Takıntı Bozukluğu

Takıntı bozukluğu yani obsesif kompulsif bozukluk, takıntılı düşüncelerin obsesyona dönüşmesi olarak tanımlanabilmektedir. Avicenna Ataşehir Hastanesi Psikiyatri Bölümü, halk arasında takıntı hastalığı olarak da bilinen obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tedavisi uygulamaktadır.

Takıntı Bozukluğu (Obsesif Kompulsif Bozukluk) Nedir?

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), insanların kontrol edemediği, düşünmek istemediği ve yine de gerçekleştirmek zorunda hissettiği, tekrarlanmış davranışlarla beraber kendisini gösteren bir kaygı bozukluğu olarak tanımlanabilmektedir. OKB hastaları genellikle saplantılı düşüncelerinin mantıksız olduğunu kabul etseler de, mantık dışı davranışları zorunda hissederek yapmaya devam edebilirler.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Kendisini Nasıl Gösterir?

Obsesif kompulsif bozukluk yaşayan hastalar, ocağın kapalı olup olmadığını 10 kez kontrol edebilirler. Bir başka örnek olarak da, ellerini yara olana kadar yıkayan insanlar gösterilebilir. Hastaların birçoğu, bu davranışları tekrar etmekten memnun olmasalar da, yapmaya devam ederler. Çünkü oluşan kaygıları azalmaktadır. Bu tarz problemler yaşayan insanlar, kendilerini ilaçlarla ya da alkolle tedavi etmeyi deneyebilirler. Bu tarz denemeler durumu daha da kötü hale getirecektir. Sıklıkla 20 ve 30’lu yaşların başında ortaya çıkan bu hastalık, erkeklerde daha erken yaşlarda ortaya çıkarken, kadınlarda daha çok görülmektedir.

Takıntı Bozukluğu Nedenleri

Peki, takıntı hastalığı neden olur? Obsesif kompulsif bozukluk nedenleri hakkında henüz yapılmış olan net bir çalışma bulunmamaktadır. Beyin yapısında normal olmayan noktalar ile karşılaşılabilmektedir. Fakat net sonuçların ortaya koyulduğu araştırmalar yoktur. Takıntılı düşünceler erkeklere göre kadınlarda daha fazla görülür. Obsesif kompulsif bozukluk nedenleri hakkında yapılan araştırmalarda şu nedenler ileri sürülmüştür:

  • Genetik sebepler
  • Beyinsel işlev problemleri ve serotonin
  • Çocukluk yaşları travmaları
  • Kişisel özellikler

Takıntı Belirtileri

Takıntı hastalığı belirtileri yani takıntı bozukluğu belirtileri yaygın olarak şu şekillerde kendisini göstermektedir:

  • Sürekli şüphe duyma ve güvende hissetme ihtiyacı
  • Aşırı simetri ve düzen arayışı
  • Yanlış şeyler düşünmekten korkma
  • Rezil olma korkusu
  • Hata yapmaktan çekinme
  • İnsanlara zarar verme ya da sınırı aşma korkusu
  • Mikrop veya pislik bulaşma korkusu

Bu obsesyon belirtilerine karşın hastalarda şu kompulsiyon belirtileri kendisini gösterebilmektedir:

  • El sıkışmama, kapı kollarını tutmama
  • Sürekli el yıkama ya da duş alma
  • Değersiz eşya biriktirme
  • İşleri belli sayıda ve belli sırada yapma
  • Sürekli belli başlı cümle, kelime ya da duaları mırıldanma
  • Uykuları bölen düşüncelere takılma
  • Yemek yerken belli bir ritüeli izleme
  • Kişisel eşyalara özel bir düzen getirme
  • Elektrikli ürünleri sürekli kontrol etme

Takıntı Hastalığı Tedavisi

Takıntılı olmak ve takıntı hastalığından kurtulma, hastalar için hem istedikleri hem de kendi kendilerine başaramadıkları bir sorundur. Bu hastalığın tanı ve teşhisinde laboratuvar testleri yapılmamaktadır. Uzman psikiyatristler, belirtileri ve hastayı inceleyerek teşhis koyarlar. Erken teşhis, her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da oldukça önemlidir. Takıntı bozukluğu tedavisi için hem bilişsel davranış terapisi hem de ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bilişsel davranış terapisi, hastanın ritüellerini gerçekleştirmek yerine korkularıyla yüzleşmesi üzerinedir. Bu sayede hastaların gerçek olduğunu düşündükleri düşünceleri azalmaktadır. İlaç tedavisi ise, antidepresan ilaçlar ve beyinde yer alan seratonin seviyesini dengelemek üzerine alınan ilaçlar ile uygulanmaktadır.

Her iki tedavi şeklinin de başarısız olduğu durumlarda, hastalara beyin cerrahisi ya da elektrokonvulsif terapi uygulanabilmektedir. Elektrokonvulsif tedavi, hastanın kafasına takılan elektrotlar ile hastaya elektriksel şok verilmesi olarak tanımlanabilmektedir. Bu şoklar hastanın beyninde nörotransmitterlerin artış göstermesine neden olamaktadır. Bu tedavi yönteminin düzenli olarak uygulanması ile hastanın normal bir yaşama kavuşması mümkün olabilmektedir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.