Ultrason

Üzüm Gebeliği (Mol Gebelik)

Üzüm gebeliği, nadir görülen durumlardan biridir. Bu gebelik türünde, hamilelik normal bir şekilde gelişir, ancak bebek ve plasentada anormallikler görülür.

Üzüm Gebelik Nedir?

Diğer adıyla ‘mol gebelik’ olarak da bilinen üzüm gebelik, erken gebelik döneminde görülen, plasentanın anormal gelişim göstererek, rahim içinde üzüm tanesi görünümünde bol miktarda oluşumların izlendiği bir tablodur. Daha basit tanımıyla molar gebelik, rahim içinde bir bebek değil de tümörün oluşmasıdır.

Üzüm Gebeliği Belirtileri

Üzüm gebelik belirtileri önce normal bir gebelik gibi görünebilir. Ancak çoğu molar gebelik, genel itibari ile şu belirtilerle kendini göstermektedir:

  • İlk üç ay koyu kahverengi vajinal kanama,
  • Şiddetli bulantı ve kusma,
  • Pelvik ağrı,
  • Rahmin gebelik döneminde normalden büyük olması,
  • Hipertansiyon (yüksek tansiyon),
  • Yumurtalık kistlerinin oluşması,
  • Kansızlık
  • Hipertiroidi (Tiroidin normalden fazla çalışması)

Üzüm Gebelik Tehlikeleri

Normalde plasentaya dönüşecek olan döllenmiş yumurtayı çevreleyen doku mol gebelikte, rahim içinde asmaya benzer bir kitle oluşturmaktadır. Bu kitlelerin yüzde 10 ile 20 kadarı kanserojen olabilmektedir. Bazıları iyi huylu tümörler olurken bazıları ise, kötü huylu ve metastaz yapabilen tümörler olabilmektedir. Rahimde koryokarsinom adı verilen plasental tümörlerin oluşma riski çok yüksektir ve bu risk hayati tehlike barındırır.

Üzüm Gebeliği Neden Olur?

İnsan hücreleri normalde 23 çift kromozomdan oluşmaktadır. Her çiftte bulunan bir kromozom babadan, diğeri ise anneden aktarılmaktadır. Mol gebelik yaşayanlarda bu durum şu şekilde gelişir; boş bir yumurta bir veya iki sperm tarafından döllenir. Ardından bütün genetik kromozomlar babadan aktarılır. Doğal olarak annenin yumurtasından gelen kromozomlar kaybolur ya da aktif olmazlar. Kısmi ya da eksik üzüm gebeliğinde annenin kromozomları kalır, ancak baba iki takım kromozom aktarır. Dolayısıyla, embriyo 46 yerine 69 kromozoma sahip olur. Bu da genellikle iki sperm bir yumurtayı döllediğinde ortaya çıkar.

Mol Gebeliği Türleri

Bu gebelik iki şekilde görülebilmektedir. Bilinen mol gebeliği türleri aşağıdaki gibidir:

Komplet Mol Gebelik

Yumurta hücresinin içine iki spermin aynı anda girmesiyle birlikte yumurtanın kendi genetik bilgisinin yok olmasına neden olmaları durumudur. Bu gebelik türünde embriyo 46 kromozomdan oluşmaktadır. Ancak kromozom sayısı normal olsa da, embriyo anneden hiç kromozom almamış bir şekilde gelişir. Bundan sonra da fetüse ait hiçbir yapı içermeyen ve çok miktarda şişmiş villustan oluşan bir anormal bir gebelik ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu duruma komplet (tam) mol gebelik ismi verilmektedir.

Parsiyel Mol Gebelik

Bu gebelik türünde de yumurta hücresinin içerisine iki sperm birden girer. Spermlerin 23’er kromozomdan oluşan genetik kodları, yumurta hücresinin çekirdek kısmında bir araya gelerek yumurtanın kendi genetiğini bozmazlar. Bu durumda embriyo 69 kromozomdan meydana gelir. Doğal olarak fetüse ait olan yapılar belirse de yaşamak için uygun değildir. Bundan sonra çok sayıda şişmiş olan villusun bulunduğu, anormal bir gebelik meydana gelir. Ortaya çıkan bu duruma, parsiyel yani kısmi gebelik ismi verilmektedir.

Üzüm Gebeliği Risk Faktörleri

Üzüm gebeliği sık yaşanan bir gebelik türü değildir. Bununla birlikte her 1000 kadından birinde görülmektedir. Annenin yaşı ve önceki mol gebelik öyküsünün olup olmadığı bu durumun yaşanma olasılığını arttırmaktadır. Molar gebelik görülme sıklığı, 35 yaşından büyük ve 20 yaşından küçük kadınlarda daha fazladır. Bununla birlikte daha önce mol gebelik geçirenlerde, bu durumun tekrar etme ihtimali çok yüksektir. Tekrarlayan mol gebeliklerde, içerde plasental tümör oluşma riski de artmaktadır.

