Meme Sağlığı

Meme Sağlığı Nasıl Korunur?

Meme sağlığı, bir kadının göğsü için neyin normal olduğunu bilmesi ve bunu fark edebilmesi ile kontrol edilebilir. Göğüs sağlığı hakkında fikir sahibi olabilmek için düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapmak önemlidir. Bununla birlikte, pratik yaparak adet döngünüz boyunca farklı zamanlarda göğüslerinizin hassasiyet ve doku açısından nasıl değiştiğini fark edebilirsiniz.

Meme Sağlığı Nedir?

Sağlıklı göğüs, herhangi bir hastalık barındırmaz ve işlevlerini sorunsuz bir şekilde yerine getirir. Birçok kadın özellikle göğüslerinde kitle oluşması gibi farklı hastalıklara yakalanmaktan endişe duymaktadır. Ancak düzenli meme muayenesi, doktor kontrolleri ve yapılacak tetkiklerle bu tür hastalıkların oluşumu önlenebileceği gibi erken evrede tanılama yapılarak tedavinin etkinliği de arttırılabilir.

Gelişmiş ve bilinçlendirilmiş toplumlarda, neredeyse her kadın düzenli olarak meme muayenelerini yaptırmaktadır. Bu sayede memede oluşan herhangi bir hastalığa erkenden tanı konularak gerekli tedbirler alınabilir. Bazen kadınların meme ameliyatı ile iki göğsünü de tamamen aldırmayı tercih ettiği de oluyor. Ancak kansere yakalanmamak için bunun dışında alınabilecek çok daha makul önlemler bulunmaktadır. Bunun dışında hemen her kadının yaşamının bir aşamasında göğsü ile ilgili şikayetleri olmaktadır. Sıklıkla memede ağrı olması ve ele bir sertliğin gelmesi gibi şikayetler ile karşılaşılır. Bununla birlikte memede ele gelen her sertlik kanser değildir. Fakat muhakkak bir uzman doktor tarafından değerlendirilerek tanı konulması gereklidir.

Meme Yapısı

Normal meme dokusu göğüs bölgesinde 2. ve 7. kaburgalar arasında bulunmaktadır. Dış kısmı deri ile kaplı olan bu dokunun iç kısmında salgı bezleri, yağ dokusu ve bağ dokusu vardır. Her meme, lob olarak adlandırılan 15-20 adet bağımsız süt üreten birimden oluşmaktadır. Her lob kendi içinde 20 – 40 arasında daha ufak alt birimlere ayrılmaktadır. Bununla birlikte meme dokusunda, üretilen sütü dışarı taşımak için fazla sayıda süt iletim kanal ve kanalcıkları bulunmaktadır.

Meme Gelişimi Ne Zaman Başlar?

Meme gelişiminin ilk aşaması, anne karnındayken 6. haftadan itibaren başlamaktadır. Hamileliğin sonunda meme başı ve buna bağlı süt kanalları oluşur.

Ergenlik dönemi ile beraber memede ikinci değişim başlar. Yumurtalıklardan östrojen hormonunun salgılanmaya başlamasıyla, yağ ve destek dokusu memede artarak büyümesine sebep olur. Bu sırada süt kanalları da aynı şekilde büyümeye eşlik eder. Bundan sonra adet görmeye başladıktan sonra meme dokusu iyice gelişerek süt kanallarının ucunda süt bezleri oluşturur. Bununla birlikte memenin ergenlikle başlayan gelişimi her kadın için farklı şekilde seyreder. Adet dönemlerinin her birinde meme dokusu bir miktar daha gelişir ve bu gelişim 30’lu yaşlara kadar sürer.

