Döküntüsüz Zona Nedir? Zona Döküntüsüz Olur Mu?

Döküntüsüz Zona Nedir? Zona Döküntüsüz Olur Mu?

Hemen hemen her yaş grubunda ortaya çıkabilen zona hastalığı, bazı hastalarda döküntüsüz olarak da çıkabilmektedir. Avicenna Ataşehir Hastanesi uzman hekimleri, döküntüsüz zona hastalığının tanı ve tedavisini anlattılar.

Zona Nedir?

50 yaş ve üzeri insanlarda daha sık görülmekle birlikte, hemen hemen her yaş grubundan insanda ortaya çıkabilen zona hastalığı, oldukça rahatsız edici semptomlar gösteren bir hastalıktır. Tıp dilinde herpes zoster ismiyle bilinen bu hastalık, kendisini genellikle vücutta ortaya çıkan kabarıklıklar, kırmızı döküntüler ve kaşıntılarla göstermektedir. Oral, kranial, oftalmi ve otik şeklinde dört farklı şekilde görülebilir. Öte yandan döküntü olmayan haliyle de görülebildiği bilinmektedir.

Zona, çocukluk döneminde geçirilen su çiçeği hastalığının virüsünün yeniden harekete geçmesidir. Bu virüs su çiçeği zoster virüsü olarak bilinir. Çocukluk döneminde su çiçeği hastalığı atlatıldıktan sonra , virüs pasif hale geçer ve vücutta hareketsizce var olmaya devam eder.

Zona hastalığının iyileşme süresi ortalama 1 aydır. Ortaya çıkan kabarcıkların patlaması ve kabuk bağlaması şeklinde hastalık sona ermektedir. Zona hastalığı boyunca vücutta yüksek ateş görülebilmektedir. Bu olağan bir durumdur. Zona atlatıldıktan sonraki süreçte, hastanın stres yapması ya da sinirlenmesi gibi durumlarda zona bölgesinde ağrı görülebilmektedir. Buna nevralji yani zona sonrası sinirsel ağrı ismi verilmiştir. Döküntüsüz zona hastalığında iyileşme süreci daha kısa ve basittir.

Döküntüsüz Zona Nedenleri

Çocukken geçirilen su çiçeği hastalığından sonra hareketsizleşen virüsün, sinirlerde yeniden harekete geçmesi sonucu zona hastalığı ortaya çıkar. Genellikle bağışıklık sisteminin zayıflaması zona hastalığının ortaya çıkmasına neden olur. Döküntüsüz zona nedenleri de normal zona nedenlerinden farksız değildir. Her iki durum da bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla ilgilidir. Bağışıklık sisteminin zayıflamasının nedenleri de şöyledir:

  • Stres
  • Psikolojik problemler
  • Travmaya bağlı üzüntü
  • Dengesiz beslenme
  • Kilo
  • Alkol
  • Sigara
  • Madde bağımlılığı
  • Uykusuzluk

Zona Belirtileri

Bu hastalığın döküntü olmayan türünü iyi anlayabilmek için, önce normal zona hastalığının belirtilerini iyi anlamak gerekir. Zona, hastaların bağışıklık sistemine ve yaş gruplarına göre farklı belirtilerle ve farklı ağırlık seviyeleriyle kendisini gösterebilir. Sıklıkla döküntü vermeden önce ağrı, yanma ve kaşınma gibi belirtilerle ortaya çıkar. Bazı hastalarda döküntü vermez ve o şekilde kalır. İşte bu duruma döküntüsüz zona adı verilir.

Döküntüsüz Zona Belirtileri

Zona belirtilerinden en dikkat çekeni hiç kuşkusuz ağrıdır. Bu ağrı, ortaya çıktı bölgeye göre yanıltıcı fikirler doğurabilir. Hastalar ağrının bölgesine göre kalp krizi, böbrek taşı veya apandisit ağrısı yaşadığını düşünebilir. Deride döküntülerin ortaya çıkması birkaç gün sürse de, zaman zaman döküntüsüz zona durumuyla karşı karşıya kalınabilir. Hastaların vücutlarını iyi tanımaları ve henüz döküntü başlamadan belirtiler başlar başlamaz tedavi amacıyla hastaneye gitmesi gerekir. Erken başlayan tedavi, yaşanacak olan yoğun ağrıların önüne geçilebilir.

Zona belirtilerinden birisi de ateştir. Bu süreçte hafif ateş ile karşılaşılabilir. Döküntülerin ortaya çıkmasıyla birlikte ateş devam edebilir. Virüsün bulunduğu alanda yayılması, o bölgede karıncalanmalara neden olabilir. Karıncalanma hissi döküntülerin ortaya çıkmaya başlayacağını gösterir. Döküntülerin görünür hale gelmesi bir kaç gün sürecektir. İlk etapta hafif bir kızarıklık gibi görünürken, daha sonra bu kızarıklıklar büyür, artar ve kabarcıklara dönüşürler. Kabarcıkların patlaması ve kuruması 1 ayı bulabilir.

Döküntüsüz Zona Tedavisi

Hastalığın ilk belirtileriyle birlikte, hiç vakit kaybetmeden bir hekime başvurmak gerekir. Doktorlar yapacakları kontrollerle birlikte tedavi sürecini başlatacaklardır. Zona hastalığının tedavi süreci hem virüsün yok edilmesine hem de semptomların hafifletilmesine odaklıdır. Böylece hastanın kullanmaya başlayacağı ilaçlar hem iyileşme zamanını azaltır hem de hastanın ağrılarını ve kaşıntılarını dindirir. Döküntüsüz zona hastalığında kaşıntı görülmemektedir. Bunun nedeni hastalığın deri üstüne çıkmamasıdır. Ağrılar ise ileri seviyelerde görülebilmektedir. Bu hastalığa yakalanan insanların iyileştikten sonraki süreçte, bağışıklık sistemlerini güçlendirici bir yaşam tarzına geçip yapmaları gerekmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendirebilmek için dengeli beslenmeye, egzersiz yapmaya ve düzenli uyku uyumaya ihtiyaç vardır. Öte yandan, stresten uzak bir yaşam tarzı da bağışıklık sisteminin güçlü olması için çok önemlidir.

Döküntüsüz Zona Bulaşıcı Mıdır?

Zona bulaşır mı sorusu, çevresinde bu hastalığı geçiren herkesin aklına gelmektedir. Zona kendi başına bulaşıcı bir hastalık değildir. Fakat, döküntülere temas edildiği durumlarda su çiçeği bulaşabilmektedir. Su çiçeği daha önce geçirilmişse veya aşısı olunmuşsa, temasla da bulaşmamaktadır. Hamilelik döneminde annenin zona geçirmesi, bebeği etkilememektedir. Öte yandan döküntüsüz zona, adından da anlaşılacağı üzere hiçbir döküntü vermediği için bulaşma ihtimali bulunmamaktadır.