Yeme Bozukluğu Nedir? Bir Kişilik Bozuklukları Hastalığı mıdır?

Yeme Bozukluğu Olan Kişi

İçindekiler

Ücretsiz Danışmanlık Alın

Yeme bozukluğu, beslenme davranışlarının, beslenirken hissedilen duyguların ve düşüncelerin hastaya ileri seviyelerde rahatsızlık hissettirmesiyle görülmektedir. Diyete başlama gibi kararlar, yeme bozukluklarının ortaya çıkmasındaki en belirgin uyarıcılardır. Hastanın yemeklere, kilosuna ve dış görünüşüne fazla takıntılı olması, kişisel sağlığına, çevresiyle olan ilişkilerine ve gündelik yaşamdaki aktivitelerine zarar verebilir. İşte tüm bu sürece yeme bozukluğu demek mümkündür.

Yeme Bozukluğu Nedir?

Yeme bozuklukları yalnızca yiyecek ve kiloyla ilgili değildir. Fiziksel olarak ortaya çıkan belirtiler her ne kadar daha yoğun gözükse de, ileri seviyede psikiyatrik problemler de beraberinde görülmektedir. Yeme bozuklukları özünde, insanın kendi iç dünyasında oluşan problemlere kendi kendisine fiziksel bir çözüm getirmesidir. Nasıl ki, yemek yiyememek psikolojik bir problemse ya da psikolojik bir problem yüzünden yemek yememe hastalığı oluşabiliyorsa, aynı durum yeme bozukluğu oluşumuna da geçerlidir. Beslenme bozukluğu ya da yemek yeme bozukluğu kendi içerisinde bir aşırı yeme bozukluğu testi bulundurmamaktadır.

Yeme Bozukluğu Neden Oluşur?

Yeme bozukluklarının oluşma sebebi net olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte, hem biyolojik hem de psikolojik sebeplerin birlikte olduğu düşünülmektedir. Genel olarak şu nedenlerden kaynaklı olarak oluştuğu tahmin edilmektedir:

  • Düşük öz saygı
  • Depresyon
  • Değersiz hissetme
  • Kontrol kaybı
  • Aile içi iletişim problemleri
  • Kimlik karmaşası

Kimler Tehlike Altında?

Yeme bozuklukları hemen hemen her yaştan insanda görülse de, genellikle genç kadınlarda rastlanan bir hastalıktır. Amerika’da 10 milyon kadının ve 1 milyon erkeğin ruhsal yeme bozukluğu hastalığı yaşadığı tahmin edilir. Fakat, erkeklerde yeme bozuklukları teşhisi son 10 yıl içerisinde iki kat artmıştır. Yeme bozuklukları ciddi fiziksel sağlık sorunlarına yol açmakla beraber, tehlikeli psikiyatrik sonuçlar da doğurabilecek bir kişilik bozuklukları türüdür.

Kişilik Bozuklukları: Yeme Bozukluğu Türleri

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından 2013 senesinde yayınlanan bildiriye göre, 4 adet beslenme bozuklukları türü bulunmaktadır.

Anoreksiya Nervoza

Bu hastalar sıklıkla, düşük öz güvenli, sürekli eleştiri yapan ve mükemmeliyetçi insanlardan oluşur. Fazlasıyla zayıf oldukları halde, kendilerini hep kilolu hissederler. Fazla kilolu olmaktan çok korkarlar. Kendilerine yöneltilen yapıcı eleştirileri her zaman reddederler ama alttan alttan yemek yemek ve kilo kontrolü gibi konularda ciddi takıntıları bulunur.

