Dolgu

Dolgu Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Dolgu, ciltte oluşan kırışıklıkların ve elastiklik kaybının onarımında kullanılan, insan bedeniyle uyumlu bir maddedir. Öte yandan dolgular, simetriyi bozan durumların düzeltilmesinde, çukurların doldurulmasında ve dokuların hacimlendirilmesinde de kullanılmaktadır. Tüm dünyada giderek daha popüler hale gelen dolgu uygulamaları, ilerlemiş yaşa, strese, zararlı güneş ışınlarına, sigaraya ve alkole bağlı olarak gelişen problemlerin çözümünde uygulanmaktadır. Ataşehir Avicenna Estetik Cerrahi Merkezi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanları, dolgu nedir ve dolgu nasıl yapılır sorularının yanıtlarını verdiler.

Yaşlanma, psikolojik sorunlar, zararlı ışınlar ve kötü alışkanlıklar, ciltteki kollajen, elastin ve hyalüronik asit seviyelerini azaltır. İnsan tenine gençlik, canlılık ve sağlık veren bu maddelerin azalmasıyla, doku kayıpları, kırışıklıklar, esneklik kaybı ve sarkma gibi problemler baş göstermeye başlar.

İçerisinde hyalüronik asit bulunduran dolgular, böyle problemlerin çözülmesini sağlayarak, zamanla kaybolan güzelliğin yeniden tahsis edilmesini sağlar. Dolgu tedavileri ile boyundaki, şakaklardaki ve ellerdeki izler gibi çok sayıda problem çözüme kavuşturulabilmektedir. Dolgular, cildin altına enjeksiyonla verilir. Dolguyla, insan bedenindeki herhangi bir bölgenin hacmi artırılabilir, kırışıklıklar doldurulabilir ve dudak gibi bölgeler dolgunlaştırılabilir. Dolgunun kalıcılığı, tercih edilen malzemeye göre değişkenlik göstermektedir. Genel kalıcılık ortalaması 9 ay olarak belirlenmiştir. Dudaklarda bu süre 5 aya kadar düşmektedir. Elbette daha fazla kalıcılığa sahip sentetik malzemeler de bulunmaktadır. Yüz dolgusu, yüzdeki sarkmaların ve kırışıklıkların önüne geçilebilir, dudak veya yanak gibi bölgelerde de çok daha dolgun bir görüntü elde edilebilir.

Dolgu Nedir?

Dolgu, sarkıklık, kırışıklık gibi izlerin giderilmesinde ve yüzün yeniden şekillendirilmesinde kullanılan yarı kalıcı maddelere denmektedir. Yaşlılık, ciltteki elastikliği sağlayan lifleri, kollajen lifleri, yağ tabakalarını ve hyallüronik asiti azaltabilmektedir. Bu da, kırışıklıkların ve sarkmaların meydana gelmesine sebebiyet verir. Sıklıkla göz, çene, burun, çene, boyun ve alın gibi bölgelerde bu problemler görülmektedir. Dolgu ile yüz şekillendirme ve germe işlemleri yapılarak bu problemlerin önüne geçilebilir. Dolgunun dudaklara uygulandığı işlemlerde, dudaklar çok daha hacimli ve genç bir görünüme kavuşur. Yine cildinde derin yaralar bulunan veya akne izleriyle sarılı olan insanlarda da bir tedavi yöntemi olarak uygulanabilir. Sık sık botoks ile karıştırılsa da, yalnızca uygulama tekniği birbirine benzemektedir. Dolgu ile botoks arasındaki farkları anlattığımız yazımızı okuyabilirsiniz. Öte yandan estetik amaçlı yapılan dolgularla, diş dolgusu da birbirine karıştırılmamalıdır.

Kalıcılık Neye Göre Belli Olur?

