Temel Yaşam Desteği

Temel Yaşam Desteği Nedir ve Nasıl Yapılır?

Temel Yaşam Desteği, bir insanın hayatını kurtarmak amacıyla, yapay solunum, dış kalp masajı ve kalpten kan pompalanması yapılmasıdır. Temel Yaşam Desteği için CPR ya da kalp masajı suni solunum ifadeleri de kullanılabilmektedir.

Bir hastaya Temel Yaşam Desteği ile müdahale etmeden önce, ilk olarak kendinizin güvenlik önlemlerini almanız gerekir. Elektrik, akmaya devam eden trafik, sel ya da çökme gibi tehditler varsa, olay yerine yaklaşmamak, halihazırda o bölgeye giriş yapılmışsa güvenli hale gelene kadar oradan çıkmak gerekir. Olay yeri güvenli hale geldikten sonra hastaya müdahale edilebilir.

Yetişkinlerde Temel Yaşam Desteği

İlk olarak hastaya bilinç kontrolü yapılmalıdır. Tepkisiz olarak yatan hasta görüldüyse, yanına gidilir ve dizlerin üzerine çökülür. Hastaya hafifçe dokunularak dikkati çekilir ve “Nasılsın?”, “İyi misin?”, “Beni duyuyor musun?” gibi sorular sorulur. Hasta bu sorulara yanıt verebiliyorsa, bilinci açık, solunumu ve dolaşımı yeterli demektir. Böyle hastalar koma pozisyonuna alınır ve 112 Acil Servis ekiplerine haber verilir.

Eğer hasta kendisine sorulan sorulara yanıt veremiyorsa, bilinci kapalı olarak düşünülmelidir. Bu durumda hastanın solunumu ve kan dolaşımı değerlendirme altına alınmalıdır. İlk olarak hasta sırt üstü pozisyona getirilir. Etrafta yardımcı olabilecek insanlar varsa, yardıma çağrılır. Yardıma gelen insanlardan 112 Acil Servis’i aramaları istenir.

Temel Yaşam Desteği Basamakları şunlardır:

  • Solunum Değerlendirmesi
  • Dolaşım Değerlendirmesi (Nabız Kontrolü)
  • CPR (Kalp Masajı)
  • Suni Solunum

Solunum Değerlendirmesi

İlk olarak hastanın sıkan giysileri gevşetilmelidir. Her ne kadar bu durum çoğu insan tarafından önemsenmese de, basit bir kravat bile solunum yollarının düzgün çalışmasına engel olabilmektedir. Aynı zamanda hastanın boğazında ya da ağzında tıkayıcı bir yabancı cisim olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Ancak hastanın ağzının içerisine el direkt sokulmamalıdır. Bunun için baş geri çene yukarı manevrası ve çene itme manevrası gibi yöntemlerden birisi tercih edilmelidir.

  • Baş geri – çene yukarı manevrası: Travma yaşamayan hastalarda kullanılmalıdır. Bir el hastanın alnını desteklerken, elin iki parmağı alt çene ucunu tutar. Çenenin kemiğinden tutularak başı yavaşça geriye doğru itilir.
  • Çene itme manevrası: Travmaya bağlı olarak bilinç kaybı yaşayan hastalara bu yöntem uygulanmalıdır. Hastanın başının arkasına geçilir. Iki elin başparmakları dışında kalan dört parmağı ile çenenin alt çıkıntısı tutulur ve çene açılır. Daha sonra boşta kalan başparmakla çene çıkıntısından tutulur ve yabancı cisim çıkarılır.

Nabız Kontrolü

Nabız kontrolü için iki ya da üç parmak kullanılır. Hastanın adem elmasının parmaklar koyulur. Kemik ile kas arasındaki bölüme parmaklar kaydırılır ve şah damarından nabız kontrolü gerçekleştirilir.

