Akciğer Kanseri | Uzm. Dr. Nazmi Demirtaş

Akciğer kanseri, akciğerlerde başlayan ve dünya genelinde kanser kaynaklı ölümlerin önde gelen nedenlerinden birisidir. Sigara içen insanlar, akciğer kanseri risk grubunun en üst sırasında yer alırlar. Fakat, hayatı boyunca hiç sigara içmemiş insanların da akciğer kanseri olabildiği bilinmektedir. Akciğer kanseri riski, her bir sigara sayısıyla artış gösterir. Bir insan uzun yıllar sigara içse dahi, sigarayı bıraktığında akciğer kanseri riskini büyük oranda azalmış olur. Avicenna Ataşehir Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Nazmi Demirtaş, akciğer kanseri hakkında merak edilenleri anlattı.

Akciğer Kanseri Belirtileri

Akciğer kanseri, ilk evrelerinde yoğun belirtiler ve semptomlara neden olmaz. Hastalığın belirti ve semptomları, hastalığın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkar.

Akciğer kanserinin belirtileri ve semptomları genel olarak şunlardır:

  • Akciğer kanserinin ilk belirtileri arasında giderek artan ve geçmeyen öksürük bulunur
  • Az da olsa kan öksürmek
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • İstemsiz kilo verme
  • Ses kısıklığı
  • Baş ağrısı
  • Kemik ve eklem ağrıları

Eğer sizi endişelendiren belirti veya semptomlar hissediyorsanız, mutlaka bir Göğüs Hastalıkları bölümü uzman hekiminden randevu alın. Sigara kullanıyorsanız ve bırakmakta zorlanıyorsanız, yine doktorunuzdan randevu alarak, sigara bırakma polikliniği ile görüşebilirsiniz. Doktorunuz, danışmanlıkla, ilaçlarla ya da nikotin replasman ürünlerle sigarayı bırakmanız için stratejiler geliştirecektir.

Akciğer Kanseri Neden Olur?

Akciğer kanserinin nedenleri arasında ilk sırada sigara yer alır. Hem sigara içen insanlar hem de pasif içici dediğimiz, dumana maruz kalan insanlar için kanser riski bulunur. Ancak akciğer kanseri, hiç sigara içmemiş kişilerde ve sigara dumanına hiç uzun süre boyunca maruz kalmamış insanlarda da ortaya çıkabilmektedir.

Sigara İçmek Neden Akciğer Kanserine Neden Olur?

Doktorlar, sigara içmenin akciğerleri çevreleyen hücrelere zarar vererek kansere neden olduğuna inanmaktadırlar. Kanserojen maddelerle dolu sigara dumanı solunduğunda, akciğer dokusunda değişiklikler anında başlar. İnsan bedeni, bu hasarı ilk zamanlar onarabilmektedir. Fakat, sigara dumanına maruz kalma durumu arttıkça, akciğerleri kaplayan hücreler giderek daha fazla zarar görür. Belli bir süre sonra hücreler anormal aktivitelere girer ve sonunda kanser gelişebilir.

Akciğer Kanseri Türleri

Doktorlar, akciğer kanserini, kanser hücrelerinin mikroskop altındaki görünüşüne göre iki ana türe ayırırlar. Doktorunuz, sizde var olan kanser türüne göre bir tedavi programı planlar.

  • Küçük hücreli akciğer kanseri: Küçük hücreli akciğer kanseri hastalarının neredeyse tamamı, sigara içen insanlardan oluşur. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserine göre daha az görülen bir kanserdir.
  • Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri: Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, diğer kanser türleri için kullanılan genel bir isimdir. Bunlar, skuamöz hücreli karsinom, adenokarsinom ve büyük hücreli karsinom olarak sıralanabilir.

Risk Faktörleri

Bazı risk faktörleri, akciğer kanserine yakalanma ihtimalinizi artırmaktadır. Bazı risk faktörlerini sigarayı bırakarak kontrol altına almak mümkündür. Fakat, aile geçmişinde var olan akciğer kanseri gibi örnekler, kontrol edilemez risk faktörleri arasındadır.