Adet Döneminde Göğüs Sağlığı

Adetin ilk döneminde artan östrojen hormonuyla birlikte memedeki süt kanalları da büyümeye başlar. Bu dönemde özellikle adetin ortalarında yumurtlama olur. Bunu takiben progesteron hormonu seviyesi de yükselir. Bu durum, süt bezlerinin gelişmesini sağlamaktadır. Bu sırada su tutulumu arttığından meme gerilir ve hassaslaşır. Her seferinde adet görmeye yakın zamanda çıkan ağrı ve hassasiyetin nedeni, memede oluşan bu gelişmedir. Bununla birlikte adet dönemine yakın zamanda memenin dıştan elle hissedilen yapısı da değişmektedir. Süt bezlerinin gelişimi ile birlikte de meme bölgesinde çeşitli kitlesel oluşumlar hissedilebilir. Bu sebeple kendi kendini muayenenin adet sonrası ilk hafta içinde yapılması daha uygundur.

Gebelik Ve Emzirme Döneminde Meme Sağlığı

Memenin tam gelişimi yalnızca doğum ile gerçekleşir. Bunun yanında meme bölgesinde başlayan değişiklikler gebeliğin en erken bulgularından birisidir. Göğüs sağlığı bozulmaz ancak süt kanallarının ve süt bezlerinin gelişmesi ile birlikte ağrı ve yanma gibi şikayetler olabilir. Özellikle gebeliğin erken döneminde süt kanalları ve süt bezleri gelişir. Ancak gebeliğin 5 veya 6. ayından sonra memeler süt üretecek seviyede olurlar.

Menopoz Döneminde Meme Sağlığı

Menopozun yaklaşması ile birlikte östrojen ve progesteron hormonlarının seviyesinde değişiklik gözlenmektedir. Bu sebeple östrojen hormonunun etkisinde olan tüm dokularda gerileme başlar. Bağ ve destek dokusunda su seviyesi azalır, esnekliği kaybolur ve meme görünümünde sarkma meydana gelir. Bu dönemle birlikte sıkı göğüsler yerini daha gevşek ve aşağıya doğru sarkmış göğüslere bırakır.

Meme Sağlığının Bozulması

En sık görülen meme hastalıklarının başında meme kanseri görülmektedir. Meme kanseri, hücrelerin kanser niteliği kazanması (sınırsız ve kontrolsüz çoğalma, büyümeye başlaması) ile ortaya çıkmaktadır. Bunun dışında mastit ve fibroadenomlar da sıklıkla görülen hastalıklardandır. Mastit, göğüs bölgesinde ağrı veya hassasiyete sebep olan bir göğüs enfeksiyonudur. Fibroadenomlar ise, özellikle 15-35 yaş arasında olan kadınlarda görülen iyi huylu meme tümörüdür. Bu tümörlerin yapısı sert, pürüzsüz ve lastik kıvamındadır. Fibroadenomlar, meme dokusu içerisinde küçük bir bilye varmış hissi uyandırabilmektedir.

Meme Kanseri Belirtileri

Kadınlarda göğüs sağlığının olumsuz etkilendiği en riskli hastalık meme kanseridir. Bununla birlikte bu kanser türü, dünyada tüm kanserler arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırada olan türdür. Kanserli memede genel olarak görülen belirtiler şu şekildedir:

  • Memede ya da koltuk altında ele gelen yumru,
  • Meme boyutunda değişiklikler ve şekil bozuklukları,
  • Göğüs başlarında şekil bozukluğu veya renk değişimi
  • Akıntı,
  • Egzama gibi deri döküntüleri ya da soyulmalar,
  • Meme başlarında kızarıklık,
  • Ödem veya portakal kabuğu görüntüsü.

Meme kanseri ile ilgili ayrıntılı bilgi edinebilmek için, ”Meme Kanseri” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Meme Sağlığı İncelemeleri

Kadınlarda göğüs sağlığını tehdit eden durumların olup olmadığını tespit edebilmek için bazı kontrollerin düzenli aralıklarla yapılması şarttır. Bununla birlikte meme incelemeleri, kanser veya diğer meme hastalıklarının oluşması halinde erken tanı koymaya olanak sağlar. Bu sayede uygulanacak olan tedavide olumu sonuç alma olasılığı da artmış olur. Bu sebeple her kadının ayda en az bir kez kendi kendini muayene etmesi gereklidir. Bunun yanında 40 yaşından itibaren iki yılda bir kez mamografi çekilmesi gereklidir. Mamografik inceleme, kanserde erken tanı için büyük önem taşımaktadır.

