Hepatit C

Hepatit C (HCV) Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Ataşehir Avicenna Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Bölümü uzman hekimleri, Hepatit C (HCV) virüsü hakkında tüm merak edilenleri anlattılar.

Hepatit Çeşitleri

Hepatit virüsünün birbirinden farklı beş türü bulunmaktadır. Bu türlerin yapıları ve verdikleri zararlar farklılıklar gösterse de, hepsinin ortak hedefi karaciğere zarar vermektir. Karaciğerin insan bedeninde çok sayıda hayati görevi bulunur. Kanı temizlemesi, enfeksiyonlara karşı mücadele vermesi ve enerji depolamasıyla bilinir.

Hepatit virüslerinin beş çeşidi bulunur: Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D ve Hepatit E. ABD’de en yoğun karşılaşılan Hepatit türleri A, B ve C olmaktadır. HBV ve HCV, diğer Hepatit türlerine göre çok daha tehlikelidir. Öte yandan Hepatit B ve C, kronik hastalığa dönüşebilmektedir.

Hepatit C Nedir?

Hepatit C kandan bulaşan HCV virüsünün sebep olduğu bir karaciğer hastalığı olarak bilinmektedir. Hepatit C, bütün dünyada yaklaşık 70.000.000 kişinin mücadele ettiği önemli bir sağlık sorunu. Türkiye’de araştırmalara göre her 100 bireyden birinde yani 830 bin kişide Hepatit C virüsünün bulunduğu tahmin edilmektedir. Karaciğer yetmezliğine neden olması sebebiyle önemli bir hastalık olan Hepatit C’ye karşı çağımızda tam iyileşme sağlamayı başaran ilaçlar kullanıma girmiş durumda. Anti HCV nedir diye sorulacak olur ise yanıt; hastanın Hepatit C virüsüne karşı antikor geliştirmesi olarak verilebilir.

Hepatit C Virüsü Nasıl Bulaşır?

  • Virüsler açısından incelenmemiş kan nakli
  • Üstünde Hepatit C virüsünün bulunduğu bir kan bulunan eşyaların paylaşımıyla
  • Doğru şekilde sterilize edilmemiş aletlerle yapılan diş tedavileri
  • Enjeksiyon iğnesi gibi damar içi materyallerin birden fazla kişi tarafından kullanılması
  • Sterile edilmemiş tıp ve kozmetik malzemelerinin ortak kullanımı
  • Steril edilmemiş cihazlarla dövme yaptırmak ya da piercing taktırmak
  • Hepatit C virüsü ile enfekte organların nakli
  • Enfeksiyon riskleri açısından kontrolü sağlanmamış hemodiyaliz makinası kullanılarak diyalize girme

Hepatit C’nin cinsel aktivite ile bulaşma ihtimali çok düşüktür. Bu ihtimal ancak cinsel ilişki esnasında kanama ya da travma olması durumunda gerçekleşebilir. Sarılma, öpme gibi aktiviteler ile Hepatit C bulaşma ihtimali bulunmamaktadır. Yine yiyecek içecek paylaşımıyla da virüsün bulaşmadığı bilinmektedir. HCV klozet ya da yüzme havuzlarından veya sivrisinek ısırmasından dolayı bulaşmaz. Hepatit C taşıyıcısı bir annenin virüsü bebeğine bulaştırma ihtimali yüzde 10’dan bile az olarak tahmin edilmektedir. Öte yandan, bebeğe virüsün geçişinin hangi dönemde yaşandığı da halen tıp dünyası tarafından belirlenememiştir. Bir anne HCV taşıyıcısı olsa bile bebeğini emzirebilir. Yalnızca meme başında çatlama ya da kanama olmassı gibi durumlarda ya da annenin viraz ağırlığının artması durumunda emzirme durdurulabilir.

Hepatit C Belirtileri

Hepatit C belirtileri, virüsün yaratacağı kronik ya da akut duruma göre değişiklik gösterebilmektedir. Akut Hepatit C hastalığı, aşağıda yer alan belirtilerle kendisini gösterebilir:

  • Grip benzeri semptomlar (Kas ağrıları ve yüksek ateş)
  • Sürekli yorgunluk hissi
  • İştahsızlık
  • Karın ağrısı
  • Koyu renkli idrar
  • Bulantı
  • Nadiren sarılık

Akut durum 6 aydan kısa sürer ve hastalığın sonunda virüs bedenden temizlenmiş olur. Tam tersi olarak da akut karaciğer yetmezliği gelişebilmektedir. HCV virüsünün kronik hastalığa sebep olduğu zamanlarda ise, yorgunluk ve bilişsel problemler gibi belirtiler görülebilmektedir. Ancak, genellikle kronik HCV belirtileri kendisini göstermezler ve yıllar sonra siroza ve karaciğer yetmezliğine dönüşürler.

Anti HCV Tanısı

Hepatit C, diğer hepatitlerden farklı olarak çoğu zaman sarılık yapmaz. Bu sebeple hastalığı başlangıç döneminde tanımak çok zordur. HCV geçirenlerin % 30’unda bütünüyle iyileşme olmaktadır. % 70’inde hastalık kronikleşir. Kronikleşen hastaların % 20 -30 arasındaki kısmında siroz gelişebilir. Bunların da % 1-2 sinde karaciğer kanseri ortaya çıkabilmektedir. Fakat bu gelişmeler uzun seneler içinde olmaktadır. Hastalığın erken aşamasının ardından kronikleşme 10 sene sonra görülebilmektedir. Virüs vücuda girdikten sonra ortalama siroz gelişme süresi 20 yıl, karaciğer kanseri gelişme süresi ise ortalama 30 yıldır. Yani HCV, yavaş ilerleyen bir hastalıktır. 40 yaşın üstünde, alkol kullanan erkeklerde siroz olma riski daha yüksektir.

