Kemik Yumuşaması (Osteomalazi) Belirtileri, Nedenleri, Tedavisi

Kemik Yumuşaması (Osteomalazi) Belirtileri, Nedenleri, Tedavisi

Osteomalazi olarak da bilinen kemik yumuşaması, sıklıkla D vitamini eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Kemik yumuşaması, adından da anlaşılacağı üzere, kemik dokusunun bozulması ve deformasyonu olarak tanımlanabilir. Hemen hemen her yaştan insanda görülebilen bu hastalık, sıklıkla yaşlılarda ortaya çıkar.

Osteomalazi, gençlik döneminde ortaya çıktığında, çok daha ciddi problemlere neden olabilmektedir. Uzun kemiklerin eğrilmesine, bükülmesine sebebiyet verebileceğinden, yaşlandıkça ilerleyen sorunlar çıkarabilir. Bu hastalıktan korunabilmenin en temel yöntemi, sağlıklı beslenmektir. Beslenme düzeniyle vücuda alınan kalsiyum ve D vitamini oranlarına dikkat etmek ve düzenli olarak vücudun D vitamini seviyesini ölçtürmek gerekir.

Osteomalazi Nedir?

Kemik yumuşaması genellikle D vitamini eksikliği ile birlikte görülen bir hastalıktır. Tıp dilinde osteomalazi olarak bilinir. Osteomalazi hastalığı nedir sorusunun yanıtını bulabilmek için, öncelikle kemik yapısını anlamak gerekir. Kemikler, hücrelerden oluşan canlı varlıklardır. Belli bir yapım ve yıkım rutinine sahiplerdir. Kemiğin dış dokusu kalsiyumdan ve fosfordan oluşur. Kemiklerin içlerinde de kollajen liflerden oluşan ve matris olarak bilinen bir iç yapı bulunmaktadır. Kemiklerin içindeki lifler minerallerle kaplıdır ve kemik gücü bu minerallerin varlığına bağlıdır. Vücuttaki mineral miktarının azalmasıyla beraber, kemik yumuşaması başlamaktadır. Osteomalazi, kemiklerin yumuşamasıyla beraber çatlama ve bükülme ihtimaline sahip olmasıdır. Osteomalazinin genç yaşlarda görülmesi, özellikle büyüme döneminde olunmasından kaynaklı olarak, artan ağırlıkla beraber bacaklarda bükülmelere ve çarpıklığa neden olabilmektedir. Yaşlılarda bacakların çatlaması veya kırılması gibi problemlerle karşılaşılabilir.

Kemik Yumuşaması Belirtileri

Osteomalazi belirtileri, ilk dönemlerinde pek ortaya çıkmaz. Erken dönemde eğilme, bükülme, ağrı, çatlama ya da kırılma gibi belirtiler kendisini göstermediği için, hastalığın teşhisi röntgenle yapılabilmektedir. Zamanla hastalığın ilerlemesiyle birlikte, kemik ağrıları ve kaslarda güçsüzlük görülmeye başlar. Pelvis, bel, kalça, kaburga ve bacak kemiklerinde ağrı oluşumu baş gösterir. Özellikle gece saatlerinde ya da kemikler üzerindeki baskının arttığı anlarda ağrılar artış gösterir. Kaslarda oluşan güçsüzlüğe bağlı olarak, basit yürüyüşler bile bu hastalar için zorlayıcı olur. Genel olarak yaygın görülen kemik yumuşaması belirtileri şunlardır:

  • Devamlı halsizlik hissiyatı
  • Kemik çatlamaları ve kırılmalarında kolaylık
  • Kas ve kemik ağrıları
  • Oturmakta, ayakta durmakta ve yürümekte zorlanma
  • Merdiven çıkmakta zorlanma
  • Kol ve bacak kaslarında hissedilebilir güçsüzlük

Kemik Yumuşaması Nedenleri

Kemiklerin gelişme sürecindeki herhangi bir probleme bağlı olarak osteomalazi görülebilmektedir. Kemikler, güçlü olabilmek için kalsiyum ve fosfor gibi mineralllere ihtiyaç duyarlar. Bu minerallerin beslenmeyle beraber yeteri kadar alınamaması, osteomalazi neden olur sorusunun yanıtı olabilmektedir. Bu sebeple, tüm besinlerin dengeli ve olması gerektiği seviyelerde tüketilmesi gerekmektedir. Öte yandan, besinlerle yeteri kadar alınıyor olsa dahi, bir takım sebeplerle vücut tarafından mineraller emilemeyebilir.

Peki, osteomalazi kimlerde görülür? Kemik yumuşamasının en temel nedeni, D vitamini eksikliği olarak bilinir. D vitaminin besinlerle vücuda alınır ve güneş tarafından ciltte kullanılabilir hale getirilir. Yani, sadece dengeli beslenmek yeterli olmaz. Aynı zamanda yeteri miktarda günlük güneş ihtiyacının da karşılanması gerekir. Genel olarak vücuduna az D vitamini alan ya da güneş ışınlarından uzak bir yaşam süren insanlarda kemiklerde yumuşama oluşur.

Tüp mide ameliyatı gibi bariatrik cerrahi operasyonları ve çeşitli bağırsak operasyonları da osteomalaziye neden olabilmektedir. Böyle ameliyatlar geçiren insanlarda, kalsiyum, fosfor ve D vitamini emilimi yetersiz kalabilir. Arpa, çavdar ve buğday gibi glutenli yiyeceklere otoimmün yanıt veren çölyak gibi hastalarda ve böbrek, karaciğer hastalarında da osteomalazi görülebilmektedir. Yine, düzenli kullanılan ilaçlar da, vitamin ve mineral emilimi sürecini bozabilir ve hastalık oluşabilmektedir.

