Histrionik Kişilik Bozukluğu Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Histrionik Kişilik Bozukluğu Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Bulunduğu tüm ortamlarda ilgiyi üzerinde tutmak isteyen ve bunun için abartılı davranışlarda bulunmaktan çekinmeyen insanlarda histrionik kişilik bozukluğu olabilir. Peki, histrionik kişilik bozukluğu nedir, belirtileri ve nedenleri nelerdir? Histerik kişilik bozukluğu tedavisi nasıl yapılır?

Histrionik Kişilik Bozukluğu Nedir?

Histerik kişilik bozukluğu hakkında fikir sahibi olabilmek için, ilk olarak kelimenin kökenine inmemiz gerekir. Histrio Latince’de oyuncu, aktör, tiyatrocu anlamında kullanılmaktadır. Histerik insanların en büyük özelliği, sürekli olarak dikkat çekmeye çalışmalarıdır. Yaşananları olduğundan dramatize ederler ve dikkat çekebilmek için yalana başvurabilirler. Abartılı neşe ya da hüzün yaşarlar. Yüz mimikleri ve beden dilleri aşırıya kaçar. Toplumun yüzde 1 – 2 gibi bir bölümünde görünmektedir.

Histrionik insanlar çevrelerindeki insanlardan oldukça kolay etkilenmektedirler. Dış görünüşlerine çok büyük ilgi gösterirler. Sürekli çekici bir görüntüye sahip olmak için çabalarlar. Dünyanın kendi etraflarında döndüğünü zannederler. Bulundukları ortamlarda bütün ilginin kendilerinin üzerinde olmasını isterler. Bunu başaramadıkları anlarda kışkırtıcı, tahrik edici, şaşırtıcı ya da teşhirci hareketlerde bulunabilir, sözler sarf edebilirler. Sevgiye ve şefkate ihtiyaçları varmış gibi görünür fakat ilişkilerinden de bir o kadar hızlı kaçarlar. Sağlam temelleri olan ilişkiler kuramazlar. Çevrelerine karşı doğru insanı bulamamış izlenimi çizebilirler. Bunun aksine kısa süren ve yüzeysel geçen ilişkileri olur. Teşhirci yapıları yüzünden dışarıdan bakıldığında aktif bir cinsel yaşama sahiplermiş gibi görünürler. Çoğu zaman bu durum tam tersi yöndedir.

Histerik İnsanlarda Onaylanma İhtiyacı

Histerik kişilik bozukluğu olan insanların öz güveni, çevrelerinden gelecek onaylamalara ya da eleştirilere göre değişiklik gösterir. Sürekli beğenilmeyi isterler. Bu da onların devamlı olarak etkileyici olmaya çalışmalarına neden olur. İlişkileri fazlasıyla yapaydır. Sosyal yaşamda ve özellikle iş yaşamında fazlasıyla başarılı olurlar. Devamlı güler yüzlü olmaları ve insanlara fazlasıyla ilgi göstermeleri, onları iş yaşamında sevilen bir karakter haline getirebilir. Bu durumun tam tersi etki yarattığı tecrübeler de yaşanabilmektedir. Bazı patronlar çalışanlarının bu hareketlerinden rahatsız olabilirler.

Aşk hayatlarında biten ilişkiler üzerine psikolojik tedavi almak isterler. İlişkilerinde ve iş yaşamlarında başarısız ya da beceriksiz durumuna düşmemek adına sorumluluklardan kaçarlar. İnsanları suçlamayı daha kolay bir yöntem olarak görür ve uygularlar. Sürekli değişiklik arayışındadırlar. Bu da onların başını belaya sokabilir. Histrionik kişilik bozukluğu, narsistik kişilik bozukluğu ve sınırda kişilik bozukluğu ile sürekli olarak karıştırılmaktadır. Histerik hastalar dikkatleri üzerine çekebilmek ve beğenilmek adına zayıflaşabilir, bağımlılık sahibi olabilirler. Oysa narsisistik kişilik bozukluğu olan hastalar her zaman kendilerini üstün görmektedirler.

