Hidrosel Nedenleri ve Tedavisi

Hidrosel (Su Fıtığı): Nedenleri, Türleri ve Tedavileri

Hidrosel, halk dilinde su fıtığı olarak bilinmektedir. Özellikle yenidoğan bebeklerde yaygın olarak görülür. Bununla birlikte genellikle tedaviye ihtiyaç duyulmadan, kendiliğinden bebek 1 yaşına gelene kadar kaybolur.

Hidrosel Nedir?

Erkeklerde testisi saran kesede sıvı toplanması sonucu şişlik oluşması durumuna hidrosel adı verilmektedir. Hem yetişkin erkeklerde hem de bebeklerde görülebilen bu sağlık sorununa, daha yaygın olarak yenidoğanlarda rastlanmaktadır. Bununla birlikte hidrosel bebeklerde bir doğum anomalisi olarak görülürken, daha yetişkin erkeklerde testis torbasının(skrotum) iltihaplanması ya da yaralanma olması sonucu gelişmektedir.

Hidrosel Nasıl Olur?

Erkeklerde spermlerin bulunduğu testis torbası, çift tabakalı bir zarla sarılıdır. Bu zar, üreme organını koruyucu bir etkiye sahiptir. Aynı zamanda tabakalar arasında spermlerin dış uyaranlara karşı kendilerini korumalarını sağlayan bir sıvı bulunmaktadır. Bu sıvı bir yandan da spermlerin daha rahat hareket etmelerini sağlar. Ancak mevcut sıvı tabakaların yalnızca biri tarafından salgılanmaktadır. Diğer tabakalar ise emilim görevini görürler. Yani, sıvı bir tabaka tarafından salgılanırken diğer tabaka tarafından emilmektedir. Sağlıklı bir erkek vücudunda bu süreç normal bir şekilde ilerlerken, dengelerin bozulması halinde tabakalar arasında bulunan sıvıda bir artış olur. Bundan sonra testis torbası şişerek içi dolu bir kese halini alır. Ortaya çıkan bu keseye su fıtığı veya hidrosel adı verilmektedir.

Hidrosel Belirtileri

Genellikle bir hidroselin, tek belirtisi testislerde görülen şişliktir. Oluşan şişlikler genel olarak ağrısızdır ve zamanla yavaş bir şekilde büyür. Bununla birlikte su fıtığı iyi huylu olup kansere dönüşmez. Tedavisi ise hastanın şikayetlerine göre belirlenmektedir. Hastada gelişen hidroselin büyüklüğüne, hissedilen ağrıya ve herhangi bir farklı sorun yaratıp yaratmadığına bağlı olarak tedavi yapılmaktadır. Bebeklerde su fıtığı ise, sıklıkla doğum sonrası torbalarda şişlik şeklinde görülmektedir. Bu şişlik, karın içi basıncının artması ile ara ara daha belirgin bir hale gelir. Bunların yanında çocuk hidroseli, fıtık ile birlikte de ortaya çıkabilmektedir. Bu durumlarda mutlaka cerrahi tedavi uygulanırken, fıtıksız görülen hidroselin kendi kendine düzelmesi beklenmektedir. 2 yaşına kadar düzelmeyen su fıtığı ise ameliyat ile tedavi edilmektedir.

Hidrosel Nedenleri

Doğumdan önce gelişen su fıtığı, normal gelişim sürecinde bebeğin üreme organlarında meydana gelen bir bozukluk olması sonucu ortaya çıkmaktadır. Normal şartlarda, gelişmekte olan bebekte testisler, karın boşluğundan skrotuma doğru iner. Testislerin her birine eşlik eden kese, içerdeki sıvının testisleri sarmasına olanak tanır. Sonunda keseler kapanarak, sıvının emilmesi sağlanır. Ancak bazı durumlarda keseler, sıvı emilmeden önce kapanır ve sıvı dışarda kalır. Genellikle dışarda kalan bu sıvı bir veya iki yıl içinde yavaş yavaş emilir. Bunun dışında bazen kese açık kalarak sıvının karın içine geri akmasına neden olur. Bunun sonucunda da kasık fıtığı meydana gelmektedir.

