Apandisit patlaması ağrısı

Apandisit Nerede Bulunur? Apandisit Patlaması Nasıl Anlaşılır?

Karnın sağ alt bölümünde kendisini gösteren yoğun ağrı, apandisit patlamasının sinyallerinden birisidir. Peki, apandisit patlaması nedir? Patlaması halinde tehlikeli sonuçlar doğurabilen apandisit hakkında merak edilenleri, Avicenna Hastanesi uzman hekimleri anlattılar.

Apandisit Nedir?

Apandisin görevlerinin neler olduğu halen net olarak ortaya koyulamamıştır. Fakat son yıllarda yapılan çalışmalar, sindirim florasının hastalık zamanlarında apandisi bir sığınak gibi kullandığını iddia etmektedir. Apandisin vücuttan alınması halinde ortaya çıkan zararlı etkilere dair herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu yüzden apandisit ameliyatı ile apandisin alınmasının şu an için bir sakıncasının olmadığı belirtilmektedir.

Apandisit Nerede Bulunur?

Hastaların büyük bir bölümü, karın bölgesinde aniden çıkan ağrıyla birlikte apandisit ne tarafta, apandisit nerede gibi soruların yanıtlarını araştırmaya başlarlar. Apandisit, sağ kasık bölgesinin bir miktar üzerinde yer almaktadır. Bağırsakların sonunda yer alan bir kesecik şeklindedir. Apandisit ağrısı ile gaz sancısı ya da adet ağrıları sık sık birbirine karıştırılır. Ancak apandisit ağrısı hem daha şiddetli olur hem de birkaç gün devam eder. Hastalığın en büyük göstergelerinden birisi de, büyük tuvalete çıkmakta güçlük çekmektir. Apandisitte bir problem varsa, hasta büyük tuvaletini yapamaz hale gelebilir. Apandisit ağrısının yükselmesi halinde acilen tıbbi müdahale gerekmektedir. Zira, apandisit patlaması halinde ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir. Apandisit patlaması ağrısı, diğer ağrılarla karıştırılamayacak şiddettedir.

Apandisit Patlaması Neden Olur?

Apandisit patlaması nedenleri net olarak bilinmemektedir. Ancak genel görüş, apandisit girişinin bir takım etkenlerce tıkanmasıyla ortaya çıktığıdır. Bu etken maddeler kimi zaman vücudun kendi ürettiği maddelerdir, kimi zaman da yabancılardır. Apandisit girişinin tıkanması, iltihaba, şişmeye ve en sonunda apandisit patlamasına neden olabilmektedir. Apandisit patlaması nasıl olur sorusuna bir örnekle cevap vermek gerekirse, apandisit girişinin dışkı tarafından kapatılması örnek gösterilebilir. Yine basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu yüzünden bağırsak duvarı lenflerinin şişmesi, apandis girişinin kapatılmasını sağlayabilir. Apandisit girişinin herhangi bir şekilde kapanması, bir süre sonra enfeksiyona ve son olarak da patlamaya sebebiyet verebilir. Tıkanmayla birlikte apandis içerisinde birikmeye başlayan bakteriler bir süre sonra apandis kesesinin dış duvarlarına basınç uygulamaya başlar.

Apandisit Patlaması Belirtileri Nelerdir?

Apandisit patlamasının en tipik belirtisi, karnın sağ alt tarafında ortaya çıkan şiddetli ağrıdır. Ağrı birkaç saat içerisinde ciddi bir artış gösterir ve katlanılamayacak hale gelebilir. Ağrı bir süre sonra tek bir noktada sabitleşir ve daha da şiddetlenir. Ağrı bölgesine baskı uygulamak, yürümek ya da öksürmek ağrının artmasına neden olur. Peki, diğer apandisit belirtileri nelerdir? İştah kaybı, ağrı dışında ortaya çıkan net belirtilerden birisidir. Hasta genel olarak kendisini hasta hisseder hale gelir, büyük tuvalete çıkmada zorlanabilir. Hastaların genelinde büyük tuvalete çıkamama görülse de, bazı hastalarda apandisit patlamasına ishal de eşlik edebilmektedir. Hastalarda sık görülen bir diğer belirti de mide bulantısı ve kusmadır. Apandisit belirtilerinden bir ya da birkaçının ortaya çıkması halinde, hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gitmek gerekmektedir. Acil servis ekipleri aranabilir ya da özel araçla bir hastanenin aciline gidilebilir.

Apandisit Patlaması Kaç Gün Sürer?

Apandisit patlamasının belirtileri kendisini en geç 12 saat içerisinde belli eder. Ancak ağrılar bazı insanlarda bir hafta kadar orta şiddette devam edebilir. Ancak gün geçtikçe daha da arttığı fark edilir. İştah azalması, mide bulantısı, kabızlık gibi belirtiler günlerce devam edebilir. Hastanın bu belirtiler ışığında bir apandisit problemi yaşadığından şüphelenmesi gerekir. Ancak hastaların bir kısmının, patlamaya kadar ağrılara katlanmaya çalıştığı ve hastaneye gitmediği görülür.

