Kanser Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Kanser Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Bugün dünyada her 3 kişiden birinde görülen kanser hastalığı, onu daha yakından tanıma ihtiyacı doğuruyor. Genetik özelliklere hatta yaşanılan ülkeye göre değişiklik gösteren kanser çeşitlerinin 3’te 1’inin tamamen iyileştiğini biliyor muydunuz? Peki, kanser nedir? Kanser çeşitleri ve tanı tedavi yöntemleri nelerdir? Bu soruların cevabını merak edenlere yardımcı olacak bazı bilgiler…

Kanser Nedir?

Yaşam boyu insan hücreleri, vücudun ihtiyaç duyduğu yeni hücreler oluşturmak için büyür ve çoğalır. Vücudumuzda gerçekleşen bu bölünme ve çoğalma işlemi, gayet sağlıklı bir süreçtir. Hücreler yaşlandığında veya hasar gördüğünde ise ölürler ve onların yerini yeni hücreler alır. Kanser hastalığı, bu süreçte ters giden bir şeyler olduğunda ortaya çıkar. Anormal ya da hasar görmüş hücreler büyümemesi gerekirken, kontrolsüz bir şekilde büyür ve çoğalırlar.

Vücuttaki bazı hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyüdüğü ve vücudun diğer bölgelerine yayıldığı bu hastalığa; kanser denir. Bu da vücudumuzun eskisi gibi çalışmasını zorlaştırır. Kanserli hücreler kontrolden çıktıkça normal olan yani sağlıklı hücreleri de dışarıda bırakabilirler.

Ancak ölüm oranlarının çok fazla olduğu ve yüzyılın hastalığı olarak nitelendirilen kanserden kurtulmak hatta yakalanmamak için eskiye oranla çok daha fazla şansımız var. Kanser hastalığı, gelişen sağlık teknolojileri ve erken tanı/tedavi yöntemleri ile önüne geçilebilecek bir hastalık halini almıştır.

Kanserin Belirtileri Nelerdir?

Anormal ve hasar görmüş, kontrolsüzce büyüyen hücreler, dışardan bakıldığında topaklanma gibi görülen tümör hücrelerine dönüşürler. Ancak her tümör hücresi kanserli olmayabilir. Bunlar, iyi huylu ve kötü huylu tümörler olarak ikiye ayrılırlar. İyi huylu tümörler kanserli olmayan, kötü huylu tümörler ise kanserli olanlardır.

İyi huylu tümörler, yakın dokulara yayılmaz. Çıkarıldığında, iyi huylu tümörler genellikle geri büyümezken, kanserli tümörler bazen büyür. Bununla birlikte, iyi huylu tümörler bazen oldukça büyük olabilir. Anjiomyolipom ve fibroadenom gibi tümörler iyi huylu tümörlerdir. Bazı durumlarda iyi huylu tümörler de tümörler de ciddi semptomlara neden olabilir. Bu durumlar genellikle tümör vücudun riskli bölgelerinde (örneğin beyin gibi) olduğunda görülebilir. Ancak bu nadir görülen durumlardandır.

Peki, iyi veya kötü huylu bir tümöre sahip olup olmadığımızı nasıl anlarız? Erken ve geç dönem belirtileri nelerdir? Kanser çeşitlerine göre bu belirtiler değişkenlik gösterir ancak genel olarak aşağıdaki belirtileri görmeniz mümkün.

  • Kronik yorgunluk,
  • Deri altında hissedilen sertlik ve kalınlaşma (kitle belirtileri)
  • Kronik eklem ve kas ağrıları,
  • Ani ve sürekli gelişen ateşlenmeler ve gece terlemeleri,
  • Ciltte oluşan renk değişimleri ve morarmalar,
  • Geç iyileşen yaralar,
  • Sebebi bilinmeyen kilo kaybı,
  • Kalıcı öksürük ve nefes almada güçlük,
  • Belli aralıklarla olan bayılmalar,
  • Bağırsak ve mesane alışkanlıklarındaki ani ve sürekli değişiklikler.

