Dermatolojik Cerrahi

Dermatolojik Cerrahi

Değişim gösteren dünya şartlarına bağlı olarak giderek artış gösteren cilt kanserine karşı, dermatolojik cerrahi çalışmaları popülerliğini arttırmaktadır. Bazalyom, melanom gibi çeşitli cilt kanserlerinin giderek artış göstermesiyle birlikte, yeni tanı ve tedavi yöntemleri de ortaya çıkmaya başlamıştır. Avicenna Ataşehir Hastanesi Dermatolojik Cerrahi uzman hekimleri anlattı.

Dermatolojik Cerrahi Nedir?

Dermatolojik cerrahi, dermatoloji bölümünün bir alt dalı olarak, cerrahi işlem yardımıyla hastalıkların tedavi edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu cerrahi işlemler, genel olarak akla ilk gelen kesi atma ve ameliyat yapma şeklinde değil, sıcak veya soğuk uygulamaları gibi işlemleri de içermektedir. Örneğin cilt kanseri gibi ciddi hastalıkların tedavisinde, öncelikle biyopsi yapılarak tanı netleştirilir, sonra da dermatolojik cerrahi teknikleriyle tedaviye başlanır.

Deri Biyopsisi

Deri biyopsisi, hastalığın ortaya çıktığı yerden cilt örneği alınması olarak tanımlanabilir. İşlem için hastaya lokal anestezi yapılır. Hastanın cildinden 3 ile 5 milimetre boyutlarında olacak şekilde bir örnek alınır ve patoloji bölümüne gönderilerek, incelenmesi istenir. Deri biyopsisi sonrası, hastalıklı bölge temizlenir ve daha sonra da bandajla sarılır. Patoloji sonuçlarının gelmesinin ardından da, gereken tedavi süreci başlatılır. Deri biyopsisi, oldukça basit ve güvenli bir uygulamadır. Fakat, hemen hemen her uygulamada olduğu gibi, deri biyopsisinde de bir takım ufak riskler bulunmaktadır. Bunlar; enfeksiyon oluşması, kanama yaşanması ya da morarma görülmesi gibi risklerdir. Kimi zaman yapılan biyopsinin büyüklüğüne göre, dikiş atılması ihtiyacı doğabilir.

Cilt Biyopsisi Çeşitleri

  • Eksziyonal Deri Biyopsisi: Derideki şişmenin, anormal durumun ya da problemin ufak bir bıçakla alınmasıdır. Söz konusu bölge 2 ile 5 milimetre aralığındaysa, bıçak değil punch isimli ovak kesiciler kullanılır. Hastalıklı bölge alınırken, bir miktar sağlıklı deri de önlem amacıyla alınmaktadır. İşlem esnasında ve sonrasında görsel yönden de dikkatli olmak gerekir. Eksizyon bölgesine dikiş atılır ve iyileşmesi için zamana bırakılır. Hastadan alınan doku incelenmesi ve tanı koyulabilmesi için patoloji bölümüne gönderilir.
  • İnsizyonal Deri Biyopsisi: İnsizyon normal dışı bir görüntüye sahip olan kısmın, sağlıklı görülen bölgeye göre merkezinden ufak bir doku örneği alınması olarak tanımlanabilmektedir. Riskli olduğu şüphesi duyulan doku patoloji bölümü uzmanları tarafından incelenir ve tanı koyulur.

Elektrokoterizasyon Dermatolojik Cerrahi

Dermatolojik cerrahide sık olarak uygulanan tedaviler arasında yer alan elektrokoterizasyon, elektro koter adı verilen bir cihaz yardımıyla yapılmaktadır. İşlem esnasında doku yakılabilir, kesilip biçilebilir. Lokal anestezi altında yapılan bir işlemdir. Bu cihaz, elektrik enerjisini ısıya dönüştürme özelliğine sahiptir ve ciltteki lezyonları yakarak yok etmeye yarar. Elektro koter cihazıyla tedavisi yapılabilecek dermatolojik hastalıklar aşağıdakiler gibidir:

