Ağız Yarasına (Aft) Ne İyi Gelir?

Ağız Yarasına (Aft) Ne İyi Gelir?

Aft veya diğer adıyla aftöz ülser, orta bölümü beyaz, çevresi kırmızı olan bir ağız yarası türüdür. Oldukça ağrılı olan bu yaralar, dilde, diş etinde, yanakta, damakta ve boğazda ortaya çıkabilmektedir. Hastanın yemek yeme, su içme gibi rutin ihtiyaçlarını yerine getirmesini zorlaştıran bu durum, en sık karşılaşılan ağız hastalıklarının başında yer almaktadır. İstatistikler her 10 kişinden 2’sinde halihazırda en az bir aft olduğunu göstermektedir.

Aft Nedir?

Aftör ülser, ağız içindeki herhangi bir noktada ortaya çıkan, içi beyaz dışı kırmızı ağız içi yarası olarak tanımlanabilir. Zayıf bağışıklık sistemine, vitamin ve mineral eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi, ergenliğe ya da çölyak hastalığına bağlı olarak da görülebilmektedir. Aft bulaşıcı mı sorusu sık sık sorulan bir sorudur. Kesinlikle bulaşıcı olmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Araştırmalar, kadınlarda daha fazla görüldüğünü ortaya koymaktadır. Çevresini iltihaplandırabilen ağızdaki aft, genellikle kısa süre içerisinde iyileşir. Ancak 1.5 aya kadar kalabilen ağız yaraları da bulunmaktadır. Peki, ağız yarası neden olur?

Aft Nedenleri Nelerdir?

Ağız içi yaralar hakkında çok sayıda çalışma yapılsa da, özellikle aft gibi ağız yarası türleri için kesin nedenler henüz ortaya koyulamamıştır. Fakat var olan çalışmalar, aşağıda yer alan nedenlerden oluşabileceğini savunmaktadır:

  • Bağışıklık sistemi güçsüzlüğü
  • Kalıtsal yatkınlık
  • Hormon problemleri
  • Yiyeceklere karşı alerji
  • Alkol ve sigara bağımlılıkları
  • Çölyak hastalığı
  • Diş fırçalarken verilen hasar
  • Depresyon, stres ve kaygı
  • D vitamini ve C vitamini eksikliği
  • Asit içerikli meyvelerin ve baharatların fazla yenmesi
  • Kullanılan ilaçların yan etkileri
  • Dil ve yanak ısırma alışkanlığı
  • B12, demir ve folik asit eksiklikleri

Belirtileri

  • Ağız içerisinde şiddetli ağrı ve yanma
  • Ağız yarası ortaya çıkmadan önce bölgedeki karıncalanma ve sızlama hissi
  • Düğmeye benzeyen, ortası beyaz kenarları kırmızı yuvarlak şekiller görülmesi
  • Konuşurken ya da yemek yerken şiddetlenen ağrılar

Ağız içi aft çok sayıda çeşide sahiptir. Dilde aft, boğaz aft, damak aft, diş etinde aft, dil altında aft ve dudak içi aft gibi türleri bulunur. Ancak hemen hemen hepsinin belirtileri aynıdır.

Aftın Tedavisi

Aftöz ülserler hiçbir tedavi uygulanmasa da kendi kendilerine ortalama 1 hafta içerisinde geçerler. Doktorlar, uygulayacakları tedaviyle ağrıları kontrol altına almayı ve iyileşmenin hızlanmasını sağlamaya çalışırlar. Aynı zamanda doktor, aftların tekrar etmemesi için gereken araştırmaları ve tedavileri de uygulayacaktır.

Ağız yarası tedavisinde aftın derecesi de çok önemlidir. Aftöz ülserin seviyesine göre anestezik, anti – inflamatuar topical ya da antiseptik tedavi uygulanabilmektedir. Eğer topikal tedavilerden cevap alınamazsa ve inatçı aftla karşı karşıya kalınmışsa, hap ya da enjeksiyon tedavilerine geçilebilir.

Aft tedavisi başladıktan sonra, birkaç gün içerisinde ağrılar azalmaya ve aftın büyüklüğünde küçülme başlar. Peki, ağız yarasına ne iyi gelir? Doğal tedavi yöntemleri nelerdir?

  • Su ve karbonat karışımıyla bir krem elde edilir. Bu krem aftın üzerine sürülür.
  • Sıcak, asitli ya da tahriş edebilen yiyeceklerden bir süre uzak durmak.
  • Bir çay bardağı suya, yarım çay kaşığı tuz atılarak, günde 3 kez gargara uygulaması yapılabilir.
  • Bir tatlı kaşığı sumak ve bir su bardağı ılık su karıştırılıp, gargara yapılabilir. Sumağın enfeksiyon azaltıcı ve virüs temizleyici özelliği bulunmaktadır.
  • Ağız yarası için misvak kullanmaya başlanabilir. Misvakların ağız yaralarına iyi geldiği bilinir.

Bebeklerde ve Çocuklarda Aft

Küçük çocuklarda ve bebeklerde aft, kışın ortaya çıkan hastalıklar ve vücudun direnç sisteminin zayıflamasına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Çünkü yetişkinlere göre daha güçsüz bir bağışıklık sistemine sahip olurlar. Bu da çok sayıda hastalık gibi ağız yarası gelişimi için de uygun bir zemin hazırlar.

Çocuklarda ağız yarası oluşumunun bir diğer sebebi de, yetersiz beslenmedir. Yetersiz beslenmeden kasıt, çocuğun 3 öğün dolu dolu yemek yememesi değildir. Yetersiz beslenme, çocuğun tüm vitaminlerden ve minerallerden yeteri kadar vücuduna alamamasıdır.

Bebeklerde emme problemleri, emzirilmeye direnme, beslenmeyi reddetme, tükürük artışı, ateş yükselmesi ve genel bir rahatsızlık varsa, ağız bölgesinde aftöz ülser çıkmış olabilir. Bebeklerde aftların fark edilmesi zor olabilir. Eğer bir ağız yarası fark edilmişse ya da şüphesi duyuluyorsa, bebeğin doktora götürülmesi gerekebilir.

Küçük çocuklar, yaşlarının küçük olmasından dolayı aftları patlatmaya çalışabilirler. Aft patlatmak ya da yakmak, çok daha ciddi bir sorunun oluşmasına neden olabilir. Aftlar kendi kendilerine geçebilen rahatsızlıklardır. Bu yüzden doktorun tavsiye edeceği tedaviler dışında müdahale edilmemesi gerekmektedir.

Afta Ne İyi Gelir?

Peki, dilde çıkan aft için neler yapılabilir? Diğer aftlara neler iyi gelir? Aftlara karşı hangi önlemler alınabilir?

  • Bol bol mevsimsel meyve ve sebze tüketerek, vücudun herhangi bir vitamin ya da mineral eksikliği yaşaması engellenebilir.
  • Asitli, sıcak ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulabilir.
  • Sık sık aft çıkartan biriyseniz, sert, kabuklu ve ağız dokusuna zarar verici gıdaları dikkatli tüketebilirsiniz.
  • Ağız içerisinde sürekli travmaya neden olabilen diş teli ve protez varsa, doktorunuz tarafından düzeltilmesini isteyebilirsiniz.
  • Dişlerinizi düzenli olarak fırçalayarak, aftın oluşumuna zemin hazırlayan bakterileri temizleyebilirsiniz.

⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.