  • Sigara içmek: Kanser riski, günlük içilen sigara sayısına ve kaç yıldır sigara içildiğine göre artış göstermektedir. Kaç yıldır sigara içiyor olursanız olun sigarayı bıraktığınız zaman, kanser riskini büyük ölçüde azaltmış olursunuz.
  • Pasif içicilik: Sigara içmiyor bile olsanız, pasif içici konumuna düştüyseniz akciğer kanserinin riski artmaktadır.
  • Daha önce kanser tedavisi almak: Başka bir kanser nedeniyle tedavi alırken, göğüs bölgesine radyasyon almak, akciğer kanserinin oluşma ihtimalini artırmaktadır.
  • Radon gazı: Radon gazı, toprakta, kayada ve suda doğal olarak parçalanma sonucu üretilir ve soluduğumuz havaya yayılır. Oturduğumuz evler de dahil olmak üzere hemen hemen her yerde, radon gazı birikebilmektedir.
  • Asbest ve diğer kanserojenlere maruz kalma: İş yerinde asbete ya da kansere neden olan diğer kanserojen maddelere (arsenik, nikel ve krom gibi) maruz kalmak, kanser riskini artırmaktadır.
  • Ailede akciğer kanseri geçmişi olması: Aile üyeleri arasında daha önce akciğer kanserine yakalanan bir birey varsa, sizin de aynı şekilde kanser olma ihtimaliniz bulunmaktadır.

Akciğer Kanserinin Neden Olduğu Komplikasyonlar

Akciğer kanserinin aşağıda yer alan komplikasyonlara sebep olduğu bilinmektedir:

  • Nefes Darlığı: Akciğer kanserine bağlı olarak hava yolları tıkanabilir ve nefes darlığı ortaya çıkabilir. Kansere bağlı olarak akciğerlerde sıvı birikimi yaşanabilir. Bu da nefes alma esnasında akciğerlerin yeteri kadar genişlememesine neden olarak, nefes darlığını artırabilir.
  • Kan öksürme: Kansere bağlı olarak kan öksürme (Hemoptizi) oluşabilir. Zaman zaman kanamalar şiddetini artırabilir. Hemoptizi için özel bir takım tedaviler mevcuttur.
  • Ağrı: İlerlemeye ve yayılmaya devam eden kanser, ağrılara neden olabilir.
  • Göğüs boşluğunda sıvı birikmesi (Plevral efüzyon): Göğüs boşluğunda (Plevral boşluk) akciğer kanserinden kaynaklı olarak sıvı birikmesi oluşabilmektedir.
  • Kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılması (Metastaz): Akciğer kanseri genellikle kemik ve beyin gibi vücudun diğer bölgelerine yayılım gösterir. Bu duruma metastaz denir.

Metastaz sonucunda yayılan kanser, etkilenen organa bağlı olarak ağrılara, mide bulantılarına, baş ağrılarına ya da farklı semptomlara neden olabilir.

Akciğer Kanserini Önleme Yöntemleri

Akciğer kanserini önlemenin net ve kesin bir yöntemi yoktur. Fakat, aşağıda yer alan önerilerle, kanser riskinizi azaltabilirsiniz:

  • Sigara içmeye başlamayın
  • Sigarayı bırakın
  • Pasif içicilikten uzak durun
  • Evinizi radon gazı açısından test ettirin
  • İş yerinde kanserojen maddelerle temas etmekten kaçının
  • Mevsimsel meyve ve sebze tüketmeye özen gösterin
  • Haftanın belli günlerinde egzersiz yapın

Akciğer Kanseri Teşhisi

Akciğer kanseri olduğunuza yönelik bir şüpheniz bulunuyorsa, doktorunuz bir dizi test isteyerek kanserli hücrelerinizi araştırmak isteyebilir.