Aylık kendi kendine meme muayenesini yapan ve iki yılda bir mamografi çekimi düzenli yapılan kadınlarda meme kanseri, 0.7 cm çapında tespit edilirken, diğerlerinde tümör çapı 1.4 cm civarında tespit edilmektedir. Bununla birlikte kendi meme muayenesini yapmayan ve düzensiz mamografi yaptıranlarda tümör yakalanma boyutu çok daha fazla olabilmektedir. Bu veriler düzenli muayenelerini yaptıranlarda meme kanserinin çok erken evrede tespit edildiğini göstermektedir. Aynı zamanda meme kanseri yayılması gibi riskli durumlarında önüne bu şekilde geçilebilmektedir. Hatta bu durumlarda çoğu zaman göğüs cerrahisine gerek duyulmadan ilaçla tedavi ile hastalıkların giderilir.

Meme Sağlığında Risk Faktörleri

Göğüs sağlığı üzerinde etkili olan bazı risk faktörleri şunlardır:

  • Cinsiyet: Meme kanserine yakalanma riski kadınlarda erkeklere oranla çok daha fazladır.
  • Yaş: Kanser teşhisi genel olarak kadınlarda 5 yaş üzerinde konulduğu tespit edilmiştir.
  • Genetik Faktörler: Ailede meme hastalıkları öyküsü bulunan birinin olması, bu hastalıklara yakalanma riskinizi artırır.
  • Adet Dönemi ve Doğurganlık Özelliği: Erken adet görme (12 yaşından önce), geç menopoz (55 yaş sonrası) ve ilk doğumu genç yaşlarda yapmak, meme hastalıklarına yakalanma riskinizi büyük oranda arttırmaktadır.
  • Kötü Beslenme: Doğmuş yağ oranı fazla olan besinlerin seçilmesi ve sebze-meyve tüketiminin az olduğu bir beslenme alışkanlığı, meme hastalıkları riskini artırmaktadır.
  • Alkol Tüketimi: Alkol birçok hastalığa zemin hazırladığı gibi meme hastalıklarının gelişiminde de rol oynamaktadır.
  • Radyasyon: 30 yaşından önce meme bölgesine radyoterapi uygulanan kişilerde kanser görülebilmektedir.

Meme Sağlığını Koruma Yöntemleri

Bazı ufak tedbirler ve alışkanlıklarla göğüs sağlığınızı korumanız çok kolay! Bunun için yapmanız gerekenler şu şekildedir:

  • En az iki yılda bir mamografi çektirmek,
  • Emzirme dönemini olabildiğince uzun tutmak,
  • Doymuş yağ tüketimini azaltarak sebze ve meyveye yönelmek,
  • Bol bol hareket etmek,
  • Stresten uzak durmak.

 

Sık Sorulan Sorular

Göğüs Hastalıkları meme ile ilişkili midir?

Meme hastalıkları ile göğüs hastalıkları arasında bir bağlantı yoktur. Ancak bazen solunum yolları hastalıklarında hissedilen ağrı ve hassasiyet memede oluşuyormuş gibi bir his uyandırabilir. Belirtilerin zaman zaman karıştırılması dışında aralarında bir ilişki bulunmamaktadır.

Göğüs estetiği yaptırmak meme sağlığını etkiler mi?

Meme estetiği ameliyatları, türüne göre farklı riskler oluşturabilmektedir. Örneğin silikon takılması durumunda bu madde kimyasal olduğu için içerde tümör benzeri bazı hastalıklara zemin hazırlayabilir. Ancak düzenli muayene ve tetkiklerle bu riskin de önüne geçilebilmektedir.

Meme derisinde kızarıklık neden olur?

Genellikle meme bölgesinde bir kist, apse veya iltihabi bir durum oluştuğunda kızarıklık bir belirti olarak görülebilir. Bununla birlikte artan ve geçmeyen kızarıklık olması durumunda bir doktora görünmeniz faydalı olacaktır.

 

 

Avicenna Hastanesi Genel Cerrahi Doktorları

Genel Cerrahi bölümü doktor listesi aşağıda yer almaktadır:


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.