Doğum Korkusu, Doğum Fobisi

Doğum Korkusu Nasıl Yenilir?

Hemen hemen her anne adayı son aylarına doğum korkusu ile girer. Zaten gebeliğin son zamanlarında bebeğin ve rahmin büyümesi ile beraber birçok problemle baş etmesi gereken anne için doğum fobisi kaçınılmaz olmaktadır. Toplum içerisinde yanlış bilinen bilgiler ve ailevi baskılar da, doğum korkusunu artırmaktadır.

Doğum Korkusu Nedir?

Doğum korkusu yaşayan insanların, güven ilişkisi kurdukları hekimle ve aileyle bu zorlu süreci atlatması gerekmektedir. Genel olarak doğum sonrası erkenden ayaklanabilmek için, hızlıca emzirmeye başlayabilmek için ve en önemlisi doğal olduğu için normal doğum tavsiye edilir. Bununla birlikte bu noktada doktorlar da normal doğumu tavsiye eder ve öncelik olarak görür. Normal doğum korkusu ile sezaryen doğum korkusu yaşayanlar arasında çeşitli farklar vardır. Burada normal doğumu ne kadar iyi bildiğimiz büyük önem taşımaktadır.

Doğum Fobisi

Toplum içerisinde normal doğum ile ilgili doğru bilinen pek çok yanlış vardır. İnsanın bilmediği bir yakın gelecekten korkması gayet doğaldır. Doğum nasıl başlar, süreç nasıl ilerler, ağrı ne kadar olur ve ne kadar sürede biter gibi sorular aklı bulandırabilmektedir. Annelerin yaptıkları en büyük hata, internet üzerinden abartılı normal doğum hikayelerini araştırmaktır. Anne adaylarının doktorun anlattıkları dışında bir araştırmaya girmesi, normal doğum öncesi doğum fobisi yaratabilmektedir.

Hamilelik korkusu için de aynı durum geçerli olmaktadır. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar, henüz hamile kalmadan internet üzerinde araştırmalar yapmaya başlar ve korkutucu hikayeleri okuyarak gebelik korkusu sahibi olurlar. Bununla birlikte böyle durumlarda doktora danışmak, yapılabilecek en doğru tercihtir.

Doğum Korkusu Yaşayanlar İçin Tavsiyeler

Doğum korkusunu yenmek için yapılabilecekler arasında öncelik, korkutucu doğum öykülerini okumayı bırakmaktır. Anne adayı kafasındaki bütün soru işaretlerini gönül rahatlığıyla doktoruna anlatmalı ve gerçekleri öğrenerek rahatlamalıdır. Doktoruyla güven ilişkisi kuran anne adayı, sıkıntılı bir doğum yaşayacağı zaman, doktorun ve ekibinin kendinin yanında olacağını bilmelidir. Aynı zamanda bu sayede gebe rahatlayacak ve korkusuz doğum geçirecektir. Sosyal platformlardaki bilgiler ve yorumlar anne adaylarının korkularını artıracağı için, bu tarz platformlardan gebelik döneminde uzak durmak gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, her gebelik, her anne, her bebek ve her doğum özeldir.

Normal Doğum Yapacak Anneler İçin Öneriler

Kimi normal doğum uzun sürebileceği gibi, kimisi de oldukça kısa sürede bitebilmektedir. Bu süreçte bazı problemler doğabileceği gibi, çoğu zamanda sorunsuz bir doğum gerçekleşmektedir. Bebek ve anne ile ilgili durumu en iyi doktorlar değerlendirmektedir. Doğum süreciyle ilgili elindeki verileri ve tıbbi bilgileri anne ile paylaşır. Anne adayının istatistiksel olarak oldukça düşük ihtimalleri internetten okuyarak doğum korkusu yaşamamalıdır. Normal doğum yapacak anneler için öneriler şu şekildedir:

