Kirpik Ekme İşlemini Zorlaştıran 6 Neden

Kirpik Ekme İşlemini Zorlaştıran 6 Neden

Avicenna Ataşehir Hastanesi Saç Ekimi Merkezi uzmanları, kirpik ekimi yaptırmak isteyenler için, kirpik ekme sürecinde yaşanan zorlukları paylaştılar.

Kirpik Ektirme

İnsanlar birbirleriyle kurdukları iletişim süreçlerinde yoğun olarak gözlerini kullanırlar. Gözlerin estetik açıdan iyi bir görüntüye sahip olması da büyük ölçüde kirpiklere bağlıdır. Kirpik bölgesindeki kıl eksikliği veya hiç olmaması gibi durumlar, estetik problemler çıkarabilmektedir. Kirpik ekme işlemiyle bu sorunun önüne geçilebilmektedir. Bölgeye kirpik ekleme yaptırmak için öncelikle saç ekimi uzmanı tarafından muayene yapılması gerekir. Bunun nedeni, göz tansiyonu, arpacık veya enfeksiyon gibi problemler yaşayan hastalarda kirpik ekiminin mümkün olmamasıdır. Kirpik ekimi yapılırken genel olarak FUE tekniği kullanılır. Bu teknikte, uzman tarafından belirlenen en uygun donör bölgeden kıl kökleri alınır ve kirpik bölgesine ekilir.

Kirpik Ekme İşleminde Donör Bölge Seçimi

FUE tekniğiyle yapılan kirpik ekme işleminde öncelik donör bölgenin belirlenmesindedir. Bu süreçte kirpik ekimi için hastada en uygun donör bölgenin neresi olduğu belirlenerek, operasyonun başarılı olabilmesi adına önemli bir adım atılmış olur. Kirpik ektirmek için başvuru yapan hastalarda genel olarak donör bölge ense seçilir. Ense bölgesi genel olarak tüm ekim işlemlerinde en uygun bölge olarak görülür. Yine de saç ekimi uzmanının gerekli görmesi durumunda farklı yerlerden de kıl kökü alınabilmektedir.

Kirpik Ekiminde Uyuşturma İşlemi

Kirpik ekme oldukça zor bir işlemdir. Bu işlemde kişinin kirpik bölgesi lokal anestezi ile uyuşturulur. Kirpik bölgesi oldukça hassas bir bölge olduğu için, hastalar bir miktar acı hissedeceklerdir. Öte yandan uyuşturma işlemi her ne kadar bir süre sonra acıyı hissettirmese de, göz kırpma refleksi kendi kendine devam edebilmektedir. Bu da kirpik ekimini zorlaştıran nedenler arasındadır.

Kirpik Ekme Operasyonunda Kanal Açma

Anestezinin yapılmasıyla birlikte sıra kanal açmaya gelir. Alınacak olan greftlerin yerleştirilmesi için kanallar açılır. Kirpik bölgesinin hassas oluşu, kanal açma işlemini bir miktar zorlaştırmaktadır. Bu noktada iki farklı teknikten faydalanılabilir. Birisi FUE tekniğindeki kanal açma, diğeri de fransız iğnesi tekniğidir. Kanal açma işlemi, tüm ekim işlemlerinde en önemli kısımdır. Bu önem, kirpik ekiminde daha da artmaktadır. Zira açılacak olan kirpik kanallarının, ekilecek kıl kökleriyle uyumlu olması gerekmektedir. Yine kanal açılarının da çok iyi ayarlanması ve doğal kirpiklerle aynı açının yakalanması gerekir. Doğru kanal açıları yakalanırsa, kirpik görünümünün doğallığı bozulmamış olur.

Kalıcı Kirpik Ekme

Kanal açmanın da bitmesiyle birlikte donör bölgeden greft alınımına başlanır. Bu kısım kirpik ekiminin en kolay kısmıdır. Bu aşamada fazlasıyla ince bir ucu bulunan, yüksek devirli mikro motor isimli bir cihaz ile donör bölgeden kıl kökleri birer birer alınmaktadır. Kirpik ekme işleminde greft sayısının çok az olması, donör bölgeden greft alma süresini bir hayli kısaltmaktadır. Alınan kıl kökleri, birer birer önceden açılan kanallara yerleştirilir. Yerleştire işleminin bitmesiyle birlikte kirpik ekimi de tamamlanmış olur.

Kirpik Ekimi Sonrası

Kirpik ekimi öncesi ve sonrası hastalar tarafından en çok merak edilen konudur. Kirpik ekimi sonrası uzmanların tavsiyelerine harfi harfine uymak büyük önem taşımaktadır. Zira kirpik ekimi diğer hiçbir ekim işlemine benzememektedir. Kirpikler ilk başlarda deri ile tam olarak bir kaynaşma yapamadığı için, dış etkilere karşı ciddi anlamda korunması gerekir. Öte yandan, kirpik ekilen alana saç ekimi uzmanınızın belirttiği süre boyunca hiçbir şekilde makyaj yapmamalı, yabancı maddeler uygulamamalısınız. Uzmanlar genellikle kirpik ekme işlemi sonrası 3 gün boyunca çok dikkatli olunması gerektiğini önermektedirler. 3 gün boyunca evden çıkmamak, güneş ışığını kirpiklerden uzak tutmak, kirpik bölgesini sudan ve tozdan korumak gerekir. Gözlük kullanmak zorunda olan hastaların, kirpiklerin gözlüğe değmemesi konusunda özen göstermesi gerekmektedir.

Öte yandan sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıkları, saç ekimi uzmanının belirlediği süre boyunca kullanmamak gerekmektedir. Kirpik ekiminden sonraki 30 ile 60 günlük süreçte bir şok dökülme yaşanabilir. Bu şok dökülme çoğu ekim işleminde yaşanan doğal bir süreçtir. Kıl kökleri ve kıllar halen kanalların içerisindedir ve yeniden daha güçlü şekilde uzayacaklardır. Bu ekim işlemi sonrası yaşanan doğal bir süreçtir. Kirpik ekimi oldukça zor bir işlem olduğu için, iyileşme süreci de zorlayıcı olabilmektedir. Hastaların kirpiklerinin tam anlamıyla iyileşmesi ve oturması 1 yılı bulabilmektedir. 1 yıllık süreçte kirpiklere iyi bakmak ve travmalara karşı korumak oldukça önemlidir. Kirpik ekimi yaptıranlar uzun süren ve çeşitli problemlerle karşılaşabilecekleri bir sürece hazır olmalıdırlar.

Neden Kirpik Ekimi Tavsiye Edilmez

Kirpik ekme işleminin saç ekimi uzmanları tarafından pek de tavsiye edilmemesinin 6 nedeni vardır. Ataşehir Avicenna Hastanesi Saç Ekimi Merkezi uzmanlarına göre kirpik ekimini zorlaştıran 6 neden şunlardan oluşmaktadır:

  • Uyuşturma aşamasında kirpik bölgesinin hassaslığından kaynaklı acı
  • Kanal açma işlemi esnasında hastanın kirpiklerini oynatmasından kaynaklanan hatalar
  • Greft ekimi esnasında kirpiklerin kırpılmasına bağlı olarak greftlerin çıkması ya da yön değiştirmesi
  • İlk yıkama işleminde yaşanan zorluklar
  • Kirpik ekimi yapılan kişinin, kirpik ekimi sonrası bakım süreciyle ilgili yaşadığı problemler
  • Tüm bu problemlerden kaynaklı olarak kirpik ekme işlemi sonrası başarı şansının düşük olması