Lenfödem Hastalığı

Lenfödem Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Lenfödem, lenfatik sistem bozukluklarından kaynaklı olarak hücrelerin arasında bulunan sıvının artması şeklinde tanımlanabilir. Hangi sebeple olursa olsun lenfatik sistem, görevlerini yerine tam getiremiyorsa ya da damarın sıvıyı doğru halde drene etmesinde problemler varsa, dokuların içerisinde sıvı birikimi meydana gelebilmektedir. Birikme yapan sıvı seviyesi, lenfatik sistemin taşıyabileceği miktardan fazlaysa lenfödem hastalığı söz konusudur.

Lenfödem Nedir?

Kolun ve bacağın şişmesi halinde oluşan lenfödem hastalığı, lenf bezlerinde yaşanan tıkanmanın bir sonucu olarak meydana gelir. Hücrelerin arasında bulunan sıvının belli bir seviyede durabilmesi için, devamlı süzülerek kan dolaşımına karışması gerekmektedir. Lenf sıvısının lenf sistemince kontrolünün sağlanması gerekmektedir. Lenf bezlerinin, kanallarının ya da düğümlerinin hasara uğraması veya doğuştan gelen problemler olması, sıvı seviyelerinde dengesizliklere neden olabilir. Lenf bezlerinin tıkanması, lenf sıvısının kana süzülmesine engel olarak, kolda lenfödem ve bacakta lenfödem oluşmasına neden olabilir. Toplum dilinde bu hastalığa fil hastalığı da denilmektedir. Lenfatik sistemin doğru çalışamamasından kaynaklı olarak, lenfödem kronik bir hastalığa dönüşebilir. Belirtilerin ortaya çıkmasıyla birlikte erkenden tedaviye başlanmaması halinde, hastalığın kötüleşmesi beklenir.

Lenfödem Belirtileri

Lenfödemin en çok karşılaşılan belirtisi şişliktir. Bedenin çok sayıda noktasında ortaya çıkabilen bu hastalık, çoğu zaman kollarda ve bacaklarda kendisini gösterir. Hastalar, giysilerini kullanmakta güçlük çekerler. Şişlikler, hastalığın erken evresinde kendi kendine çıkıp azalabilir. Bu durum, hastaların tedavi sürecini geciktirmesine neden olur. Ancak, tedavide geç kalınması halinde, şişlikler kalıcı bir hale gelmeye başlarlar. Genel olarak lenfödem belirtileri şunlardır:

  • Parmaklarda ve parmak aralarında şişlikler. Lenfödem bacak ve kol gibi organların çevresinde de yoğun şişlikler ortaya çıkmasına neden olabilir
  • Şişliklerden duyulan rahatsızlık ve ağrı
  • Hastanın vücudunda hissettiği ağırlık ya da sıkılık hissiyatı
  • Belli başlı hareketlerin eskisine göre daha zor yapılması
  • Deri sertleşmesi
  • Enfeksiyon oluşumu
  • Deride kıvrımlar oluşmaya başlaması
  • Siğil tarzı oluşumlar gözlenmesi
  • Deriden sıvı sızıntıları görülmesi

Lenfödem sebebiyle ortaya çıkan şişliklerin, ilk zamanlarda hastayı fazla etkilememesi, tedavinin geciktirilmesine neden olur. Ancak, tedavinin daha da geciktirilmesi halinde, hastanın hareket özgürlüğü kısıtlanmaya ve ciddi problemlerle karşılaşmaya başlaması beklenir. Hastanın genel sağlık durumuna göre belirtilerin şiddeti değişiklik gösterebilir.

Lenfödem Neden Olur?

Lenfödemin temel nedeni, lenf sıvılarının kan dolaşımına aktarılması yerine bir takım sebeplerle deri altında birikmesi halinde oluşur. En çok karşılaşılan neden, lenf bezlerinin kanser tedavisi sürecinde alınmasıdır.