  • Siğil
  • Nasır
  • Et beni
  • Deri boynuzu
  • Tırnak batması
  • Molloskum
  • Seboreik keratoz
  • Molloskum

Siğil Tedavisinde Dermatolojik Cerrahi

Elektrokoterizasyon yöntemiyle dermatolojik cerrahi, sıklıkla siğil tedavisinde kullanılmaktadır. İnsan bedeninin çeşitli yerlerinde görülebilen siğiller, cilde oturan virüsler nedeniyle kendisini göstermektedir. Siğiller, hastalara ciddi rahatsızlıklar doğurabilmektedir. Siğiller, hastaların tıbbi anlamda problemler yaşamasına neden olmasa da, el, ayak, genital bölge gibi yerlerde çıkması ve temasla yayılmasından kaynaklı olarak rahatsızlık verici bir hastalık olarak bilinir. Genellikle ilaç ve kremlerle yok edilmeye çalışılan siğiller, dermatolojik cerrahi yöntemi olan elektrokoterizasyon ile kesin olarak çözüme kavuşturulabilir. Bunun nedeni, deriye yerleşen virüslerin siğilleri oluşturmasıdır. Bu virüslerin elektro koter ile temizlenmesi, sorunu kökten çözecektir. Elektrokoterizasyon tekniğiyle siğil yakma işleminin ardından, hastanın cildinde iz kalması beklenmemektedir. Hastanın durumuna ve işlemi gerçekleştiren doktorun tecrübesine bağlı olarak kimi zaman ufak izler kalabilir.

Kriyoterapi

Kriyoterapi en basit tanımıyla bir dondurma işlemi olarak tanımlanabilir. Farklı bir dermatolojik cerrahi yöntemi olan bu teknik ile, hastanın cildindeki problemli yere likit nitrojen gazı verilir. İşlem esnasında çok dikkatli ve kontrollü olunması gerekmektedir. İşlem sonrasında uygulamanın gerçekleştirildiği bölgede erime yaşanır. Neredeyse -196 derecelik soğuğu yaşayan hastalıklı bölge, şişebilir, su toplayabilir, kabuk bağlayabilir, kızarabilir ve morarabilir. Fakat, bu yöntem ile siğillerin tedavi edilmesinde oldukça büyük başarı elde edilmektedir. Siğillerin tekrar görülme ihtimali, diğer tedavilere nazaran oldukça azalmaktadır. Deride kalıcı bir hasar yaratmadığı için, diğer uygulamalara göre çok daha güvenli olarak görülmektedir. Anestezi ihtiyacı bulunmadığı için, doktor tarafından oldukça basit biçimde hastaya uygulanabilir ve hasta, işlem sonrasında hemen günlük yaşamına geri dönüş yapabilir. Alternatif bir dermatolojik cerrahi yöntemi olan kriyoterapi ile tedavi edilebilecek cilt hastalığı listesi aşağıdaki gibidir:

  • Siğiller
  • Güneş lekeleri
  • Deri kistleri
  • Keloid
  • Molloskum Kontagiozum
  • Akne
  • Seboreik – Aktik Keratoz
  • Tırnak Batığı
  • Dermatofibrom
  • Alopesi Areata
  • Bazal Hücreli Deri Kanserleri
  • Deri tümörleri
  • Keilit

Kriyoterapiden sonra, işlem yapılan yerde şişme, su toplama ve ağrı gibi durumlarla karşı karşıya kalınabilmektedir. Hastalar, doktorların verdikleri ağrı kesici ilaçları kullanarak, ağrıların dinmesini sağlayabilir ve işlem yapılan bölgenin iyileşmesini beklemeye koyulabilir. Kriyoterapi ile kesin sonuç alabilmek için birden fazla seans yapılması gerekebilir. Seans sayısını, hastalığın büyüklüğü, yaygınlığı ve derinliği belirlemektedir. Kaç seans işlem yapılacağına deri ve zührevi hastalıklar uzmanı karar verecektir.