Doktora Ne Zaman Gitmeliyiz?

Yukarıda sıralanan belirtilerden birkaç tanesini uzun vadede görüyorsanız, doktora gitmeniz ve semptomlarınızı doktorunuza anlatmanız gerekir. Bunlarla birlikte kendi bedeninizin alışkanlıkları gereği anormal olarak ilerleyen bir bozukluk da endişe etmek için yeterlidir. Tabi ki her öksürük, ateşlenme veya nefes darlığının tümör belirtisi değildir. Burada önemli olan, bedeninizi iyi gözlemleyebiliyor olmanızdır. Herhangi bir belirti fark ettiğinizde, onu izleyip en erken dönemde doktora görünmeniz sağlıklı olan yöntemdir.

Kansere Neden Olan Risk Faktörleri Nelerdir?

Kansere, hücrelerdeki DNA’daki değişiklikler (mutasyonlar) neden olur. Bir hücrenin içindeki DNA, her bir hücreye hangi işlevleri yerine getireceğini ve nasıl büyüyüp bölüneceğini söyleyen bir dizi talimat içeren, çok sayıda ayrı gen halindedir. Bu talimatlarda meydana gelen hatalar, hücrelerin normal işlevlerini durdurmasına ve bir hücrenin kanserli olmasına neden olabilir. Peki, hatalara sebep olan nedenler nelerdir?

  • Genetik faktörler (Anne veya babanızdan aldığınız gen mutasyonu)
  • Aşırı ve uzun süreli sigara kullanımı,
  • Uzun süreli radyasyona maruz kalma,
  • Kanserojen maddeler (kansere neden olan kimyasallar),
  • Hormonların düzensiz salgılanması,
  • Hareketsizlik,
  • Beslenme düzensizlikleri,
  • Obezite başta olmak üzere daha birçok zararlı etken, kanserin farklı türlerine yakalanmanıza sebep olabilir.

Kanser Çeşitleri Nelerdir?

Dünyada birçok kanser çeşidi olduğu bilinmekle birlikte en çok görülen ilk üç kanser türünün; akciğer kanseri, meme kanseri, bağırsak kanseri ve kolon kanseri olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte kanser çeşitleri yaşanılan ülke, yaş ve cinsiyete göre de farklılık gösterebiliyor.

Sıklıkla görülen diğer kanser türleri ise; mide kanseri, baş-boyun kanseri, rektum kanseri, rahim ve rahim ağzı kanseri, ağız kanseri, dudak ve dil kanseridir.

Kanserli hücreler, vücudun diğer bölgelerine yayılsalar bile başladıkları doku veya organ tipine göre adlandırılır. Örneğin, akciğerlerde başlayıp karaciğere yayılan bir kansere hala akciğer kanseri denir. Belirli genel kanser çeşitleri için kullanılan birkaç klinik terim de vardır:

  • Karsinom, ciltte veya diğer organları çevreleyen dokularda başlayan bir kanserdir.
  • Sarkom, kemikler, kaslar, kıkırdak ve kan damarları gibi bağ dokularında başlayan kanserdir.
  • Lösemi, kan hücrelerini oluşturan bir kemik iliği kanseridir.
  • Lenfoma ve Miyelom, bağışıklık sistemini etkileyen kanserlerdir.

KANSERİN MEVCUT TANI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

”İlk Aşama Kanser Taramasıdır”

Kanserin erken dönemde teşhisi, tedavinin etkili olabilmesi için büyük bir fırsat sağlar. Sizin için en uygun kanser taramasının hangisi olduğunu doktorunuzla görüşmeniz gerekir. Birçok kanser türü için yapılan araştırmalar şunu gösteriyor: ”Erken Tanı Hayat Kurtarır!”. Bu sebeple en zararsız kanser türü erken dönemde tanısı konulabilmiş kanserdir. Bununla birlikte erken dönemde teşhis edildiği takdirde kolaylıkla atlatılabilen kanser türleri arasında şunları sıralayabiliriz:

İhmal etmemeniz gereken en önemli şey, doktorunuzla birlikte kendi risk faktörlerinizi temel alarak sizin için en iyi olan kanser taramasını belirlemektir.