Bazı kanser hastalarında, kanser hücreleri tarafından lenfatik damarlar tıkanabilmektedir. Bu durum, lenf sıvılarının hareketliliğini engeller. Bu da önemli nedenler arasında yer alır. Lenfödemin diğer nedenleri ise şunlardır:

  • Kanser hastalarında radyasyon tedavisi
  • Ameliyat sonrası lenf bölgelerinin zarara uğramış olması
  • Çeşitli travmalar
  • Mantar hastalıkları
  • Çeşitli enfeksiyonlar
  • Sivrisinek ısırığı ile bulaşacak parazitler
  • Kalıtsal hastalıklar

Tedavi Yöntemleri

Lenfödemin kendine has ve net bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak, hücrelerin kendi arasındaki sıvı biriktirme durumunu azaltmak, lenf sistemi içerisindeki sıvı hareketliliğini basitleştirmek ve çok daha fazla hareketliliğin yaşanmasını sağlamak için lenfödem tedavisi uygulanabilmektedir. Bu tedavi yöntemine dejonjestik lenfatik tedavi adı verilmiştir. Bu tedavi tekniği, lenfödemin iyileşmesi ve ortadan kalkması için değil, lenfödeme bağlı komplikasyonların azaltılması ve hastanın günlük yaşamına rahatlıkla devam edebilmesi içindir. Öte yandan, kişiye özel sıkı giysiler yardımıyla, biriken sıvının bölgeden uzaklaştırılması da sağlanabilmektedir. Böylece şişlikler azalabilir.

Tedavide bir dermatoloji uzmanından da yardım alınır. Dermatolog, hastanın gerek duyduğu cilt bakımını ve temizliğini uygulatır. Dermatoloji uygulamaları sayesinde, hastanın enfeksiyon riski olabilecek en az seviyeye indirilir.

Hastanın yapacağı egzersizlerle, o bölgedeki kasların daha fazla çalışması sağlanır ve böylece lenf drenajı daha güzel şekillerde gerçekleşir. Bu kapsamda hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna uygun bir egzersiz programı düzenlenmesi faydalı olacaktır.

Hastaya uygulanacak olan özel masaj teknikleriyle de lenflerdeki sıvı hareketliliği artırılabilir. Bu tarz masajlara manuel lenfatik drenaj adı verilmektedir.

Bütün bu tedavi teknikleriyle, hastanın gündelik yaşamı kolaylaştırılır ve hayatın daha konforlu olması sağlanır.

Kimi hastalarda, lenfödeme bağlı oluşan kötü görüntü, psikolojik problemlere yol açabilmektedir. Böyle durumlarda doktorun da uygun görmesi halinde hasta, psikolog ya da psikiyatri birimlerine sevk edilebilir.

Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Lenfödem ameliyatı alanında gelişen yenilikçe yaklaşımlar, tıkanan lenf damarlarının yanında bulunan küçük toplardamarlara anastomoz edilmesini kolaylaştırmıştır. Ameliyat sonrasında lenfatik akım hızlanır. Erken teşhis edilen hastaların büyük bölümünde, lenf bezi bypassı faydalı olmaktadır. Hızlı etki gösteren bu tedavi yöntemi, ortalama 12 ay sonra etkisini kaybeder. Bunun yanında, vücudun sağlıklı bir bölgesinden alınan lenf bezlerinin, problemli bölgeye nakledilmesi de mümkündür. Ancak bu tedavinin faydalarını göstermesi için 6 ile 9 ay arasında beklemek gerekir.

Eğer lenfödem belirtileri ile karşı karşıya olduğunuzu düşünüyorsanız, en yakın sağlık kuruluşuna giderek doktorunuzla görüşmeniz gerekmektedir. Doktorunuz, yapacağı detaylı muayenenin ardından, lenfödemi teşhis edecek ve harekete geçecektir. Tedaviye erkenden başlanması, ileride oluşabilecek diğer ciddi problemlerin de önüne geçme açısından olukça önemlidir. Lenf kanseri hakkında merak edilen her şeyi anlattığımız yazımızı da okuyabilirsiniz.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.