  • Görüntüleme teknikleri: Çeşitli görüntüleme teknikleri, akciğer tümörü varlığını tespit edebilir. Bilgisayarlı tomografi ya da X-ray gibi yöntemler, akciğerdeki küçük lezyonları belirleyebilir.
  • Balgam sitolojisi: Öksürüğünüz varsa ve balgam atıyorsanız, balgamınız mikroskop altında incelenebilir. Balgam ile akciğerde tümör ya da lezyon varlığı tespit edilebilmektedir.
  • Doku örneği (Biyopsi): Biyopsi ile anormal olduğu düşünülen hücrelerin bir örneği alınabilir.

Akciğer Kanseri Evreleri

Bir laboratuvarda yapılacak olan dikkatli analiz, hangi tür kanserli akciğer türüne sahip olduğunuzu ortaya koyacaktır. Akciğer kanserinin evreleri arasından hangi evrede olduğunuz, uygun tedavinin başlatılması için doktora ışık tutacaktır.

Evreleme testleri, kanserin akciğerin ötesinde hangi organlara yayıldığına dair kanıtlar aranması için yapılan görüntüleme prosedürlerini içermektedir. Her test, her insan için uygun olmayabilir. Bu yüzden doktorunuz, sizin için en uygun olan testleri isteyecektir.

Akciğer kanserinin evreleri, 0 ile IV arasında değişen romen rakamlarıyla gösterilir. Akciğer kanserinin ilk belirtileri ortaya çıktığında yapılan testler sonucu ilk evrede olduğunuz ortaya çıkabilir. İlk evre “0” ile tanımlanır. Bu evre, kanserin akciğerde sınırlı kaldığını ve daha başlangıç aşamasında olduğunu gösterir. Akciğer kanseri son evre halinde ise, “IV” ile gösterilir. Bu evrede kanserin ilerlemiş olduğu ve vücudun diğer organlarına yayıldığı netleşmiştir.

Akciğer Kanseri Tedavisi

Doktorunuz, genel sağlık durumunuz, kanserin türü, kanserin evresi ve sizin tercihlerinize göre bir tedavi planı oluşturur.

Ameliyat

Cerrahi operasyonla, akciğer kanserine neden olan tümör ve çevresindeki bir miktar sağlıklı doku alınır. Akciğer kanserini ortadan kaldırmak için uygulanacak olan ameliyat, aşağıda yer alan prosedürlerden birisini içerir:

  • Sağlıklı doku ile beraber tümörü içerek küçük bir akciğer parçası alınır.
  • Akciğerden büyük bir bölüm alınır.
  • Akciğerin, tümörlü olan lobu tümüyle alınır.
  • Akciğerin tamamı alınır.

Ameliyat olursanız, doktorunuz kanser belirtilerini kontrol etmek adına göğsünüzdeki lenf bezlerini de alabilir.

Kanser, akciğerlerle sınırlı kalmışsa ameliyat bir seçenek olabilir. Daha ileri evrelerde bir akciğer kanseriniz varsa, doktorunuz ameliyattan önce kanseri azaltmak için kemoterapi ya da radyasyon tedavisi önerebilir. Ameliyat sonrası kanserin yeniden oluşma ihtimali varsa doktorunuz, ameliyat sonrası kemoterapisi ya da radyoterapisi önerebilir.

Radyasyon Tedavisi

Radyasyon tedavisi, kanser hücrelerini öldürmek amacıyla X ışınları ve protonlar gibi kaynaklardan gelen yüksek güçlü enerjilerinin kullanılmasıdır. Radyasyon tedavisi esnasında bir masaya yatarsınız ve bir makine etrafınızda hareket ederek vücudunuzdaki kanserli bölgelere radyasyon verir.