Zaman zaman anoreksiya nervoza hastalarının fazla yemek yeme döngüsüne girdikleri görülür. Bunun üzerine kilo alma korkusuyla zorlayıcı diyetlere, aşırı yoğun egzersizlere kendilerini kaptırabilirler. Hatta kendini kusturma ve müshil ilacı kullanma gibi yöntemlere de başvurabilirler. Hastaların büyük bölümünde yeme bozukluklarının yanında kaygı bozukluğu, panik, obsesif – kompülsif bozukluk, alkol ve kötü madde bağımlılığı gibi durumlar da gözlemlenebilir. Tanı kriterleri ise şöyledir:

  • Yaşa ve boya göre gereken kilonun çok düşük olması
  • Olması gereken kilonun çok altında olmasına rağmen kendisini fazla kilolu olarak görmesi
  • Kilo konularındaki düşüncelerin bozuk olması. Çok zayıf olsa da, kendisini kilolu olarak görme ve zayıf olduğunu mantık dışı inkar etme hali

Anoreksiya nervoza yeme bozukluğu belirtileri ise şunlardır:

  • Adet olma problemleri
  • Kemik erimesi – kırılması
  • Saç ve tırnak kırılmaları
  • Cilt kuruluğu – sararması
  • Kansızlık, kas yıkımı, kalpte kas güçsüzlüğü
  • Kabızlık
  • Tansiyon düşüklüğü
  • Nefes alma güçlükleri
  • Düşük nabız
  • Vücut sıcaklığında azalma
  • Depresyon, algı problemleri, hareketlerin yavaşlaması

Bulimiye Nervoza

Hastalar, sık sık tekrar eden yemek nöbetleri yaşarlar. Genellikle şeker, karbonhidrat ve yağ seviyeleri yüksek yiyecekleri tercih ederler ve çok hızlı tüketirler. Bazıları yemekleri çiğnemeden yutmaya meyillidir. Yemek nöbetleri sırasında, hastalar kendi kendilerinin kontrolünü kaybettiklerini hissedebilirler. Bu yüzden bunu bir hata olarak görüp, telafi edebilmek için aç kalmayı, kendi kendini kusturmayı, müshil ilacı kullanmayı ve yoğun egzersizler yapmayı tercih edebilirler. Tanı kriterleri şöyledir:

  • 2 saat içerisinde olması gerekenden fazla yemek yeme ve yerken bireysel kontrolün kaybedilmesi
  • Kilo alma korkusuyla tehlikeli davranışlar sergilenmesi (Kusma, müshil ilacı kullanma gibi)
  • Kendi ağırlığından ve şeklinden rahatsız olma

Bulimiye Nervoza yeme bozukluğu belirtileri ise şunlardır:

  • Kızarık ve yaralı boğaz
  • Tükürük bezlerinin ve çene altı bezlerinin şiş olması
  • Yanakların şişmesi
  • Mide asidi temasına bağlı olarak dişlerin çürümesi
  • Sürekli kusmaktan kaynaklı olarak mide kapağının bozulması ve buna bağlı olarak reflü gelişimi
  • Yoğun müshil kullanımına bağlı olarak bağırsak problemleri
  • İdrar sökücü ilaçlara bağlı olarak gelişebilecek böbrek hastalıkları
  • Sıvı kaybı

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu

Tıkınırcasına yeme bozukluğu olan hastalar, yemek yedikleri zamanlarda kontrol kaybı yaşarlar. Diğer yeme bozukluklarından farklı olarak, telafi hatalarını uygulamazlar. Yani, kusma gibi ya da kendisini aç bırakmaya çalışma gibi telafi çabalarına girişmezler. Bunun yanında, yaşadıkları utanç ve suçluluk duygusu, onları yeniden yemek yemeye iter. Buna bağlı olarak da, genellikle yüksek kilolu insanlarda bu hastalığa rastlanır. Tıkınırcasına yeme bozuklukları olan hastalar genellikle obeziteye bağlı olarak kalp damar hastalıkları ve tansiyon hastalıkları ile mücadele ederler. Tanı kriterleri genel olarak şöyledir:

  • Normal şartlar altında başka insanların yiyebileceği seviyeden çok daha üst seviyede yemek yeme ve bunu çok kısa bir süre aralığında gerçekleştirme
  • Nöbet esnasında kontrol kaybı yaşanması ve duramama
  • Normal seviyelerin üstünde bir hızla yemek yeme
  • Rahatsızlık hissedene kadar yemeğe devam etme
  • Aç olmadan yemek yeme isteği
  • Tek başına yemek yeme isteği (Utanma kaynaklı)
  • Yemeklerden sonra suçluluk duygusu yaşama
  • En az haftada bir kez bu tarz nöbetler geçirme
  • Nöbet sonraları telafi edici davranışlar sergilememe