”Onkolog, Kanseri Teşhis Etmek İçin Farklı Yöntemler Kullanabilir”

Doktorunuz belirtilere göre kendi teşhis yöntemlerini belirleyebilir. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

  • Fiziksel Muayene: Doktorunuz vücudunuzda riskli gördüğü bazı bölgeler için fiziksel muayene yaparak deri altında şişlik veya kalınlaşma belirtisi arayabilir. Aynı zamanda fizik muayene ile cilt rengindeki değişiklikler veya bir organın aşırı büyümesi gibi kanserin varlığına işaret edebilecek anormallikler de bulunabilir.
  • Laboratuvar Testleri: İdrar ve kan testleri gibi laboratuvar testleri, doktorunuzun tümörün neden olabileceği anormallikleri belirlemesine yardımcı olabilir. Örneğin, lösemili kişilerde tam kan sayımı adı verilen yaygın bir kan testi, alışılmadık sayıda veya türde beyaz kan hücresinin oluşup oluşmadığının bilgisini verebilir.
  • Radyoloji (Görüntüleme) Testleri: Görüntüleme testleri, kemiklerinizin ve iç organlarınızın incelemesine olanak sağlar. Kanser teşhisinde kullanılan görüntüleme testleri; bilgisayarlı tomografi (BT) taraması, kemik taraması, manyetik rezonans görüntüleme (MRI), pozitron emisyon tomografisi (PET) taraması, ultrason ve X-ışını içerebilir.
  • Biyopsi: Biyopsi esnasında doktorunuz laboratuvarda test etmek için bir hücre örneği toplar. Numune almanın birkaç yolu vardır. Hangi biyopsi çeşidinin size uygun olduğu, kanser türünüze ve bulunduğu yere bağlıdır. Çoğu durumda, kanseri kesin olarak teşhis etmenin tek yolu biyopsi olmaktadır.

KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER

Pek çok kanser tedavisi türü vardır. Alacağınız tedavi türleri, sahip olduğunuz kanser çeşidine ve kanserin ne kadar ilerlemiş olduğuna bağlı olarak değişebilir. Kanser tedavisine ihtiyaç duyduğunuzda öğrenmeniz ve düşünmeniz gereken çok şey olacaktır. Bu durumlarda doktorunuzla konuşmak ve size en uygun tedavi çeşitleri hakkında bilgi edinmek, kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir.

Mevcut tedavi yöntemleri ise şu şekildedir:

  • Ameliyat: Kanser cerrahisi ile kanserli hücreler vücuttan kısmen veya tamamen çıkarılır. Hücrenin tamamen çıkarılamamasının sebepleri bulunduğu bölgeye, büyüklüğüne ve çıkarıldıktan sonra vücutta yaratacağı etkiye göre değişiklik gösterir. Bununla beraber ameliyat olacağınız takdirde operasyon öncesi, esnası ve sonrasında neler yaşayabileceğinizi doktorunuzla detaylı bir şekilde konuşmanız gerekir.
  • Radyoterapi: Radyasyon tedavisi, kanser hücrelerini öldürmek ve tümörleri küçültmek için yüksek doz radyasyon kullanılarak uygulanan bir kanser tedavisi türüdür. Özellikle radyoterapiye duyarlı lenfoma (lenf kanseri) veya baş-boyun kanseri gibi kanser çeşitlerinde radyoterapi, birincil kanser tedavisi olarak kullanılır.
  • Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için ilaç kullanılarak uygulanan bir kanser tedavisi türüdür. Radyoterapi gibi bu tedavi yönteminin de yan etkileri ve uzun dönem etkileri bulunmaktadır.
  • İmmünoterapi: Bağışıklık sisteminin doğal olarak ürettiği maddeler kullanılarak uygulanan bir tedavi türüdür. Savunma sistemini uyararak kanser hücrelerinin tanınması ve öldürülmesi için uygulanır.
  • Hedefe Yönelik Tedavi: Kanser hücrelerinin taşıdığı ancak normal hücrelerde bulunmayan hedeflerin belirlenmesi ile uygulanan biyolojik tedavileri kapsar. Hedefe yönelik tedaviler meme kanseri ve böbrek kanseri başta olmak üzere birçok kanser çeşidinde uygulanabiliyor.
  • Hormon Tedavisi: Prostat ve meme kanseri gibi hormona duyarlı tümörlerin tedavisinde hormonal ilaçlar kullanılarak yapılır. Bu şekilde kanserli hücrelerin büyümesi ve çoğalması yavaşlatılır veya durdurulur.
  • Kök Hücre Nakli: Halk arasında ”kemik iliği nakli” olarak da bilinir. En basit tanımıyla, hastalıklı kök hücrelerin sağlıklı kök hücrelerle değiştirilmesi işlemidir. Bu işlemden önce hasta, vücudu transplantasyona hazırlamak için yüksek dozda kemoterapi ve bazen de radyasyon tedavisi alır.