Apandisit Ameliyatı

Apandisit patlaması halinde uygulanan müdahale, apandisin vücuttan alınmasıdır. Kapalı yöntem (Laparoskopik) ile gerçekleştirilen bu operasyon, açık cerrahiye göre çok daha kolay iyileşme sağlar. Apandisit ameliyatı genel olarak kapalı yapılmalıdır. Ancak bazen aciliyetten kaynaklı olarak açık olarak da yapılabilmektedir. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen operasyonda hastaya, 3 ya da 4 adet kesi atılır. Bu kesilerden içeriye çeşitli medikal aletler ve kamera sokulabilir. Ameliyatın daha kolay gerçekleştirilebilmesi için, vücut tarafından sindirilip dışarı atılabilen bir gaz karın boşluğuna verilebilir. Bu gaz sayesinde bölge şişer ve cerrah, işlem gerçekleştirebileceği daha geniş bir alan elde eder. Daha sonra apandis çıkarılır ve kesilere dikiş atılır. Bu dikişler genellikle emilebilirdir.

Zaman zaman cerrahlar hastalarına kapalı ameliyatı önermeyebilirler. Bunun bir takım nedenleri bulunur. Hasta geldiğinde apandisin çoktan patlamış olması, apandis kitlesi adı verilen apsenin herhangi bir noktaya ortaya çıkmış olması veya hastanın önceden açık karın ameliyatı yaşamış olması gibi durumlarda açık cerrahi tercih edilebilmektedir. Açık operasyonda karnın sağ alt tarafında tek bir büyük kesi atılmaktadır. Bu kesiden karın içerisine erişim sağlanır. Her iki operasyon türünde de, hastadan alınan apandisit patolojiye gönderilir.

Bazı hastalarda açık ya da kapalı operasyon mümkün olmayabilir. Böyle hastalar için damardan antibiyotik verilerek süre kazanılabilir. Ancak antibiyotik ile enfeksiyon bitirilemezse, ileri bir tarihte ameliyatın gerçekleştirilmesi şarttır.

Operasyon Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Apendektomi operasyonundan sonra birkaç hafta boyunca iyileşmek için dinlenmek gerekir. Peki, apandisit ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmeli? İyileşmeyi hızlandıracak yöntemler şunlardır:

  • Yorucu aktivitelerden uzak durun: Apendektomi ameliyatı kapalı olarak yapılsa dahi, herhangi bir aktiviteye girişmek için üç ile beş gün arasında beklenmesinde fayda vardır. Ancak ameliyatın açık yöntemle yapılması halinde bu süre 10 ile 14 gün aralığına yükselmelidir. İlk günlerde aktivitelerden uzak durmak, ilerleyen süreçte yorucu aktivitelere katılmadan önce iki kez düşünmek faydalı olacaktır. Normal aktivitelere ne zaman dönüleceğine dair doktorla görüşülebilir.
  • Öksürürken karnı destekleyin: Öksürmeden, gülmeden ya da hareket etmeden önce karnın üstüne bir yastık yerleştirilebilir ve böyle anlarda yastığa hafif baskı uygulayarak destek sağlanabilir.
  • Ağrı kesiciler fayda etmiyorsa doktorla görüşün: Ağrılar, vücuda fazladan stres yüklerler. Bu da iyileşme sürecini yavaşlatmaktadır. Bu yüzden ağrı kesicilere rağmen ciddi ağrıları olan hastaların doktorlarıyla görüşmeleri gerekir.
  • Yerinizden kalkarken dikkatli olun: Hastaların dinlendikleri yerden kalkarken dikkatli olmalarında fayda vardır.
  • Uykuyu ertelemeyin: Vücut, iyileşme evresindeyken normalden daha fazla uykulu hale gelir. Bu oldukça doğal durum meydana geldiğinde hastaların, uykuyu hiç ertelememeleri gerekir.
  • İşe ya da okula döneceğiniz tarihi doktorunuzla belirleyin: Hastaların ne zaman okula ya da işe dönecekleriyle ilgili olarak doktorlarıyla görüşmeleri gerekmektedir. Ancak genel olarak yetişkin insanlar kendilerini artık iyi hissettiklerinde, çocuklar maksimum 1 hafta dinlendiklerinde ve sporcular minimum 2 hafta sonra gündelik yaşamlarına dönebilirler.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Apandisit ağrısı nasıl olur?

Karnın alt tarafında, sağ kısma doğru hissedilen ağrıya apandisit ağrısına işaret edebilir. Mide bulantısı ve kusma isteği de apandisit ağrısına eşlik eder.

Apandisit ağrısı kaç gün sürer?

Apandisit ağrısının 4 veya 5 gün kadar sürmekte, bu süreden sonunda ağrınız azalabileceği gibi daha da artabilir.

 

Avicenna Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Doktorlarımız


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.