Yeme Bozukluğu Tedavisi

Aşırı yeme bozukluğu, hem psikolojik hem de fizyolojik etkilerin bir arada görüldüğü hastalıklardan birisidir. Bu da, fiziksel sağlıktan söz edilebilmesi için, kişide ruhsal sağlığın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde tam tersi durumdan da söz edilebilir. Buna bağlı olarak, anoreksiya nervoza hastalarında tedavinin ilk aşaması, kilonun olması gereken seviyeye indirilmesidir. Öte yandan bulimiya nervoza hastalarında ilk tedavi adımı, kusma nöbetlerinin engellenmesidir. Genel olarak iki hastalık için de, hastalığa neden olan ya da hastalığın ilerlemesini sağlayan duygusal problemlerin çözümü gerekmektedir. Anksiyete ve yeme bozukluğu olan hastaların ilk olarak anksiyete tedavisi almaları mühimdir.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Tedavisi

Bir duygusal yeme bozukluğu olan bu hastalığın tedavisinde, psikoterapi büyük yer tutar. Hastalara bilişsel davranışçı terapi uygulanabilir. Öte yandan kişilerarası ilişkiler terapisi ve diyalektik davranışçı terapi de oldukça etkili olmaktadır. Hasta varsa diğer psikolojik hastalıklar da tedavi edilmelidir. Bunun için ilaçlardan faydalanılabilir.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Bir yeme bozukluğu ne demek?

Kişinin mental ve duygusal durumundan dolayı yetersiz beslenmesi ya da aşırı besin tüketmesi yeme bozukluğuna işarettir.

Yeme bozukluğu neden olur?

Düşük benlik saygısı, depresyon, kontrol kaybı duygusu, değersizlik, kimlik karmaşaları ve aile içi iletişimde problemler gibi belirtilerden kaynaklanabilir.

Yeme bozukluğu nasıl bir şeydir?

Yalnızca bir beslenme sorunu değildir, aynı zamanda daha çok yiyecekleri ele alış biçimi ile beraber bireyin kendi bedeni ile olan ilişkisinin bozulması durumudur.

 

Paylaş:

Ücretsiz Danışmanlık Alın

İçindekiler

Avicenna MAG

İlgili İçerikler

Tüp Ligasyonu (Tüp Bağlama) Nedir?

Tüp Ligasyonu (Tüp Bağlama) Nedir?

Tüp ligasyonu, doğum kontrolü sağlamak için kullanılan bir yöntemdir. Diğer adıyla tüp bağlama yöntemi, yumurtalıklar ve rahim arasındaki fallop tüplerinin bağlanması yöntemidir. Bu cerrahi işlemde

Rektosel (Bağırsak Fıtığı) Nedir?

Rektosel (Bağırsak Fıtığı) Nedir?

Halk arasında bağırsak fıtığı olarak da bilinen rektosel, kalın bağırsağın kadınlarda vajinaya erkeklerde ise mesaneye baskı yapmasıdır. Kalın bağırsağın bir bölümünün kadın üreme sistemi olan

Vajinoplasti (Vajina Daraltma) Ameliyatı Nedir?

Vajinoplasti (Vajina Daraltma) Ameliyatı Nedir?

Vajinoplasti, diğer adıyla vajina daraltma ameliyatı, çeşitli nedenlere bağlı olarak gevşeyen vajina kaslarını sıkılaştıran bir operasyondur. Vajina duvarları çeşitli nedenlere bağlı olarak gevşeyebilmektedir. Bu durum

Labioplasti Nedir? Labioplasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Labioplasti Nedir? Labioplasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Labioplasti ameliyatı, vajinal açıklığın yan taraflarındaki deri bölgesinin boyutunu küçültmek için gerçekleştirilen bir operasyondur. Labioplasti operasyonu son zamanlarda uygulanan vajinal estetik ameliyatları arasında sıklıkla uygulanmaktadır.

🇹🇷 المستشفى الأكثر ترجيحاً في تركيا لمتحدثي اللغة العربية في عام ٢٠٢٣