Kekemelik

Kekemelik Nedir ve Neden Olur?

Kekemelik, çocukluk döneminde başlayan ve ciddiye alınması gereken bir akıcı konuşma bozukluğu türüdür. Kekeme insanlar ne söylemek istediklerini çok iyi bilseler bile, dile getirmekte güçlük çekerler. Bazen bir kelimeyi, bazen bir heceyi bazen de sadece tek bir sesi uzatabilirler ya da tekrarlayabilirler.

Küçük çocukların konuşmayı öğrendikleri dönemde ortaya çıkan kekemelik, dil yeteneğinin, söylenmek istenenlere yetişememesiyle ilgilidir. Çoğu çocuğun dil gelişimi sürecinde ortaya çıkan bu problem kendi kendine aşılabilir. Örneğin 3 yaşında kekemelik yaşamakta olan bir çocuk, bir süre sonra kendi kendisine iyileşebilir.

Ancak zaman zaman kekemelik yetişkinlik dönemine kadar devam eden kronik bir hal alabilmektedir. Bu tarz kekemelikler, benlik saygısının ve sosyal hayatın üzerinde olumsuz etki yaratabilir.

Yetişkinlerde ve çocuklarda kekeleme bozukluğu için kekemelik terapisi, bilişsel davranışsal terapi ve çeşitli elektronik cihazlarla destekli tedaviler uygulanabilir.

Çocuklarda Kekemelik Belirtileri

Kekelemek, aşağıda yer alan belirti ya da semptomlarla ortaya çıkar:

  • Bir kelimeye ya da cümleye başlamada zorlanma
  • Bir kelimenin içerisindeki bir sesi dile getirmede zorlanma ve sesi uzatma
  • Bir sesin, bir hecenin ya da tüm kelimenin tekrar edilmesi
  • Belli başlı sesler, heceler ya da kelimeler için kısa süren sessizlikler yaşama ve duraklama
  • Konuşma esnasında sıradaki kelimeye geçerken zorlanma hallerinde araya “umm”, “tıtıtı”, “ııııı” gibi kelimeler ekleme
  • Zorlanılan bir kelimeyi söyleyebilmek için, vücudun üst bölümünün fazla gerilmesi ve gergin hareketler sergilenmesi
  • Çeşitli konuşmalara başlamak için endişe duyma
  • Etkili iletişim eksikliği

Kekemelik ile beraber aşağıda yer alan problemler de birlikte görülebilmektedir:

  • Hızlı göz kırpma
  • Dudak ya da çene titremesi
  • Yüzde çeşitli tikler oluşması
  • Nörolojik problemler
  • Yumrukları sıkma

Kekemeler, heyecanlandıklarında, yorgun olduklarında, stres altındayken, telaşlıyken ya da bir baskı altındayken daha fazla kekelerler. Bir gruba konuşma gerçekleştirmek gibi durumlarda semptomlar artış gösterir. Öte yandan kekeme insanların kendi kendilerine konuştuklarında, şarkı söylediklerine ya da başka biriyle aynı konuşmayı yaptıkları anlarda sorunsuz konuştukları görülebilir.

Kekemelik Neden Olur?

Araştırmacılar, gelişimsel kekemeliğin altında yatan nedenleri incelemeye devam etmektedir. Ortak düşünce, çeşitli faktörlerin birleşmesiyle ortaya çıkmasıdır. Olası nedenler ise şu şekildedir:

  • Konuşma motoru anormallikleri: Çeşitli araştırmalar, konuşma kontrolündeki zamanlamaların, duyusal problemlerin ve motor koordinasyon sorunlarının bu hastalığa neden olabileceğini ortaya koymaktadır.
  • Genetik sebepler: Hastalık, aile içerisinde daha yoğun görülme eğilimindedir. Bu da kalıtsal anormalliklerden dolayı oluşabileceğini göstermektedir.