Erişkin erkeklerde ise su fıtığı genellikle bir yaralanma veya enfeksiyon sonucu meydana gelmektedir. İnflamasyon, testiste veya testisin arkasında bulunan küçük, sarmal tüplerde oluşan bir enfeksiyondan kaynaklanabilir.

Risk Faktörleri ve Komplikasyonlar

Birçok su fıtığı, doğum esnasında mevcuttur. Yenidoğan erkek çocukların en az yüzde 5’inde bu sağlık sorununa rastlanmaktadır. Erken doğumlarda genellikle su fıtığı riski biraz daha fazladır. Daha sonraki yaşam için erkeklerde skrotum yaralanmaları ve iltihaplanma ile birlikte cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar da hidroseli riskini artıran faktörlerdendir.

Bu hastalık tipik olarak hayati risk barındıran ciddi bir hastalık değildir. Bunun yanında kısırlık gibi sorunlara da neden olmaz. Ancak bu ne kadar ciddi bir hastalık olmasa da bazı durumlarda çeşitli komplikasyonlara neden olur. Bunlar genel olarak şu komplikasyonları içermektedir:

  • Enfeksiyon ve diğer üreme sistemi hastalıkları,
  • Kasık fıtığı,
  • Nadiren testis kanseri.

Hidrosel Tanısı

Bu hastalığı tanılamak için genellikle önce pediatri (çocuk) hekimi tarafından detaylı bir fizik muayene yapılmaktadır. Bu muayene sırasında çoğunlukla tanı konulabilmektedir. Bununla birlikte hidroselin birçoğunda herhangi bir şikayet (ağrı, yanma vb. gibi) görülmemektedir. Ancak doktora başvurular genellikle testiste ağrısız olan şişliklerle ilgilidir. Aynı zamanda skrotumda bir ağırlık hissi veya dolgunluk hissi oluşabilir. Su fıtığı olan erkeklerde ağrı şikayetinin olması genellikle altta yatan bir enfeksiyon veya kasık fıtığı ile ilgili olmaktadır. Doğuştan hidroseli olan bebeklerde, testislerdeki şişlikler tipik olarak sabahları kaybolup, ilerleyen saatlerde ortaya çıkar. Ancak basit su hidroseli de bulantı, kusma, ateş vb. gibi şikayetler görülmemektedir.

Fizik muayene sırasında su fıtığı genellikle, testisin ön kısmında gözlenir. Çoğunlukla tek taraflı olup, sağ tarafta bulunan hidroseli kasık fıtığı ile bağlantılıdır. Enfeksiyon olmaması durumunda su fıtığının oluştuğu yerde kızarıklık ya da renk değişikliği gibi sorunlar görülmez. Bununla birlikte karanlık bir odada testis torbasına ışık tutulduğu zaman şişliklerin nedeni su fıtığı ise ışığı geçirir. Bu duruma transülliminasyon adı verilmektedir. Doğumsal su fıtığında ise, bebek yatarken ya da muayene sırasında şişlikler kaybolur. Ancak çocuk ayakta iken veya ağladığında belirginleşmektedir.

Tanılama yapılırken, hastalığı doğrulamak için muayenenin yanında inguinal-skrotal ultrasonografi yapılmaktadır. Bu ultrasonda testisler ve çevresindeki tüm anormallikler gözlenebilmekte ve diğer kitle, fıtık oluşumları da tespit edilebilmektedir. Bunun yanında ihtiyaç duyulması halinde renkli Doppler ultrasonografisi de çekilebilir.

Hidrosel Tedavisi

Yukarda da belirttiğimiz üzere yenidoğan bebeklerde görülen hidroseli, çoğunlukla kendiliğinden kaybolmaktadır. Ancak herhangi bir yaştaki çocuk için düzenli muayenelerde su fıtığı kontrolünün de yapılması çok önemlidir. Bu sayede günlük yaşamda ebeveynler tarafından fark edilemeyen su fıtığı, muayene sırasında erkenden teşhis edilebilir. Bununla birlikte muayene ile bebekte bu sağlık sorununa neden olan, altta yatan bir hastalık olup olmadığı da kolayca tespit edilebilir.

