır. Ameliyatla takılan şant, genellikle kulağın arkasına yerleştirilir.

Beyinde su toplanması problemine karşı çocuğa şant takılması, beraberinde belli başlı riskleri de getirmektedir. Bu riskler genel olarak şunlardır:

  • Enfeksiyon
  • Kanama
  • Bebeğin gelişimi esnasında şantın kısa kalması
  • Şantın olması gerekenden fazla ya da az sıvı aktarımı gerçekleştirmesi

Operasyon sonrası doktorunuz, çocuğu yakın takibe alarak, şantın boyunun uygunluğunu devamlı inceleyecektir. Çocuk, birden fazla kez şant için ameliyata alınabilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Şant, belli başlı problemlere yol açabilmektedir. Bu tarz problemlerin önüne geçilmesi için, düzenli olarak doktor muayenesine gidilmesi gerekir. Çocukta aşağıda yer alan belirtilere rastlanıyorsa, hiç vakit kaybetmeden doktora görünmesi şarttır:

  • Cerrahi operasyon bölgesinde ve şantın bulunduğu hat üzerinde hassasiyet ve kızarma varsa
  • Çocuk huzursuzsa
  • Mide bulantısı ve kusma ile karşılaşılırsa
  • Ateş yükselirse
  • Havale geçirilirse
  • Çocuğun ameliyat öncesi şikayetleri aynen devam ediyorsa

Şanta bağlı problemler, oldukça hızlı gelişmektedir. Böyle durumlarda en yakın beyin ve sinir cerrahisi doktoruna ya da operasyonu gerçekleştiren doktorunuza çocuğunuzu götürmeniz gerekir.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.