Horlama ve Uyku Apnesi Sendromu

Horlama ve Uyku Apnesi Sendromu

  • Nedir

    Bireyin gece uyurken nefes alışının durması ve bunun sonucunda vücudun tekrar nefes alabilmek için verdiği yoğun çaba horlama ve uyku apnesi olarak karşımıza çıkar.

  • Nedenleri

    Horlama, tıkanmış ya da çok daralmış hava yolundan havanın geçtiği esnada çıkardığı ses sonucunda oluşur.

  • Belirtileri

    Horlama ve uyku apnesi genellikle hastanın kendisinin anlayabileceği şekilde görülmez. Sıklıkla eş ya da aile üyeleri tarafından fark edilir. Hastanın gece uyurken nefes alışının durması en belirgin belirtidir.

  • Tedavisi

    Horlama ve uyku apnesi tedavisinde öncelikle uyku testi yapılır ve sonuca göre çeşitli tedavilerden biri ya da birkaçı beraber uygulanır.

Ataşehir Avicenna Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Uzmanı Doktor Nazmi Demirtaş, horlama ve uyku apnesi sendromu hakkında tüm merak edilenleri anlattı. Uykuda horlama neden olur? Uyku apnesi için hangi doktora gidilir gibi soruların yanıtı bu yazıda…

Horlama Neden Olur

Horlama, sadece uyurken çıkan gürültülü bir sesten ibaret değildir. Horlama, uyurken tıkanmaya yakın derecede daralmış hava yolundan havanın geçerken solunum yollarında oluşturduğu sürtünmeden kaynaklanan, ciddi sağlık ve sosyal sorunlara yol açabilen gürültülü bir sestir. Horlama erişkinlerin yüzde 10 ile 30’u arasında görülür. Horlayan insanların yüzde 5’inde hayatı tehdit edebilen solunum yollarındaki daralmanın daha da artarak 10 saniyeden daha uzun süren uykuda solunum durması ile karakterize Uyku Apnesi Sendomu görülmektedir. Tüm bunlar, hastaların sık sık sordukları horlama neden olur, horlama nedenleri nelerdir veya horlama sebepleri nelerdir sorularının yanıtları olarak karşımıza çıkar.

Uyku Apnesi Sendromu

Uykuda solunum durması hastalığı Uyku Apnesi Sendromu (OSAS: Obstruktif Sleep Apnea Syndrome) gece boyu tekrarlayan 10 saniyeden uzun süren solunum durmaları ile görülür. Solunum durmalarının saat başına düşen sayısı hastalığın ağırlık derecesini belirler. Saatte 5’den az kısa solunum durmaları normal olarak kabul edilir. Saatte 5 – 15 arası solunum durması hafif derecede, saatte 15 – 30 arası solunum durması orta derece, saatte 30’un üzerinde solunum durması ağır derecede uyku apnesi sendromu olarak sınıflandırılır. Bazen solunum durmaları o kadar çok olur ki, saatte 60’ı bile geçebilir. Yani her dakika hastanın solunumu durmakta ya da duracak kadar azalmaktadır. Solunumun tekrar açıldığı anlarda ise, horlama sesi ortaya çıkar.

Uyku Apnesi Nedir

Uyanıkken açık olan solunum yollarının uykuda kapanmasının nedeni , uyku ile birlikte solunum yollarını açık tutan kaslardaki gevşemedir. Kaslardaki gevşeme sonucu solunum yolu kapanır ve kişi nefes alamaz bu oksijen seviyelerinde düşmeye ve buda bir takım mekanizmalarla beynin uyarılması sonucu vücudun solunum çabasının artmasına neden olur. Artmış solunum çabası ile solunum yolları açılır ve kişi derin bir nefes almayla tekrar solumaya başlar. Solunum durmaları onu izleyen nefes alma çabaları sonrası soluma olayı gece boyunca defalarca devam eder. Bu solunum durmaları bazı kişilerde uykunun değişik pozisyonlarında en çok da sırtüstü yatarken yada uykunun değişik fazlarında en çok da REM uykusu denen rüyaların görüldüğü karakteristik olarak hızlı göz hareketlerinin görüldüğü fazda artış gösterebilir. Tüm bu süreci, apne nedir ve apne ne demek ve uyku apnesi nedir sorularının yanıtı olarak gösterebiliriz.