  • Normal doğum egzersizlerine 32. hafta ile 38. haftalar arasında başlanabilmektedir. Yürüyüş yapmak, yüzmeye önem vermek, squat ve perine masajı yapmak oldukça önem arz etmektedir. Bu egzersizler, anne rahmini doğuma hazırlama açısından destekleyici olarak bilinmektedir.
  • Anne adayının doğum yapacağı gün yanında sakin insanlar olmalıdır. Heyecan yapacak, gergin olacak ve korkacak insanlar anneden o gün için uzak tutulmalıdır.
  • Anne adayının doğumu bekleyeceği odanın, hasta mahremiyetine uygun olarak dizayn edildiğinden emin olmak gerekmektedir.
  • Bu süreçte annelere bir takım gevşeme pozisyonları anlatılır. Terzi oturuşu, yan yatma, ayakta durma, sandalyede öne yaslanma gibi pozisyonlar, annenin gevşemesini sağlamaktadır. Doğumun ilk evresi olan ağrı atakları sürecinde, sırt üstü yatmak tavsiye edilmemektedir. Zorunda kalmadıkça sabit durmamak ve sık sık pozisyon değiştirmek anneyi gevşetecek ve rahatlatacaktır. Bu hareketler, doğum korkusu yaşayan anneye korkularını unutturma açısından da çok önemli olmaktadır.
  • Doğum sürecinde nefes oldukça önemli bir etkendir. Nefes kontrolü, solunum ve buna bağlı olarak gevşeme, anneden beklenen sorumluluklardır. Anne adaylarına tavsiye edilen nefes alma tarzı, burundan derin bir nefes çekmek ve ağızdan vermektir. Filmlerde sıkça karşılaşılan hızlı hızlı nefes alma hareketleri, doktor istemedikçe yapılmamalıdır.
  • Doğum aşamasında istenen ıkınma, alt belden tamamen gevşeyecek şekilde olmalı ve ıkınan annenin mutlaka kollarıyla bir yerden destek alması sağlanmalıdır.
  • Çoğunlukla doğumdan önce perine temizliğinin yapılması, enfeksiyon riskini büyük oranda azaltacaktır.

Sezaryen Doğum Korkusu

Doğum sürecinde önemli olan, zorlu ve zahmetli geçen bu uzun serüveni mutlulukla sonlandırmaktır. Anne sağlığını koruyarak bebeği dünyaya getirmek tek amaç olmalıdır. Doğum öncesi ağrı atakları esnasında ya da doğum sırasında oluşabilecek bütün problemler için sezaryen seçeneği olduğu unutulmamalıdır. Sezaryen, bebeğin ve annenin riske atıldığı bir ameliyat değil, hayat kurtarıcı bir operasyon olarak görülmesi gerekmektedir. Sezeryan doğum korkusu yaşayanlar bu tavsiyeyi asla unutmamalıdır.

Doğumdan Sonra Cinsel İlişki Korkusu

Genellikle doğumdan sonraki ilk üç aylık süreçte kadınlarda cinsel ilişkiye girme korkusu yaşanabilmektedir. Bunun en önemli nedenleri arasında bu süreçte libido azalması, vajinal kuruluk ve orgazm olmada zorluk çekilmesi yer almaktadır. Ancak ortalama bir sene içinde bu tür sorunlar kendiliğinden geçebildiği gibi, psikolojik destek tedavileri ile de giderilebilmektedir. Doğumdan sonra vücudun kendini toparlaması ve eski döngüsüne kavuşabilmesi için biraz zaman ihtiyacı olmaktadır. Bu sürç yaklaşık altı haftayı kapsar. Ancak doğum sonrası cinsel ilişkiye girme gibi korkular daha uzun sürebilmektedir. Bu korkuların giderilmesi için korkulara sebep olan faktörlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu faktörlerin giderilmesine yönelik medikal tedavilerin yanında psikoterapiler de uygulanmaktadır. Sürecin ne kadar devam edeceği kişiden kişiye değişmekle birlikte maksimum bir sene sürmektedir.

 

Sık Sorulan Sorular

Kadınlar doğumdan neden korkar?

Doğumdan korkmanın en büyük nedenlerinden biri, bu konuda yeterli bilgiye sahip olmamaktır. Anne adayları doğum sürecinin detayları ile ilgili yeterli bilgi edindikleri müddetçe korkuları büyük ölçüde azalmaktadır. Bununla birlikte bilinçlenme çabası anne adayının kendine olan özgüvenini artıracağından daha güçlü hissetmesine olanak sağlar.

Korku doğumu tetikler mi?

Korku, stresin artmasına neden olacağından bebekte istenmeyen etkiler yaratabilmektedir. Bebeğin kalp hızında azalma, oksijen dengesinde bozulma vb. gibi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle gebelik döneminde doğum konusunda bilinçlenmek ve nefes egzersizi gibi eğitimlerin alınması, korkuların kontrol altına alınmasını sağlamaktadır.

Doğum psikolojisi nedir?

Bebek sahibi olmaya karar veren kişilerin bu sürece hazırlık dönemidir. İlk aylarda anne baba olmaya hazırlanan adayların bu süreci kabullenmeleri ve adapte olmalarını kapsayan zaman dilimini kapsamaktadır. Süreçte uzman bir hekimden destek almak, daha bilinçli bir yaklaşıma sahip olmaya yardımcı olur.

 

Avicenna Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Doktorları

Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümü doktor listesi aşağıda yer almaktadır:


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.