Histerik Kişilik Bozukluğu Neden Olur?

Histrionik kişilik bozukluğu nedenleri henüz tam olarak keşfedilememiştir. Bununla beraber, çok sayıda ruh sağlığı uzmanı, bu hastalığın hem çevresel etkilere bağlı olarak hem de aileden gelen genetiklere bağlı olarak gelişmekte olduğunu vurgulamaktadır. Histerik insanlara yapılan terapilerde genellikle, çocukluk döneminde istismara uğrama ile karşılaşılmaktadır.

Yapılan araştırmalarda, ebeveynlerle olan iletişim problemlerinin de bu hastalığa neden olabildiği ortaya konmuştur. Özellikle ihmalkar ve ilgisiz annelerin çocuklarında bu hastalığa rastlandığı belirtilmiştir. Histrionik hasta, bebeklik döneminde ihtiyaçlarını annesine gösterebilmek için abartılı davranışlar sergilemeyi öğrenmektedir. İlgisiz kalan bebek, duygularını dile getiremediği için, yüksek perdeden hareketler sergilemektedir. Bebek büyüdüğü zaman da, kendini ifade edebilmek adına abartılı davranışlarda bulunmaya devam etmektedir.

İlgisiz anne sadece bebeğine karşı değil, eşine karşı da aynı ilgisizliği göstermektedir. Bu da baba ile kızını birbirine daha yakından bağlamaktadır. Bu süreçte kız çocuk, babasının ilgisini şirinlikle, sevimlilikle çekebildiğini fark eder. Bu durum, kız çocuğun ergenliğe gireceği döneme kadar bu şekilde devam eder. Ergenlik ile birlikte kız çocuğu, histerik ilgi görebilmek adına dış görünüşünü ve abartılı hareketlerini başka erkeklere karşı kullanmaya başlayacaktır.

Erkeklerde Histrionik Kişilik Bozukluğu

Erkeklerde histerik kişilik, kadınlara göre iki türde olabilmektedir. Birincisi aşırı erkeksi hareketler, ikincisi kadınsı hareketlerdir. Erkekler bebeklik döneminde annelerinin uzağa gitmesi durumunda başka bir erkeğin tercih edildiğini düşünmektedir. Bu da annesini elinde tutabilmek adına, diğer erkeklere karşı baskınlaşmaya itmektedir. Bu durum erkeğin kendi kendine fark edemeyeceği bir şekilde oluşmaktadır.

Öte yandan, erkek histrioniklerde kadınsı davranışlar da görülebilmektedir. Bu durum, annenin çok daha baskın olduğu aile yapısında oluşabilmektedir. Anne üzerinde otoritesini kuramayan babanın, çocuklarına karşı aşırı baskın tutumu, erkek hastaların kadınsı davranışlar geliştirmesine neden olmaktadır.

Düşünce Yapısı

Bu kişilik bozukluğunda hastalar, detaylı düşünmeden duygularıyla hareket ederler. Bu da onlar için olayların ya siyah ya da beyaz olmasına neden olur. Olaylara asla gri olarak bakamazlar. Buna dikotomik düşünce ismi verilir. Öbür taraftan, hayatlarında bir kez bile reddedilmeleri durumunda, her zaman reddedileceklerine yönelik bir algı oluştururlar. Bu da aşırı genelleme ismi verilen bilişsel çarpıtma oluştuğu anlamına gelir.

Birlikte Görülen Hastalıklar

Hastalarda, diğer kişilik bozuklukları da görülebilmektedir. Kadınlarda daha çok borderline kişilik bozukluğu, erkeklerde ise narsisistik kişilik bozukluğu görülme ihtimali daha fazladır. Bu tarz hastalarda depresyon, dissosiyatif bozukluklar, anksiyete, madde ve alkol kullanımı, cinsel problemler, evliliğe dair problemler ve bipolar bozukluk görülebilmektedir.