Dolgu maddesi, bir iğnenin ya da kanülün yardımıyla cilt altına enjekte edilir. Kıvamı jel şeklinde olan madde, kırışıklıkların alt kısmını doldurarak, sorunun ortadan kalkmasını sağlar. Eğer yüzde sarkma meydana gelmişse, bu bölgeye hacim vererek sarkmanın önüne geçer. Öte yandan dolgu içerisinde bulunan hyalüronik asit, cildin su tutmaya başlamasını ve nemlenmesini sağlar. Bu nem cildin kendi kendisini yenilemesinde büyük rol oynar. Bu yüzden dolgunun erimesi, tedavinin sonlandığı anlamına gelmemektedir. Dolguların içerisinde sıklıkla hyalünorik asite ve kalsiyum hidroksi apatitte rastlanır. Bunlar, cildin hacim seviyesini artırırken, nem ve kollajen seviyelerini de yükseltir. Bu iki madde, insan teninin temel yapı taşlarıdır. Genç insanlarda bu iki madde daha fazladır. Bu sayede kırışıklıklar açık kalır ve cilt sıkı durur. Yaşlanmayla birlikte bu maddelerin seviyeleri azalır. Dolgunun kalıcılığı, tenin kendine has dokusuna, uygulanan kişinin yaşam tarzına, yaşına ve enjeksiyon esnasında uygulanan tekniğe göre farklılık gösterebilir.

Dolgu Çeşitleri

Dolgular, kalıcılığına göre şu şekilde üçe ayrılmaktadır:

  • Kalıcı olmayan dolgular
  • Yarı kalıcı dolgular
  • Kalıcı dolgular

Kalıcı olmayan dolgular genellikle 1 yıldan daha kısa süreler etkili kalmaktadır. Yarı kalıcı dolgular, 1 ile 2 yıl arasında değişen sürelerde etkisini gösterir. Kalıcı dolgular ise, iki yıldan çok daha fazla süreler kalıcılığını korur.

En çok kullanılan dolgu çeşidi, hyalüronik asit bulunduran kalıcı olmayan dolgulardır. Bu çeşit, vücutta su tutucu özelliklere sahip olduğu için, tenin nemlenmesine ve hacimlenmesine olanak sağlar. Daha sonra yine vücudun kendisi tarafından emilip yok edilir. En az 6 ay kalıcılığı olan bu madde, 12 aya kadar da etkisini gösterebilir. Göz ve ağız çevresine çok daha akışkan dolgular kullanılırken, alın, kaş ve dudak gibi bölgelere çok daha yoğun bir dolgu malzemesi uygulanır. İşlem esnasında kullanılacak malzemenin FDA onaylı olmasına büyük özen gösterilmelidir. Doktor tercihinde de, bu alanda uzmanlaşmış birinin tercih edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Dolgu Yapılabilecek Yerler

  • Elmacık kemikleri
  • Ağız kenarı ile çene arasındaki çukurlar
  • Burun kenarından aşağıya doğru inen çukurlar
  • Dudak içi veya kontürü
  • Kaş kaldırma ya da yamukluğu düzeltmek için kaşlar
  • Çene şekillendirmesi için çeneye
  • Dudak çevresine
  • Burun ucuna
  • Kaş arası kırışıklıklara

Dolgu Nasıl Yapılır?

Dolgu yaparken enjeksiyon yöntemi kullanılır. İğne ile birkaç farklı noktadan giriş yapılarak madde cilt altına enjekte edilir. Operasyonun tamamlanmasından bir süre sonra, antiseptik bir madde ile cildin temizlenme işlemi gerçekleştirilir. Çok daha derin çökme gibi problemlerde, işlemden 3 ay sonra yeniden işlem yapılması gerekebilir. Oldukça kısa süren bu operasyonun sonucunda, eğer hasta uygulama sonucundan memnun kalmamışsa, dolgu cilt altından çıkarılabilir. Peki, dolgu sonrası ağrı ne kadar sürer? Dolgu sonrası üzerine konuşulacak kadar bir ağrı bulunmaz. Fakat dolgu sonrası hassasiyet birkaç gün kadar hissedilecektir.

İşlem Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Operasyon sonrası üç güne kadar fiziksel hareketliliğe dikkat edilmesi, mümkünse kaçınılması gerekir.
  • Bölgeye masaj uygulanmamalı, soğuk ya da sıcak ortamlardan uzak durulmalıdır.
  • Operasyondan bir gün sonra, cilt bakım ürünlerinin kullanımına geri dönülebilir.
  • Kızarıklık, şişlik veya morarma gibi yan etkiler beklendik etkilerdir. Hastanın sakinliğini koruması gerekir.
  • Operasyondan sonra gündelik yaşama geri dönüş için beklemeye gerek yoktur.

⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.