KANSERİ ÖNLEMEK İÇİN NE YAPMAMIZ GEREKİR?

Uzmanların kanseri önlemek için bazı uyarıları var. Aslında bunlar, kendimize yeni ve sağlıklı bir yaşam tarzı belirlemek başlığı altında da toplanabilir. Sağlıklı bir yaşam tarzı belirlemek, atacağınız en büyük adımlardan biri. Peki bu yaşam şeklinin içinde ne mi var? Hazırsanız, yeni alışkanlıklarınızı sıralıyoruz…

  • Sigara İçmeyi Bırakın: Sigara içmek yalnızca akciğer kanseri ile değil, diğer birkaç kanser türü ile de bağlantılıdır. Üstelik kanser hastalığının risk faktörleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bu sebeple, sigara içiyorsanız bırakın, içmiyorsanız da hiçbir zaman başlamayın.
  • Sağlıklı Beslenin: Beslenme şeklinizi meyve ve sebze ağırlıklı olacak şekilde değiştirin. Özellikle işlenmiş gıdalardan uzak durmanız önemlidir. Bunun için size en uygun sağlıklı beslenme programını belirleyecek bir diyetisyene başvurmanız gerekir.
  • Egzersiz Yapın: Düzenli egzersiz, daha düşük kanser riski ile bağlantılıdır. Haftada en az 3 gün 30-60 dakika arasında spor yapmayı alışkanlık haline getirmeniz gerekir. Bu şekilde kansere yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz.
  • Alkol Tüketimini Azaltın: Alkol bağımlılığınız varsa veya çok içtiğinizi düşünüyorsanız, aldığınız alkol miktarında azalmaya gitmeniz gerekir. Çünkü alkol kullanımının da en az sigara kullanımı kadar kanseri tetikleyici etkisi vardır.
  • Aşırı Güneşe Maruz Kalmaktan Kaçının: Güneşten gelen zararlı ultraviyole (UV) ışınları cilt kanseri riskinizi artırabilir. Gölgede kalarak, koruyucu giysiler giyerek veya güneş kremi uygulayarak güneşe maruz kaldığınız süreyi sınırlayabilirsiniz.
  • Vücut Kitle Endeksinize Uygun Kiloyu Bulun ve Onu Koruyun: Fazla kilolu veya obez olmak kanser riskinizi artırabilir. Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz ile sağlıklı bir kiloya ulaşabilir ve bu kiloyu koruyabilirsiniz.
  • Kanser Tarama Muayenelerinizi İhmal Etmeyin: Risk faktörlerinize göre sizin için en iyi kanser tarama türleri hakkında doktorunuzla konuşun. Doktorunuzun sizin için uygun gördüğü testleri yaptırmayı asla ihmal etmeyin.

⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.