Hepatit C Tedavisi

Amerika’da FDA’ca onaylanan iki adet ilacın, hastalığa karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır. Türkiye’de de ilaçlar kullanılmaktadır ve hastaların tamamen iyileşebileceği belirtilmiştir. Hepatit C tedavisinde kullanılan ilaçlar ile birlikte, siroz ile karşı karşıya kalma ihtimali de büyük oranda ortadan kalkmıştır. Bununla birlikte, virüsün sebep olduğu siroz hastalığına bağlı olarak gelişen karaciğer yetmezliği durumunda, karaciğer nakledilmesi bazı hastalar için gerekebiliyor. Ancak, enfeksiyonun bir süre sonra yeni karaciğere tutunduğu durumlarla da karşılaşılabiliyor.

Taşıyıcıların Dikkat Etmesi Gerekenler

Hepatit C virüsü taşıyıcısı olan insanların, hastalık belirtileri göstermeseler bile virüsü başkalarına bulaştırabileceklerini unutmamaları gerekmektedir. Zira, kişide belirtilere neden olmayan virüs, vücut direnci daha düşük bir insanda ciddi problemler doğurabilir. Bu sebeple diğer kişilerle temasta önlem almaları önemli. Bu hastaların düzenli doktor takibinde olmaları gerekmektedir. Senede iki kez karaciğer fonkisoyn tetkiklerini yaptırmaları, alkolden uzak durmaları, doktorlara danışmadan ilaç kullanmamaları gerekmektedir.

Hepatit C’den Korunma Yöntemleri

Bu virüs için onaylanan ve resmi olarak kabul edilen bir aşı henüz bulunmamıştır. Toplumdaki fertlerin kendilerini muhafaza etmeye yönelik bilinç kazanması gerekir. Tek eşlilikten yana olunmalı, dövme, pedikür, manikür ve piercing gibi işlemlerin yapılması esnasında tüm alet ve cihazların steril olduğundan emin olunmalıdır.

Hepatit C Tehlikeli Midir?

Anti HCV pozitif çıkan insanlar genellikle internet ortamında “Hepatit C öldürür mü?” gibi araştırmalar yapmaktadırlar. Bütün Bu virüsün taşıyıcılarında kanser görülmez. Daha çok siroz gelişimi ile karşı karşıya kalan hastalarda kanser görülme riski bulunmaktadır. Bu sebeple, hepatit C’li hastanın yalnızca karaciğer hastalığı sebebiyle takipte olması yetmez. Böyle bir kanser gelişme riski sebebiyle de takip edilmesi, bazen bu amaca uygun laboratuar ve görüntülemelerin de yapılması gerekir. Bu tarz bir durumla karşı karşıya kalınırsa ameliyat gerekebilir. Ancak, karaciğer cerrahisi farklı bir tecrübe gerektirir. özellikle karaciğer özellikleri bozuk olan insanlarda cerrahi riskli olabilir. Bu yüzden çeşitli testler yapılmalı ve ameliyatın ne kadar riskli olabileceği hastaya belirtilmelidir. Karaciğer yetersizliği yaşayan hastalarda farklı tedavi yöntemlerine yönelinebilir.

Hepatit C ve Siroz

Siroz hastalığının ortaya çıkmasıyla birlikte, karaciğerde geri dönüş olmayan bir değişim yaşanmış demektir. Sirozun klasik anlamda tedavisi yoktur. Ancak siroz, uzun seneler sürebilen bir süreçtir ve bunlara karşı mücadele edilebilir. Karın bölgesinde sıvı birikmesi ve karaciğerin kimi maddeleri işlemden geçirememesinin sonucu olarak, bu maddelerin kanda birikmesi ve beyin işleyişini etkilemesi şeklinde sorunlar görülebilir.

Böyle durumlara karşı çeşitli ilaçlar ve beslenme sistemleri geliştirilmiştir. Sirozların en korkulan ve ölümcül olabilecek komplikasyonu (istenmeyen zararlı etkisi) ciddi sindirim sistemi kanamalarıdır. Bunlara özofagus (yemek borusu) varis kanamaları diyoruz. Siroz hastalığının ortaya çıkmasıyla beraber, karaciğerden geçen kan, eskisi gibi rahat geçemez. Karaciğerden geçemeyen kan kendisine başka yollar arar. Bunlardan birisi de yemek borusu iç yüzünde bulunan damarlardır.

Karaciğer Yetersizliği

Damarlarda aşırı basınç yüklenmesi ile beraber genişleme oluşur ve devamında varisler görülür. Bu varisler zamanla patlayabilirler ve hayati tehlike yaratan kanamalara sebebiyet verebilirler. Bu şekildeki kanamlara endoskopik müdahale gerekmektedir. Fakat, endoskopik müdahalenin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Basıncın yüksek olduğu damarlar ile basıncın alçak olduğu damarlar arasında özel cerrahi teknikler uygulanabilir ve şant açılarak kanamalar net biçimde önlenebilir. Sirozun son aşamalarında ise karaciğer yetersizliği ile karşı karşıya kalınabilmektedir. Bu aşamada hastalığın tek kurtuluşu karaciğer nakli olmaktadır. Hastanın karaciğeri, kimi zaman kadavradan alınan karaciğer ile değiştirilir, kimi zaman da uygun bir hasta yakınının karaciğerinden alınan bir parça ile değiştirilir. Karaciğer nakli gerçekleştirilen hastaların yüzde 80’inin gündelik yaşamına sağlıklı biçimde döndüğü görülmektedir.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.