Horlama Önleyici

Uykuda solunum durmaları sıklıkla beraberinde çok kısa süreli uyanmaları meydana getirir ama kişiler bu uyanmaları sabah uyandıklarında hatırlamayabilirler. Gece boyu sık uyanmalar, kandaki oksijen oranlarındaki düşmeler bir çok sıkıntıyı beraberinde getirir. Başta kişinin sabah uykusunu alamamış vaziyette, yorgun, uykulu olarak kalkma, sabah baş ağrısı ile uyanma, gece terleme, gündüz uyuma ihtiyacı, bazen oturduğu yerde uyuma ki bu, direksiyon başında ya da herhangi bir iş yaparken uyuma tarzında olabilir. Bu da trafik ya da iş kazalarına sebep olabilmektedir. Tüm bu olaylar bir çok hastalığı da beraberinde getirebilir. Bu durum hastaları öyle rahatsız eder ki, horlama önleyici olduğu iddia edilen horlama aparatı, horlama bandı, horlama protezi, horlama yastığı, horlama yüzüğü gibi eşyalara yönelirler. Hatta hastalar, horlama nasıl geçer diye düşünerek, horlama ameliyatı araştırmalarına girişirler. İnternet üzerinde yer alan ve haklı hiçbir yanı olmayan bilgilere itibar etmek yerine bir doktor muayenesinden geçmek alınabilecek en doğru karardır.

Horlama Nasıl Kesilir

Horlama; bazen o kadar gürültülü olur ki, kişinin eşi ile yataklarını ayırmasına bile neden olabilir. Hatta bazen alt kat, üst kat, ya da yan dairedeki insanları rahatsız edecek kadar kuvvetli uyku apne problemi yaşanabilir. Horlamalar solunum durması ile kesilebilir bir müddet sonra artmış solunum çabası ile yeniden çok daha şiddetli şekilde başlayabilir. Bu durum eşleri horlama nasıl kesilir şeklinde araştırmalar yapmaya yönlendirebilir. Horlama tedavisi İstanbul içerisinde gerçekleştirilebilir. Bu konuda horlama tedavisi Avicenna Ataşehir Hastanesi tarafından yapılabilir.

Horlama ve Uyku Apnesi Sendromunun Sebep Olduğu Problemler

Horlama ve uyku apnesi sendromunun sebep olduğu problemler oldukça fazladır. Hastaların hem yaşam konforunu hem de sağlık durumlarını ciddi şekilde etkileyen uyku apne problemi mutlaka tedavi edilmelidir. Horlama ve uyku apnesi sendromunun sebep olduğu problemler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Gece terleme; özellikle baş çevresinde yastığı, çarşafı ıslatacak kadar fazla miktarda vücutta terleme olabilir.
  • Sabah baş ağrısı ile uyanma ve bazen tüm gün boyunca devam eden baş ağrıları olabilir.
  • Uykusuzluk nedeniyle gündüz konsantre olamama, unutkanlık, sinirlilik, depresyon, kişilik ya da davranış değişiklikleri görülebilir.
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları; erkeklerde impotans, kadınlarda adet düzensizlikleri tarzında seyredebilir. Özellikle gece sık idrara çıkma, çocuklarda idrar kaçıma tarzında ürolojik sıkıntılar olabilir.
  • Sıklıkla kilolu insanlarda görülen horlama ve uykuda solunum durması kilo verilmesini zorlaştırır.
  • Tedaviye dirençli hipertansiyon problemi yaşanabilir.
  • Gastro özofagial reflü hastalığı ortaya çıkabilir.

Uyku Apnesi Testi

Uyku apnesi tanısı, tıbbi ismi Polisomnografi (PSG) olan uyku testi ile konulur. Uyku apnesi testi sürecinde, gece boyunca kişinin normal uykusu sırasında; kan oksijen seviyesini gösteren ve parmağa takılan bir alıcı (pulse oksimetri), uyku evrelerini gösteren beyin dalgaları kayıtlarını sağlayan kafanın belli bölgelere yerleştirilen elektrotlar (EEG), göz etrafına yerleştirilen ve göz hareketlerini kaydeden elektrotlar (EOG), göğüs üzerine yerleştirilen kalp atımlarını tespit eden elektrotlar(EKG), solunum hareketlerini kaydeden abdominal ve göğüs kemerleri, burundan ve ağızdan alınıp verilen nefesin tespitini sağlayan özel alıcılar, horlama seslerini kaydeden ve boğaza yerleştirilen mikrofon, kol ve bacaklara yerleştirilen ve kol ve bacak hareketlerini kaydeden elektrotlar, göğüs kemerine yerleştirilen ve vücut pozisyonlarını belirleyen bir alıcı, kas tonusunu belirlemek için çene altına yerleştirilen bir alıcı (EMG) ile yapılır ve gerekli durumlarda bunlara bazı özel alıcılar eklenebilir. Evde yapılabilen daha basit modelleri olmakla birlikte asıl olan hastanede tüm gece boyu yapılan bu kayıtların incelenmesidir.