Bölgesel olarak ortaya çıkan akciğer kanseri hastalarına radyasyon tedavisi, ameliyat öncesinde ya da ameliyat sonrasında uygulanabilir. Genellikle kemoterapi ile birlikte uygulanır. Ameliyat yapılamayacak olan hastalarda radyasyon tedavisi, kemoterapi ile birleştirilir ve birincil kanser tedavisi haline gelir.

Son evreye gelmiş akciğer kanserlerinde radyasyon tedavisi, ağrı gibi semptomların azalmasına yardımcı olabilir.

Kemoterapi

Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek amacıyla ilaç kullanımına verilen isimdir. Bir ya da birden fazla kemoterapi ilacı, ya damar yoluyla ya da ağızdan verilir. Kemoterapi genellikle haftalarca veya aylarca sürebilir.

Kemoterapi, genellikle ameliyat sonrası süreçte, geriye kalan kanser hücrelerinin temizlenmesi için kullanılır. Kimi zaman tek başına, kimi zaman da radyoterapi ile birlikte kullanılır. Kemoterapinin kanserli hücreleri azaltmak ve alınmasını kolaylaştırmak için kullanıldığı da bilinmektedir.

İlerlemiş akciğer kanseri olan kişilerde kemoterapi ağrıyı ve diğer semptomları hafifletmek için kullanılabilir.

Stereotaktik Vücut Radyoterapisi

Radyocerrahi olarak da bilinen stereotaktik vücut radyoterapisi, kansere birçok açıdan birçok radyasyon çeşidini uygulayan, yoğun bir radyasyon tedavisidir.

Stereotaktik vücut radyoterapisi, ameliyat olamayan küçük akciğer kanserli kişiler için bir seçenek olabilir. Beyin kanseri oluşumu dahil olmak üzere, bedenin diğer organlarına yayılan akciğer kanserlerini tedavi etme sürecinde de tavsiye edilebilir.

Hedeflenmiş Kanser Tedavisi

Hedeflenen ilaç tedavileri, kanser hücrelerinde bulunan belirli anormalliklere odaklanır. Hedeflenen ilaç tedavileri, bu anormallikleri bloke ederek kanser hücrelerinin ölmesine neden olabilir.

Bazı hedefe yönelik tedaviler, yalnızca kanser hücreleri belirli genetik mutasyonlara sahip kişilerde işe yarar. Kanser hücreleriniz, bu ilaçların size yardımcı olup olamayacağını görmek için bir laboratuvarda test edilmelidir.

İmmünoterapi

İmmünoterapi, kanserle savaşmak için bağışıklık sisteminizi kullanır. Vücudunuzun hastalıklarla savaşan bağışıklık sistemi, kanserinize saldırmayabilir. Çünkü kanser hücreleri bağışıklık sistemi hücrelerinden saklanmalarına yardımcı olan proteinler üretir. İmmünoterapi, bu sürece müdahale etmeye yönelik bir tedavidir.

İmmünoterapi tedavileri genellikle lokal olarak ilerlemiş akciğer kanserleri ve vücudun diğer bölgelerine yayılmış kanserleri olan kişiler için ikiye ayrılmıştır.

Palyatif (Destekleyici) Bakım

Akciğer kanseri olan kişiler, genellikle kanserin belirti ve semptomlarının yanı sıra, tedavinin olumsuz yan etkilerini de yaşarlar. Palyatif bakım olarak da bilinen destekleyici bakım, belirtilerinizi ve semptomlarınızı en aza indirmek için uygulanan tedaviler bütünüdür.

Doktorunuz, kanser tedavisi sırasında ve sonrasında rahatlamanızı sağlamak için, kanser teşhisinizden hemen sonra bir palyatif bakım ekibi ile görüşmenizi tavsiye edebilir.

Yapılan çalışmalar, palyatif bakım alan hastaların, küçük hücreli akciğer kanseri yaşam süresi oranlarının arttığını ortaya koymaktadır. Akciğer kanseri yaşama süresi, destekleyici bakım ile artırılabilmektedir.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.