Nomofobi Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Nomofobi Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Klostrofobi, araknofobi, akrofobi… Günümüzde artık hemen hemen her şeyin bir fobisi var. Modern dünyanın yeni fobisi de nomofobi oldu. Peki, nomofobi yani telefon bağımlılığı nedir? Bir teknoloji hastalığı olarak kabul edilebilen telefon bağımlılığı hastalığı belirtileri ve nedenleri nelerdir?

Nomofobi Nedir?

Nomofobi, henüz tam olarak ruhsal bozukluk olarak kabul edilmemiş olsa da, psikiyatrik bir hastalık olarak kabul edilmesi adına çeşitli çağrılar yapılmaktadır. Nomofobi hastaları, telefonlarının şarjları kritik seviyeye indiğinde ya da telefonları yakın çevrelerinde değilse endişe duymaya, panik yapmaya ve stres olmaya başlarlar. Genellikle ayrılık anksiyetesine benzeyen nomofobi, bir dizi tanımlanabilir semptomla beraber kendisini gösterir. Bu semptomlar:

  • Artan kalp atış hızı
  • Artan kan basıncı
  • Nefes darlığı
  • Anksiyete
  • Mide bulantısı
  • Titreme
  • Baş dönmesi
  • Depresyon
  • Rahatsızlık duygusu
  • Korku ve panik

Her ne kadar nomofobi nedir sorusunun yanıtını verebilmek kolay olsa da, hastalığın sınıflandırılmasıyla ilgili çeşitli problemler vardır. Telefon bağımlılığı bir fobi mi, anksiyete mi, yaşam tarzı problemi mi, yoksa bir bağımlılık mı? Bununla ilgili tartışmalar, psikyatri dünyasında halen devam etmektedir.

Nomofobi Tanısı

Nomofobi henüz resmi olarak bir psikiyatrik hastalık olarak kabul edilmese de, dünya genelinde psikiyatrik hastalıkların kriterlerine uygun kriterlere sahip olması sebebiyle bir fobi olarak kabul edilmeye başlamıştır. Bu kriterler şunlardır:

  • Bir nesneye ya da duruma karşı aşırı ve mantıksız korku, endişe
  • Korku duyulan nesneye ya da duruma karşı aniden oluşan endişe
  • Hastanın korkusunun orantısız olduğunu fark etmesi
  • Korkulan nesneden ya da durumdan kaçınma hali
  • Fobiye bağlı rutinler ve alışkanlıklar oluşturma

Bir fobinin genel olarak kriterleri bunlardır. Bu kriterler, telefonları yanlarında olmadığı zaman problemler yaşayan ve telefonlarının her zaman yanında olduğundan emin olmaya çalışan insanların profillerine oldukça uygundur. Fakat, bir konuda fobi teşhisi koyulabilmesi için o konunun kaygı, panik ya da anksiyete bozukluğu ile tam bir şekilde açıklanamıyor olması gerekir. Bu durum nomofobinin tam olarak psikiyatrik bir hastalık olarak kabul edilememesinin temel sebebidir. Çeşitli teoriler nomofobinin, anksiyete bozukluğu, teknofobi veya bağımlılık olarak kabul edilmesi yönündedir. Gerçekten de nomofobi, aslında bir telefon bağımlılığı olarak da tanımlanabilmektedir. Bu yapısıyla fobi olarak değil, bağımlılık olarak kabul edilebilmesi de doğaldır.

Bağımlılık, kaygı ya da fobi… Her ne olursa olsun nomofobi, insanların telefonları yanlarında değilken büyük problemler yaşamalarına neden olmaktadır. İngiltere’deki Bedfordshire Üniversitesi’nden Profesör Gail Kinman’a göre, nomofobinin benzediği çeşitli bağımlılıklar var. Kinman’a göre telefon bağımlılığı, depresyona girmiş ve kaygılar duyan bir insanın sürekli olarak battaniyesinin altına girmesine benziyor.

Telefon Bağımlılığı ve Profesyonel Yaşam

Nomofobi yalnızca zihni etkilemekle kalmaz, insanların duygusal olmasa bile fiziksel olarak iletişimde olmak zorunda kaldığı insanlarla ilişkilerini de etkilemektedir. Dr. Kinman, telefon bağımlılığın iş yaşamını da derinden etkilediğini söylüyor. Telefon bağımlılığının dikkat ve odaklanmayı azalttığını ve iş performansını etkilediğini de ekliyor. Öte yandan gün içerisinde iş için de telefonunu tüm gün kullanan insanların, iş yerinde molalarda dahi telefonlarıyla ilgilenmeleri, iş stresinden uzaklaşamamaya neden olmakta ve zamanla ruh sağlığına zarar verebilmektedir.

Nomofobi ve Eğitim Hayatı

Nomofobinin insan hayatına zararlı etkisi akademisyenlerce de kanıtlanmıştır. ABD’de 500’den fazla diş hekiminin katılımıyla yapılan bir araştırmada, akıllı telefon bağımlılığı ve akademik performas arasındaki ilişki incelendi. Yapılan incelemede öğrencilerin telefon bağımlılığına bağlı olarak yaşadıkları performans düşüşüne dikkat çekildi. Daha da önemlisi, öğrencilerden yüzde 40’a yakını, yaşadıkları performas düşüşünün telefon bağımlılığı yüzünden olduğunu kabul etti.

Nomofobi Tedavisi

Nomofobi tedavisi üzerine yapılan araştırmalarda 4 ana soru üzerinde duruluyor.