Kendiliğinden kaybolmayan su fıtığının tedavisi tipik bir prosedür olan cerrahi yöntemdir. Hidroselektomi olarak adlandırılan hidrosel çıkarma ameliyatı genel veya bölgesel anestezi ile yapılabilmektedir. Bunların yanında müdahale gerektiren hidrosel tedavi edilmezse, enfeksiyon ve çok nadiren tümöre neden olabilmektedir.

Hidrosel Ameliyatı (Hidroselektomi)

Halk arasında su fıtığı ameliyatı olarak da bilinen hidroselektomi, anestezi altında hidroselin çıkarılması işlemidir. Bu operasyondan önce ve sonra koruyucu amaçlı antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. İşlem esnasında skrotumda ya da alt karın bölgesinde bir kesi yapılmaktadır. Bundan sonra hidrosel kesesi çıkartılarak kasık fıtığı varsa onarılır. Bununla birlikte su fıtığı ameliyatı yaklaşık bir saat sürmektedir. Daha sonra içerde sıvı birikmesini önlemek amacıyla operasyon sırasında testis torbalarına dren yerleştirilir. Ameliyatın ardından hasta 1 veya 2 gün gözlem altında tutulmaktadır. Her şey yolunda gittiği taktirde dren çıkarılarak hasta taburcu edilir.

Hidrosel Ameliyatı Sonrası

Hidroselektomi sonrası hastanın evde birkaç gün istirahat etmesi gerekir. Bununla birlikte işlem esnasında atılan dikişler ortalama bir hafta içinde kendiliğinden eriyerek kaybolur. Bundan sonra hasta dilediği zaman ılık bir banyo yapabilir. Ameliyat sonrasında tedarik edilen özel külotların da giyilmesi gerekir. Bu külotlar, testisleri yukarı doğru sabitleyerek aşağı düşmesini önlemektedir. Bu sayede şekil bozuklukları veya ödem oluşması gibi komplikasyonlar önlenmiş olur.

Doktor tarafından cerrahi operasyondan sonraki ilk hafta kullanılmak üzere; medikal tedavi olarak ağrı kesici, antibiyotik ve ödemi azaltan ilaçlar reçete edilmektedir. Aynı zamanda özellikle bebeklerde bölgenin sarılı olmasına dışkı, idrar gibi vücut atıklarının işlem bölgesine temas etmemesine çok dikkat etmek gerekir. Aksi halde, ameliyat sonrası enfeksiyon gelişme riski artar. Bunların yanında erişkin hastalar operasyondan iki hasta sonra cinsel ilişkiye girebilir ve spor yapabilir. Ancak spora genellikle işlemden dört hafta sonra başlanması tavsiye edilmektedir.

 

Sık Sorulan Sorular

Hidrosel kendiliğinden geçer mi?

Yenidoğan bebeklerde görülen konjenital hidroseli, iki yaşına kadar kendiliğinden iyileşebilmektedir. Ancak su fıtığı aynı zamanda kasık fıtığı ile bağlantılıysa, bu durumda cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tür fıtıkların tedavi edilmemesi halinde ise, ilerde ağır komplikasyonlarla karşılaşma riski artmaktadır. Bununla birlikte belirttiğimiz gibi, yenidoğanlarda kasık fıtığı ile ilişkili olmayan hidroseller büyük oranda kendiliğinden geçmektedir.

Bebekte testis şişmesi hidrosel midir?

Bebeklerde oluşan testis şişlikleri genel olarak, içerdeki sıvının emilememesi sonucu meydana gelmektedir. Bunun dışında bu şişlikler nadiren bir tümör varlığına da işaret edebilmektedir. Kesin teşhis için her halükarda alanında uzman bir doktor muayenesi şarttır. Çocuğunuzda testis şişliği fark ettiğiniz durumda hemen bir doktora başvurmanız gerekir.

Hidrosel kısırlığa yol açar mı?

Hemen tedavi edilen su fıtıklarında böyle bir risk bulunmamaktadır. Ancak tedaviye geç başlanan ve uzun sürenlerde ağrı şikayeti ile testislerdeki ısının artmasına bağlı olarak kısırlığa neden olabilir. Bununla birlikte estetik bozukluklar da görülebilmektedir.

 

Avicenna Hastanesi Üroloji Doktorları

Üroloji bölümü doktor listesi aşağıda yer almaktadır:


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.