Histrionik Kişilik Bozukluğu Belirtileri

Histerik kişilik bozukluğu olan hastaların sosyalleşme yetenekleri bir hayli güçlüdür. Ama bu gücü genellikle insanları manipüle edebilmek adına kullanmaktadırlar. Böylece hep ilginin üzerilerinde olacağını düşünürler. Genel belirtiler şöyledir:

  • Benmerkezcidirler
  • Empati yapmakta zorlanırlar
  • Bulundukları ortamlarda ilginin kendilerinde olmasını isterler
  • İnsanlardan onay alma çabası gösterirler
  • Uygun bulunmayacak seviyede kışkırtıcı ve baştan çıkarıcı görünüş ve hareketlerde bulunabilirler
  • Duyguları çok çabuk değişim gösterir.
  • Dış görünüşlerine düşkündürler
  • Aşk ve arkadaşlık ilişkilerini devam ettirmekte problemler yaşarlar
  • İnsanların dikkatini çekmek için intihar bile edebilirler

Tanı ve Teşhis

Hastalığın teşhis edilebilmesi için herhangi bir histrionik kişilik bozukluğu testi bulunmamaktadır. Hastalar belirtiler üzerinden kendilerinden şüphe duyabilirler. Kendisinden şüphe duyan hasta bir uzmana görünebilir ve hastalığın teşhisi yapılabilir.

Her ne kadar öz eleştiri yapabilen hastalar durumu fark ederek psikiyatri doktoruna görünseler de, hastaların çok büyük bir bölümü, kendilerinde bir problem göremezler. Tedavi ve yardım almaları gerektiğini anlayamazlar. Kötü biten başarısız bir ilişki ya da çeşitli tartışmalar üzerine doktora giderler. Genel olarak tanı kriterleri şunlardır:

  • Ortamdaki ilgi üzerinde olmadığı zaman bu durumdan rahatsızlık duyar.
  • İnsanlarla ilişkileri cinsel açıdan kışkırtıcı, ayartıcı, baştan çıkarıcı ve uygunsuz olabilir.
  • Duyguları anlık olarak hızlı şekilde değişir.
  • Dış görünüşünü kullanarak ilgi çekmeye çalışır.
  • İnsanları etkilemek için konuşurlar. Anlattıklarının doğruluğu ya da detayları önemsizdir.
  • Yapmacık hareketler sergilerler. Gösterişi ve abartıyı severler.
  • İnsanlar tarafından çok kolay etkilenirler.
  • İnsan ilişkilerinin çok daha sıcak ve yakın olması gerektiğine inanır.

Histrionik Kişilik Bozukluğu Tedavisi

Histerik kişilik bozukluğu tedavi sürecinde en önemli tedavi tekniği hiç kuşkusuz psikoterapidir. Hastalarda terapi süreci genellikle zorlayıcı olmaktadır. Bunun nedeni hastanın kendisini doktora anlatmakta tam olarak dürüst olamamasıdır. Terapi sürecinde doktorun hasta ile iyi bir ilişki kurması, karşılıklı güvenin sağlanması için çok önemlidir. Hasta, ancak iyi bir güven ortamında tam anlamıyla dürüst olarak kendisini ifade edecektir.

Psikoterapi sürecinde hastaya cesaretlendirici, güven verici ve tehdit içermediği hissettirilen bir tedavi yapılmalıdır. Verilecek olan destekleyici psikoterapi ile duygusal yönden yaşanan rahatsızlıklar azaltılabilir, hastanın özgüveni arttırılabilir. Hastanın semptomlarını azaltmak için akıl sağlığı uzmanının olabildiğince özenli ve sempatik dinleme yöntemi kullanması gerekmektedir.

Psikoterapide kullanılacak olan psikanalitik – psikodinamik teknikler ve bilişsel terapiler oldukça büyük yarar sağlamaktadır. Öte yandan ülkemizde sık tercih edilmese de, grup terapileri de büyük etki etmektedir. Hastalıkla beraber görülebilecek ek psikiyatrik hastalıklarda ilaç tedavisi de uygulanabilir.