  • İletişim kuramamaktan korkuyor musunuz?
  • Bağımlı gibi hissediyor ve kaybetmekten korkuyor musunuz?
  • Bilgiye erişmekten korkuyor musunuz?
  • Akıllı telefonların getirdiği kolaylıklardan vazgeçebiliyor musunuz?

Bu dört soruluk anket, telefon bağımlılığı geliştirebilecek olan insanların risk seviyesini ölçüyor. Ne yazık ki tam olarak teşhis etmeye yaramıyor. Bu da insanların tam olarak hasta olup olmadığını anlamayı güçleştiriyor ve tedavinin gerekliliğini sorgular hale getiriyor.

Nomofobi tedavisi için terapiler kişiler arası danışma, bilişsel davranışçı terapi ve bağımlılık terapisine kadar uzanıyor. Maruz bırakma terapisi de, hastayı fobisine maruz bırakarak ve kademeli olarak gerçek hayat senaryoları kurarak devam ediyor. Tedavi sürecinde hasta ciddi bir farkındalık elde ediyor. Farkındalığın özellikle kadınlar üzerindeki nomofobi eğilimlerini ciddi oranda azalttığı bilinmektedir.

Bireysel Tedavi

Nomofobi tedavisinde bir başka yöntem de, kendi kendine tedavidir. Ruh sağlığı uzmanları hastalarının telefonlarının kontrollerini kendi ellerine almak yerine, hastanın telefon kontrolünü nasıl kendi kendisine ele alabileceği konusunda eğitim verirler. Bu eğitimler 4 ana başlıkta incelenebilir:

  • Zamanlama: Hastalara özellikle akşam saatlerinde günlük birkaç saat kadar telefonlarını kontrol etmeyi bırakmaları tavsiye edilir.
  • Sosyal Medya: Teknoloji hastalığı yaşayan insanlara özellikle sosyal medya konusunda da çeşitli uyarılarda bulunulur. İnsanlarla yüz yüze görüşmeleri ya da farklı yöntemlerle bağlantı kurmaları önerilir.
  • Bildirimler: Uygulamalardan sürekli gelmekte olan bildirimlerin kapatılması tavsiye edilir. Bildirimler ne kadar fazla olursa, hastalar telefonlarına o kadar fazla bağlanmaktadırlar.
  • Temizlik: Bir akıllı telefon, uygulamalar, oyunlar ve fotoğraflarla doluysa, bunlardan belli bir bölümünü silmek, hasta için bağımlılığı azaltıcı yeni duygular keşfetmeye yarar. Bu işlem hem telefonun hem de zihnin temizlenmesi anlamına gelmektedir.

Elbette bağımlı bir insan için bu dört adımın uygulanması hiç de kolay olmayacaktır. ABD’de bu dört maddelik uygulama için yapılan araştırmada şu sonuçlara varıldı: Hastaların yüzde 47’si tedaviye katılım gösterdiler. Bunlardan da sadece yüzde 30’u dört maddeyi de kusursuz uygulayabildi.

Dijital Detoks

Dünya genelinde toplumlar, nomofobi hastalığı ile mücadele edebilmek için kendi kendilerine çeşitli mücadele teknikleri de üretmeye başladılar. Örneğin Çin’de dijital detoks kampları kurulmaya başlandı. Nomofobi belirtileri gösteren ve bu kamplara katılan insanların büyük bir bölümü, teknolojiden bir süreliğine de olsa uzak kalmaya başlıyor. Teknoloji detoksunu yine akıllı telefonlar üzerinden teşvik eden çeşitli uygulamalar da vardır. Akıllı telefon bağımlılığına karşı yine telefona uygulama yükleme fikri her ne kadar gülünç gelse de, radikal önerilerde bulunan uygulamalar elbette var.

Yeni Epidemi: Nomofobi

Teknoloji insan yaşamının birçok yönünü ele geçirmiş bir şekilde yönetmeye devam ederken, insanların aklına hiç kuşkusuz, “Nomofobi yeni epidemi mi?” sorusu gelmektedir. Uzmanlara göre hastalar telefonlarına, gün geçtikçe daha fazla bağlanmaya ve uzaklaşmaktan gün geçtikçe daha fazla korkmaya başlıyorlar. Telefonlarından uzak kaldıkları durumlarda yüksek seviyede anksiyete gösterebiliyorlar. Anksiyete, panik ve stres, özellikle takipçi sayısı yüksek olan insanlarda daha fazla görülüyor.

Yaşlılar arasında da giderek artan bağımlılık haline gelen telefon kullanımına dair kanıtlar da artıyor. Gençler ne olursa olsun kendi kendilerine çeşitli kurallar koyabilseler de, yaşlı insanlar bu sorunu pek umursamadan telefona bağımlı yaşamaya devam ediyorlar. Elbette gençler, yaşlılara göre daha fazla telefon kullanmaktalar. Bu durum nomofobi açısından yapılan araştırmaların sonucunda gözlemleniyor.

Sonuç olarak, tarihteki bütün büyük değişikliklerde olduğu gibi, akıllı telefon çılgınlığı için de ahlaki bir panik oluşmuş durumda. Bu ahlaki panik durumu, nomofobi hastalığının bir epidemi haline gelmesinin önüne geçecektir. Az sayıda insan gerçekten bağımlılık seviyesinde telefon kullanacak ve telefonundan uzak kalma korkusuyla zayıf düşecektir. Bu insanların sayısı muhtemelen çok az olarak kalmaya devam edecektir.