Böbrek Tümörlerinde Tedavi

Böbrek Tümörlerinde Tedavi

Böbrekte olan kitleler iyi huylu (Benign, Selim) kitleler ve kötü huylu (Malign, Habis) kitleler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Tıpta bu tür kitlelere tümör denmektedir.

Böbrekte tümöral kitlelerinin büyük çoğunluğu (%80’den fazlası) kanser türü malign tümörlerdir.

Bundan dolayı tedavi edilmediklerinde hayati tehdit oluşturabilmektedir. Hızla yayılır ve kısa sürede hastanın ölümüne yol açabilmektedir. Tekraren vurguluyorum:

Bu durum gecikmiş ve tedavi olmamış hastalar için söz konusudur.

Hastalığın önemini ve ciddiyetini vurgulamak için hemen girişte dile getirdim.

Böbrek tümörlerinde de diğer kanser türlerinin çoğunda olduğu gibi net bir sebep bulunamamıştır. Ancak sigara ve yüksek tansiyon risk faktörleri olarak bilinmektedir.

Belirtiler Nelerdir, Nasıl Tanı Konur?

Görüntüleme yöntemlerinin yaygın olmadığı eski dönemlerde böbrek kanserli hastaların çoğu maalesef ileri evre veya metastatik hastalık olarak hekime müracaat ederlerdi. Bu hastalar karında ele gelen kitle, idrarda kanama ve karın üst bölümünde ağrı ile hekime başvururdular. Ancak günümüzde bu klasik üçleme daha erken dönemde tanı konulduğundan çok nadiren görülmektedir.

Günümüzde tanı görüntüleme yöntemleriyle konulmaktadır. Bunların başında da daha yaygın uygulandığı için ultrasonografi (USG) gelmektedir. Yine tomografi ve MR görüntülemeler ile tanı konulmaktadır.

Bu görüntülerin çoğu başka bir sebeple istenmiş olabilir. Örneğin safra veya sindirim rahatsızlığı sebebiyle istenen tüm batın ultrasonografisi ile tanı konulabilir. Yine akciğer tomografisi istenmiş bir hastada rastlanabilir. Bel ağrısı için çekilen MR’da teşhis edilebilir.

Böbrek Kanserlerinin Teşhisinde Biyopsinin Yeri

Böbrekte rastlanan bir kitle ilaçlı tomografi veya MR ile çoğunlukla kanser olup olmadığı hakkında yeterli fikri verir. Böbrekteki kitle verilen görüntüleme ilacını (kontrast madde) tutar yani boyanır ise habistir.

Yinede böbrek kitlelerinin %15-20’si iyi huylu tümörlerdir, yani kanser değildir. Bu hastalarda klasik tedavi böbreğin ameliyatla alınması olduğu için acaba kanser olmadığı halde böbreğin alınmasını engelleyebilirmiyiz sorusu akla gelmektedir.

Biyopsi için en uygun hastalar kitlelerinin iyi huylu olduğu düşünülen hastalardır. Yine tercihen kitle boyutu 4 santimetrenin altında olan hastalarda biyopsi tercih edilir. Daha büyük kitlelerde ameliyat tercihi daha doğrudur.

Böbrek Kanserlerinde Tedavi

Böbrek kanserlerinde esas tedavi seçeneği cerrahidir. Klasik kemoterapinin veya radyoterapinin kitleyi yok etmede veya tedavi etmede yeri yoktur. Kanser hücreleri kemoterapiye de ışın tedavisine de dirençlidir.

Bazen kemik metastazlarına radyoterapi ağrı giderilmesi ve lezyonun yok edilmesi amacıyla uygulanabilir.

Son yıllarda geliştirilen hedefe yönelik kemoterapi ajanları, metastaz gelişmiş hastalarda kullanılmaktadır. Yine bazı olgularda kitlenin küçülmesini sağlayarak ameliyat edilebilir duruma getirmeyi denemek amacıyla uygulanmaktadırlar.

Hastalıktan kurtarıcı esas tedavi cerrahi tedavidir. Cerrahi tedavi ya böbreğin tamamen alınması yani radikal nefrektomi ameliyatı ya da sadece kitlenin alınıp kalan böbrek dokusunun korunması yani parsiyel nefrektomi ameliyetı şeklinde uygulanabilir.

Her iki yöntem açık veya laparoskopik olarak uygulanabilir.

Yöntem seçimi hem hastalıkla ilgili faktörlerle, hem de hasta hekim tercihleriyle karar verilerek uygulanır.

Sadece böbrekteki kitlenin mi alınacağını yoksa böbreğin mi tamamen alınacağını, kitlenin bazı özellikleri belirler. Kitlenin boyutu, böbrek damarlarıyla veya idrar havuzuyla olan ilişkisi veya böbreğin parankim dediğimiz et dokusuna gömülü olması gibi bazı özellikler, radikal nefrektomi veya parsiyel nefrektomi tercihini hastaya sunmak için belirleyici olur. İlke olarak mümkün olduğunca organ koruyucu yaklaşımı tercih etmekte ve uygulamaktayım.

Radyofrekans ve Kriyoterapi gibi alternatif tedaviler, küçük kitlelerin tedavisinde cerrahi olamayan hastalara alternatif sunulabilir.

Sonuç olarak vermek istediğim mesaj; böbrek kanserleri erken evrede tanı konulmuşssa cerrahi olarak çok yüzgüldürücü sonuçlarla tedavi edilebilmektedir. Aynı ifadeleri metastaz yapmış evre için kullanmak maalesef mümkün değildir.

Hem erken tanı, hem de tanı konduktan sonra gecikmeden tedavi, sağ kalım için en yüksek oranı yakalamanın tek yoludur.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.