Uyku Apnesi Testi Nasıl Yapılır

Peki uyku apnesi testi nasıl yapılır? Uyku testi yapılacağı gün kişi, normal uyku saatinden 1-2 saat önce hastanede olmalı, bu süre içerisinde kayıtları sağlayacak elektrotlar ve özel algılayıcılar kişiye bağlanmalıdır. Bağlanan bu bir çok kablo dışında kişiye herhangi bir iğne yada can acıtıcı bir şey yapılmamaktadır. Test, banyosu ve tuvaleti olan tek kişilik bir odada hastanın onayı alınarak gece boyu kamerayla görüntülenerek yapılmaktadır. Test sırasında hasta uyandığında lavaboya gidebilmekte ya da teknisyenden herhangi bir konuda yardım isteyebilmektedir. Hatta kişinin uyku sırasında kendi kullandığı çarşaf, yorgan yastık vb. kişisel eşyasının kullanılmasına izin verilmektedir. Buna rağmen bazen yatak yadırganması gibi sebeplerle uyku süresi, inceleme için yeterli süreye ulaşmamakta ve bu durumda testin tekrarı gerekebilmektedir. Efektif bir inceleme için toplamda en az 4 saatlik bir uyku kaydı olmalı ve bu kayıt tüm uyku pozisyonlarını içermelidir. Testin sonucu uzman bir hekim tarafından incelemenin ardından yazılacak raporlama ile kişiye verilmektedir.

Tanı ve Teşhis

İdeal bir uyku skorlaması yapılması ve tanı ve teşhis konması için 30 saniyelik periyotlardan oluşan ortalama 800 sayfalık bir analiz sonucu yapılmaktadır. Dolayısı ile sonuçların kişiye verilmesi yoğunluğa göre bazen zaman alabilmektedir. Test sonucunda çok özel durumlarda dizayn edilmiş gündüz de uyku testine ya da solunum cihazı kullanılması gerektiğine karar verilebilinir. Kullanılacak uyku apnesi cihazı ve uyku apnesi aparatı için ve basınçların tespiti için ikinci bir gece uyku testi önerilebilinir.

Uyku Testi Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler

Testin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için kişilere uyku testi öncesi dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulunulur. Bunları şöyle sıralayabiliriz. Testin yapılacağı gün saat 14’den sonra uyku kaçıracak kafein ya da benzer maddeler içeren çay, kahve, kola, çikolata gibi gıdalardan uzak durulmalıdır. Alkol kullanılmamalıdır. Testin yapılacağı sabah erken kalkılıp, gündüz de uyku problemi yaşanmaması açısından uyunmamalıdır. Uyku merkezine gelmeden önce duş almalı en azından saçlar yıkanmalı, saç spreyi ve jöle kullanılmamalıdır. Kişisel kullanım malzemeleri (diş fırçası, macun, terlik vb.) için bir çanta hazırlanmalıdır. Sürekli kullanılan ilaçların kullanımı testi isteyen doktora danışılmalı, doktor önerisi olmadan ilaçlar kesilmemelidir. Uyku apnesi için hangi doktora gidilir merakında olan hastalarımız için, göğüs hastalıkları uzmanı bir doktor bu konuda hastalara tedavi uygulayabilir.