CPR

Yetişkinlerde kalp masajı, hastanın kalbi atmıyorsa uygulanmalıdır. Kalp masajıyla beyin gibi önemli organlara kan akışı devam ettirilebilir. Yetişkinlerde dış kalp masajı için ilk olarak hastanın yanına çökülür. Daha sonra göğüs kafesinin alt yarısına el koyulur. Karına daha yakın olan tarafın yani alt tarafın ortasına denk gelecek şekilde ikinci el de ilk elin üstüne konur. Ellerin parmakları birbirlerine kenetlenir. Elin göğüse sadece avuç içinin alt kısmı denk gelmelidir. Kollar bu aşamada dik durmalıdır ve dirseklerden kesinlikle kırılmamalıdır. Bu yüzden güç alabilmek için kalçadan güç alınmalıdır. Her bir basmada hastanın göğsünün 5 santimetre içeri bastırıldığından emin olunmalıdır. Dakikada 100 – 120 basış uygundur.

Suni Solunum

Her 30 göğüs basışı sonrasında 2 kez suni solunum yapılmalıdır. Bu yüzden hastanın hava yolunu açmak gerekir. Hava yolunu açmak için, ağızdaki yabancı cisimlerin çıkarılmasına yönelik talimatlar uygulanabilir. Daha sonra derin bir nefes alınır ve hastanın ağzından 1 saniye içerisinde verilir. Nefesi verdikten sonra hastanın burun deliklerini açtığınızdan ve akciğerlerdeki havanın boşaldığından emin olun. Sonra ikinci kez aynı işlemi yapın ve tekrar 30 adet kalp masajına geri dönün. Temel Yaşam Desteği uygulaması işte bu şekilde yapılmaktadır.

Bebeklerde Temel Yaşam Desteği

1 – 8 yaş aralığındaki çocuklarda Temel Yaşam Desteği uygulaması ile yetişkinler için uygulanan yöntemler aynıdır. Ancak bebeklerde çeşitli farklılıklar bulunmaktadır. 0 – 1 yaş aralığında da ilk olarak olay yeri güvenliği sağlanır. Hastanın bir yakını varsa, önce izin alınır. Bebeğin bilinci kontrol edilir. Bebeklerde bilinç kontrolü, yetişkinlerden ve çocuklardan farklı olarak ayak topuklarına hafifçe vurularak yapılır. Bebek hiçbir tepki vermiyorsa, bilinci kapalı demektir. Hemen çevrede birisi varsa 112 Acil Servisi araması istenir. Daha sonra bebeğin giysileri gevşetilir. Ağız içerisi gözle kontrol edilir ve içeride bişey varsa serçe parmakla temizlenir. Bebeğin kafası ve çenesi geriye verilip, bak – dinle – hisset yöntemiyle solunum kontrolü yapılır. 10 saniye içerisinde herhangi bir solunum belirtisi ile karşılaşılmamışsa, 2 adet kurtarıcı soluk ile bebeklerde temel yaşam desteği başlatılır.

2 kurtarıcı soluk verildikten sonra, bebeğin iki meme ucu arasından işaret parmağıyla hayali bir çizgi çekilir. Tam orta noktada durulur. Daha sonra işaret parmağının yanına orta parmak ve yüzük parmağı da alınır ve işaret parmağı kaldırılır. Orta ve işaret parmağıyla, bebeğin göğüs kemiği 4 santimetre çökecek kadar bası uygulanır. Dakikada 100 bası hızıyla 30 bası uygulanır. 30 bası sonrası tekrar 2 soluk verilir. Bu uygulamaya, bebekten herhangi bir tepki gelene kadar ya da 112 Acil Servis ekipleri gelinceye kadar devam edilir. Bebeklerde kalp masajı yetişkinlere uygulanan kadar yorucu olmasa da, eğer güç tükenirse, çevredekilerden bebeklerde dış kalp masajı uygulaması yapması için yardım istenebilir. Eğer desteği sağlayan kişi ortamda tek başınaysa, 5 turdan sonra 112 Acil Servisi kendisi aramalıdır. 112 Acil Servis ekipleri geldikten sonra, gerekirse ileri yaşam desteği uygulayacaktır.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.