Akıcı konuşma, gelişimsel kekemelik dışındaki sebeplerden dolayı da bozulabilmektedir. İnme, beyin hasarına neden olan bir travma ya da diğer beyinsel problemler, yavaş konuşmaya, duraklamaya ya da çeşitli sesleri tekrar etmeye (nörolojik kekemelik) sebep olabilir. Akıcı konuşma kimi zaman duygusal problemlere bağlı olarak da bozulabilmektedir. Normalde kekelemeyle ilgili herhangi bir sorunu olmayan bir insan, gergin olduğu anlarda ya da baskı altında hissettikleri zamanlarda kekelemeye başlayabilir. Öte yandan, duygusal bir travma sonrasında ortaya çıkan psikolojik kekemelik oldukça nadir görülse de, zaman zaman karşılaşılabilecek bir durumdur ve gelişimsel kekemelikle herhangi bir alakası yoktur.

Komplikasyonlar

  • İnsanlarla iletişim problemleri yaşama
  • Genel olarak konuşmaktan kaçınma ve endişe duyma
  • Sosyal hayatta, okul hayatında ya da iş hayatında başarısız olma
  • Zorbalığa uğrama veya alay konusu haline gelme
  • Özgüven eksikliği yaşama

Kekemelik Tedavisi

Peki, kekemelik nasıl geçer? Kekemelik için öneriler nelerdir? Uzman bir hekim tarafından gerçekleştirilen değerlendirmenin ardından eğer teşhis koyulmuşsa, hem yetişkinler için hem de çocuklar için birkaç tedavi yöntemi bulunmaktadır. Her hasta için birbirinden farklı yaklaşımlar faydalı olur. Çünkü hastaların bireysel problemleri, ihtiyaçları ya da onlar için yararlı olabilecekler değişiklik gösterir.

Tedavi ile kekemelik tümüyle ortadan kaldırılamayabilir. Ancak aşağıda yer alan beceriler gelişebilir:

  • Akıcı konuşma
  • Etkili iletişim
  • Sosyal hayat, eğitim hayatı ve iş hayatında daha katılımcı olma

Kekemelik tedavisinde uygulanan yaklaşımlar şunlardan oluşur:

  • Konuşma terapisi: Konuşma terapisiyle hastalara konuşmalarını yavaşlatmaları ve kekelediklerinin farkında olmaları öğretilebilmektedir. Konuşma terapisi ilk zamanlarında yavaş konuşmayı teşvik etse de, zamanla normal konuşmaya başlanabilir.
  • Elektronik cihaz tedavileri: Konuşmanın akıcılığını artırabilmek için çeşitli elektronik cihazlar kullanılmaktadır. Bu cihazlar, işitsel geri bildirim sağlayarak, konuşmanın yavaşlatılmasını zorunlu kılar. Aksi şekilde hızlı konuşulduğu zaman cihaz, sesin bozuk çıkmasını sağlar. Bir diğer cihaz ise konuşmanın taklit edilmesini sağlamaktadır. Kekemelerin büyük bölümünde, başka birisiyle birlikte aynı konuşmayı yaparken kekemelik yaşanmamaktadır. Bu cihazın sesi taklit etmesi, başka biriyle birlikte aynı konuşmayı yapma hissi doğurur ve kekemeliği ortadan kaldırabilir.
  • Bilişsel davranışçı terapi: Bu terapi ile hastalığa neden olan düşünce biçimlerinden kurtulmak mümkün olabilir. Bununla beraber, sorunlara neden olan stresin, kaygının ya da özgüven problemlerinin ortadan kalkması da sağlanabilir.
  • Aile içi iletişim: Tedavinin başarılı olabilmesi için, ebeveynlerin de tedaviye katılması büyük önem taşır. Tedavi teknikleri evde de uygulanmaya devam etmelidir.

Kekemeliğin ilaçla tedavisi için çeşitli araştırmalar yıllarca yapılıp, halen de yapılmaya devam etmektedir. Ancak olumlu etkiye sahip olan herhangi bir kekemelik ilacı bulunamamıştır. Piyasalarda kekemelik ilacı adı altında uygulanan dolandırıcılık yöntemlerinden uzak durmanız ve en kısa sürede bir çocuk psikiyatri kliniğinden randevu almanız gerekmektedir.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.