Horlama Tedavisi

Horlama ve uyku apnesi tedavisinde kişi ye göre bazı yöntemler mevcut olup bunlar uzman hekim tarafından karar verilerek kişiye bildirilir. Peki, horlama tedavisi var mı? Horlama nasıl önlenir? Horlama tedavisi yöntemlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kilo verme. Kilo ile horlama ve uyku apnesi arasında doğrudan ilişki mevcuttur. Kilolu kişilerde daha sık görülen horlama ve uyku apneleri kilo verme ile belli ölçüde azalacaktır.
  • Alkol ve başta uyku ilaçları olmak üzere bazı ilaçlardan uzak durmak. Kas gevşeticiler, bazı alerji ilaçları ve ağrı kesiciler, anksiyete ilaçları uykuda zaten azalan kas tonusunu daha da azaltarak horlama ve apne sıklığını arttırabilir. Uyku ilaçları ve alkol kas tonusunu azaltma yanında beyinin doğrudan inhibe edilmesi ile solunum durması periyotlarının süresini arttırarak hayati tehlike oluşturabilir.
  • Sigaranın bırakılması. Sigaranın solunum yollarında oluşturduğu tahriş horlama ve apneleri arttırabilmektedir.
  • Sırtüstü yatmayı engellemek. Sırtüstü yatma uykuda kas tonusunun azalmasıyla birlikte boğaz ve boyundaki yapıların arkaya doğru kaymasına buda solunum yollarını daraltarak horlama ve apnelerin artmasına neden olmaktadır. Hatta bazı hastalar sadece sırtüstü pozisyonda horlamakta ve apneleri ortaya çıkmaktadır. Özellikle bu hastaların sırtüstü yatmaması konusunda uyarılır gerekirse pijamasının arka kısmına dikilecek cep gibi bir kumaş içerisine tenis topları yerleştirmeleri önerilebilinir.
  • İlaçlar. Kullanılan bazı ilaçlar burun tıkanıklığını önleyerek kişinin daha rahat nefes alması sağlanabilir. Bazı solunum uyarıcı ilaçlar apneleri engellediği gösterilemese de bazı özel durumlarda önerilebilinmektedir.
  • Burun genişleticiler. Elastik horlama bandı gibi burun açıklığını sağlayan cihazlar, horlamaya çözüm getirebilir ancak, apneleri tedavi etmede yetersiz kalırlar.
  • Ağız içi cihazlar. Bazı özel durumlarda dil yada alt çeneyi öne çekerek solunum yollarının açılmasını sağlayan bazı ağız içi cihazlar hafif ve orta şiddetli apnelerin tedavisinde başarılı olabilir. Ancak bu cihazlar ağır apnelerde genellikle yeterli gelmemektedir.
  • Cerrahi tedavi. Özellikle apneye neden olan anatomik bir bozukluk varsa bunlar uyku apnesi ameliyatı ile düzeltilerek apneler önlenebilir. Başlıca cerrahi yöntemler özellikle çocuklarda büyümüş tonsillerin alınması, çocuk ve arişkinlerde burun içerisindeki adenoidlerin alınması, özellikle erişkinlerde burun eğriliklerinin düzeltilmesi, bozuk çene yapısı ve yumuşak damak sarkıklıklarının düzeltilmesidir.
  • Oksijen tek başına bir horlama ve uyku apnesi tedavisi sağlaması mümkün olmayan oksijen PAP tedavisine rağmen kan oksijen seviyeleri yükseltilemeyen bazı hastalarda PAP tedavisine ilave olarak kullanılabilmektedir.

İyi Bir Uyku İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

İyi bir uyku için dikkat edilmesi gerekenler hemen hemen her insan için geçerlidir. Bu kurallar şu şekilde sıralanabilir:

  • Öncellikle yatak, yorgan ve yastık uygun olarak seçilmelidir.
  • Yatak odasının ısısı iklime göre ayarlanmalı, ses izolasyonu mümkün olduğunca yapılmalıdır.
  • Uyku sırasında ışık olmamalı, gece lambası dahi kullanılmamalıdır.
  • Yatak odasında televizyon, Wi-Fi, cep telefonu gibi elektronik cihazlar bulundurulmamalıdır.
  • Yatak odasını sadece uyku ve dinlenme için kullanılmalıdır. Hastalık yaşanmadığı durumlarda yatak odasında vakit geçirilmemesi gerekir.
  • Uyku saatinin ve günlük yaşamın bir düzene oturtulması gerekir. Bu düzenin, tatil günlerinde de uygulanması önemlidir.
  • Gün içerisinde kısa kestirmeler yapılmamalıdır. Eğer kestirme yapılacaksa bunun, saat 13’den önce ve 1 saati geçmeyecek şekilde yapılması önerilir.
  • Düzenli egzersiz yapılması gerekir ama ağır egzersizlerin uykudan 6 saat, hafif egzersizlerin uykudan 4 saat önce yapılması önerilir.
  • Yatmadan önce ağır yemekler yenmemelidir.
  • Kafeinli içeceklerin yatmadan 6 saat önce alınması bırakılmalıdır. Uykudan önce alkol alınmamalıdır.
  • Uyku öncesi sigara içilmemelidir.
  • Uyku öncesi gevşemek önemlidir. Örneğin, sıcak bir banyo ya da birkaç dakika kitap okuma gibi aktiviteler yapılabilir.
  • Yatağa sadece kendinizi uykulu hissettiğinizde girin.
  • Yatakta uykunuz gelmiyor ve 20 dakikadır uyuyamadıysanız yatak odasından çıkın, sakin bir şekilde farklı bir aktivite yapın, uykunuz geldiğinde tekrar yatağa dönün. Yine uyuyamazsanız bu uygulamayı tekrar edin.
  • Kişilerin kendi kararlarıyla uyku ilacı kullanmaması gerekir. Doktorların önerdiği süre boyunca, yine doktorların önerdiği dozda uyku ilacı kullanılabilir.