Kemik Yumuşaması Tanısı

Osteomalazi, belirtilerin ciddi seviyelere gelmeden teşhis edilmesi güç bir hastalıktır. Bu sebeple, herkesin mineral ve vitamin seviyelerini düzenli aralıklarla kontrol ettirmesinde fayda vardır. Basit bir kan testi ile D vitamini seviyesi ölçülebilir. Öte yandan osteomalazi hastalığı, Alkalen Fosfataz (ALP) ve Paratiroid Hormonu (PTH) seviyelerinin de olması gereken seviyelerde çıkmamasıne neden olmaktadır. Eğer testler şüpheleri doğrular niteliklerde çıkarsa, görüntüleme tekniklerinden faydalanılarak hastalık tespit edilebilir. Görüntüleme yaparken kemiklerin yumuşamasına ve yoğunluk seviyelerine bakılır. Erken teşhis edilen hastalarda tedavi yapılarak, ciddi ve kalıcı problemler ortaya çıkmadan kalıcı bir çözüm bulunmuş olunur.

Kemik Yumuşaması Tedavisi

Kemik yumuşaması belirtilerinin erken evrelerde görülmemesi, hastalığın rahatlıkla ilerlemesine neden olur. Bu da tedavinin başarı şansını bir hayli düşürmektedir. Hastalığın teşhis edilmesiyle birlikte ilk olarak, hastanın güneşli geçirdiği gün sayısının arttırılması ve vitamin, mineral oranlarının dengeye oturtulması gerekmektedir. Erken teşhis edilen osteomalazi tedavisi sürecinde, takviye ilaçlar yeterli olmaktadır. Erişkin osteomalazi riski yaşayan yetişkin insanların da düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. D vitamini takviyesi gibi takviyeler almak, en geç 1 ay içerisinde belirgin iyileşmeler göstermeye yarar. Fakat sindirim sistemine bağlı olarak gelişmiş bir vitamin emilimi problemi varsa, öncelikle bu problemin ortadan kaldırılması gerekir. Sindirim sistemi tedavisinin devam ettiği süreçte, D vitamini takviyeleri kan yoluyla hastaya verilir. Kemik yumuşamasına bağlı olarak kırık ve çatlak oluşması durumunda, cerrahi operasyonlara başvurulabilir.

Osteomalaziden Korunma Yöntemleri

Hem hastalık ortaya çıkmadan önce, hem de tedavi aşamasında kemik yumuşaması hastalığından korunmak için yapılması gerekenler şunlardır:

  • Yeterli miktarda D vitamini alabilmek için hergün düzenli olarak 10 – 15 dakika kadar güneşlenmek gerekir.
  • Balıklar birer D vitamini deposudur. Somon, sardunya, uskumru ve ton balığı gibi balıklar, yüksek miktarlarda D vitamini barındırırlar. Haftada 2 gün balık tüketmek, osteomalazi gelişimine engel olmak için ya da osteomalazi tedavisi için oldukça önemlidir.
  • Peynir, yumurta, süt, yoğurt, tahıl ve karaciğer gibi gıdalar da D vitamini açısından zengin gıdalardır. Bu gıdaların düzenli olarak vücuda alınması, D vitamini ihtiyacını karşılamak için oldukça önemlidir.

Osteoporoz ile Osteomalazi Arasındaki Farklar

En temel osteoporoz osteomalazi farkı, osteoporozon kemik erimesi şeklinde görülmesidir. Birisi kemiklerin erimesine ve kolay kırılabilir hale gelmesine neden olurken, diğeri kemiklerin yumuşamasına ve buna bağlı olarak da kolay bükülebilir hale gelmesine sebebiyet verir. Kolay bükülebilir, eğilebilir kemikler, zamanla çarpık bacak gibi problemler doğurur.

Türkiye Osteoporoz Derneği tarafından yayınlanan verilere göre, 50 yaşını aşmış her üç kadından birisinde osteoporoz görülmektedir. 50 yaşını aşmış her 5 erkekten birisinde de aynı şekilde osteoporoz görülür. Bu oranlar, kadınlar açısından meme kanserinden daha fazla ve erkekler için prostat kanserinden daha fazla osteoporoz görüldüğü anlamına gelmektedir. Geçtiğimiz yıllarda ABD’de yayınlanan bir çalışmaya göre, osteoporoz tarafından 1 yılda görülen kırık sayısı 1,5 – 2 milyon aralığındadır.

Osteomalazi tedavisinde takviye D vitamini ilaçları kullanmak çoğu zaman yeterli olurken, osteoporoz tedavisinde egzersiz yapmak ve kemiklerin mevcut gücünü korumasını sağlamak elzemdir.

Diz Kapağı Yumuşaması

Koşucu dizi olarak bilinen bu hastalık, patellanın (diz kapağı kemiği) altında yer alan kıkırdak yapının bozulması ve yumuşaması olarak oluşmaktadır. Diz kapağı yumuşaması, genç sporcularda ve yaşlılarda sık görülen bir hastalıktır. Diz eklem kireçlenmesi olan hastalarda da yoğun olarak görülemektedir. Her ne kadar osteomalazi gibi vitamin eksikliğinden etkilenen bir hastalık olsa da, temel nedeni vitamin ve mineral eksikliği değil, dizdeki sürtünmelerdir. Genellikle zorlamaya ve yormaya bağlı olarak oluşmaktadır. Koşma, kayak yapma, zıplama gibi rutin hareketlerin yapıldığı spor ve egzersizlerle beraber diz strese maruz kalır. Bu stres ve aniden oluşan sakatlanma ya da darbe alma gibi travmalar, diz kapağı yumuşaması hastalığını doğurur.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.