PAP Cihazı

Orta ve ağır apnelerde tercih edilen ve apneleri tama yakın önleyebilen PAP cihazı uyku boyunca ağız, burun, ağız burun ya da tüm yüze yerleştirilen maske ile kişiye kendisine özel daha önce laboratuvar ortamında ikinci gece uyku testi ile belirlenen basınçta havanın verilmesini sağlar ve böylece hava yollarının kapanmasını, dolayısıyla apneleri önler. Hastaların yaklaşık yüzde 70’i bu tedaviyi iyi tolere eder yaklaşık yüzde 30’unda da çözümlenebilir bazı sorunlar oluşur. Uzman doktorla iletişimle geçilerek çözülebilen bu sorunların başlıcaları şunlardır: Burun tıkanıklığı ya da akması, ağız kuruluğu, maskeden hava kaçağı, maske ya da bantların yaptığı cilt tahrişi, hava basıncının fazla gelmesi, ağrılı, kuru, kırmızı gözler. PAP cihazının gürültüsü de bir zamanlar problem olarak karşımıza çıkıyordu fakat, yeni cihazlarda ses yok denecek kadar azdır.

Epworth Uykululuk Testi

Gündüz uykululuk durumunu değerlendirmek için bir çok test mevcuttur, bunlardan en yaygın kullanılanı Epworth Uykuluk Testi olarak karşımıza çıkar ve birkaç basit soruya verilen cevaplarla kişinin gündüz uykululuk durumu belirlenmeye çalışılır. 8 sorudan oluşan bu testte kişi her soruya kendine uygun 0 ile 3 arası bir puan verir. Tüm sorularda uykuya dalma olasılığı hiç yoksa 0, uykuya dalması düşük olasılıklı ise 1, orta olasılıklı ise 2 ve yüksek olasılıklı ise 3 puan alır. Toplam puan 10 ve üzerinde ise gündüz aşırı uyku halinin varlığı düşünülür ve hastanede yapılacak bir uyku testi önerilir. Epworth Uyku Testi için 8 soru şu şekildedir ve 0 ile 3 arasında bir uykuya dalma ihtimali puanı vermeniz gerekmektedir:

  1. Oturur durumda gazete veya kitap okurken
  2. Televizyon seyrederken
  3. Pasif olarak toplum içinde otururken (tiyatro, toplantı vb.)
  4. Aralıksız 1 saatlik araç yolculuğu yaparken
  5. Öğleden sonra uzanınca
  6. Alkolsüz bir öğle yemeğinden sonra otururken
  7. Birisi ile konuşurken
  8. Araç kullanırken birkaç dakika trafik durduğunda (kırmızı ışık, kalabalık trafik vb.)

Hamilelikte Horlama

Araştırmalara göre hamile kadınların yüzde 12’sine yakını hamilelikte horlama problemiyle karşı karşıya kalıyor. Hamilelikten önce horlama sorunu yaşamayan kadınların ortak sorusu ise, hamile kadınlarda horlama neden olur? Hamilelik döneminde değişen hormonal dengeler ve alınan kilolara bağlı olarak dönemsel bir horlama problemi yaşanabilir.

Çocuklarda Horlama

Çocuklarda horlama ya da bebeklerde horlama sorunu, evlatlarımızın sağlıklarını ciddi yönde etkileyebilecek bir problemdir. Çocuklarda ve bebeklerde horlama sebebi genellikle uyku esnasında burun, geniz ve boğaz bölgesindeki tıkanmalara bağlıdır. Böyle durumlarda bir doktor muayenesi ile sorun tespit edilip, tedavi uygulanmalıdır.

Uyku Apnesi İngilizce = Sleep Apnea


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.