Üzüm Gebeliği Tanısı

Doktorunuz molar gebelikten şüpheleniyorsa, kanınızdaki gebelik hormonu düzeyini ölçmek için bir kan testi dahil isteyebilir. Bunun yanında bir de ultrason çekerek rahimde embriyo oluşumu olup olmadığını kontrol eder.

Normal bir ultrason ile yüksek frekanslı ses dalgaları karın ve pelvik bölgedeki dokulara gönderilir. Bununla birlikte, erken hamilelik döneminde, rahim ve fallop tüpleri vajinaya karın yüzeyinden daha yakındır. Bu sebeple ultrason vajinaya yerleştirilen bir cihaz aracılığıyla da yapılabilmektedir.

Gebeliğin sekiz veya dokuz haftasında tanılanan mol gebeliğin ultrason sonuçlarında şunlar gözlemlenmektedir:

  • Embriyo oluşumunun gözlenememesi,
  • Amniyotik sıvının olmaması,
  • Rahmin nerdeyse tamamını dolduran kalın bir plasenta oluşumu,
  • Yumurtalık kistleri.

Kısmi gelişen mol gebeliğinin ultrason sonuçlarında ise şunlar gözlemlenir:

  • Gebelik haftasına göre beklenmedik şekilde küçük olan bir fetüs,
  • Amniyotik sıvının çok az olması,
  • Anormal görünümlü bir plasenta.

Üzüm Gebeliği Tedavisi

Üzüm gebeliği, normal bir gebelik olarak ilerleyemez. Doğal olarak komplikasyonları önlemek adına anormal plasental doku çıkarılmalıdır. Bu tedavi genellikle şu aşamalarla yapılmaktadır:

  • Kürtaj: Molar gebeliği tedavi etmek için doktorunuz molar dokuyu kürtaj yöntemi ile rahminizden alır. Kürtaj genel olarak hastane koşullarında ve ayaktan tedavi olarak yapılmaktadır. İşlem sırasında, sırtüstü bir şekilde ameliyat masasına uzandıktan sonra genel veya lokal anestezi alırsınız. Doktorunuz rutin muayenelerde olduğu gibi vajinaya bir spekulum yerleştirir. Bundan sonra rahim ağzını genişleterek, rahim dokusunu bir vakum cihazı ile çıkarır. Alınan dokular patoloji laboratuvarına gönderilir. Mol gebelik patoloji sonuçlarına göre içerdeki dokunun kanserli olup olmadığı anlaşılabilmektedir.
  • Histerektomi: Nadiren, gestasyonel trofoblastik neoplazi (gebelik sonrası oluşabilecek tümörler) ihtimalinde artış varsa ve bunun yanında kalan hayatınızda hamile kalma gibi bir planınız yoksa rahim tamamen alınabilir.
  • Beta HCG İzleme: Molar doku alındıktan sonra doktorunuz hamilelik testi olan Beta HCG seviyelerini normale dönene kadar izleyecektir. Kanınızda Beta HCG seviyeleri yüksek kalmaya devam ettiği takdirde, ek tedaviye ihtiyacınız olabilir. Molar gebelik tedavisi tamamlandıktan sonra, doktorunuz molar doku kalmadığından emin olmak için 6 ayda bir Beta HCG seviyenizi izlemeye devam eder. Normal bir gebelik sürecinde hamilelik testlerinin seviyesi arttığından, doktorunuz yeniden hamile kalmak için6 ila 12 ay beklemenizi tavsiye eder. Bu süre zarfında güvenilir bir doğum kontrol yöntemi kullanmanız daha güvenli olacaktır.

 

Sık Sorulan Sorular

Tüp bebekte mol gebelik olur mu?

Tüp bebeklerde üzüm gebeliği riski bulunmaktadır. Bununla birlikte tüp bebek tedavisinin erken doğum, çoğul gebelik ve dış gebelik gibi istenmeyen sonuçları da olabilmektedir. Bu durumun oluşmasında genellikle anne yaşı, önceki gebelik öyküsü ve tüp bebek tedavisi risk faktörleri olmaktadır.

Mol gebelik sonrası ne zaman hamile kalınır?

Üzüm gebelik tekrar eden bir durumdur ve yeniden böyle bir problem yaşanmaması için doktorunuz tarafından belirtilen süre boyunca gebe kalmamanız gerekir. Bu dönemde gebeliğin oluşmaması için doğum kontrol yöntemlerini tercih etmeniz gereklidir. Bununla birlikte üzüm gebelikten sonra ilk 1 yıl hamile kalınması kesinlikle tavsiye edilmez. Mol gebelik sonrası hamile kalanlarda genellikle üzüm gebeliğinin yeniden oluşma riski yüksektir.

Mol gebelik kaçıncı haftada belli olur?

Bazı gebelerde hiçbir şikayet olmamakla birlikte, çoğunlukla bu durum ultrason kontrolleri esnasında fark edilmektedir. Ancak bazen ultrasonda bile anlaşılmayabilir. Bu durumda anne karnında bebek öldükten sonra yapılan kürtaj sonrası patoloji testiyle teşhis konulmaktadır. Gebelik takibi sırasında mol gebelik,  5 veya 6. haftada belirti vermeye başlar.

 

Avicenna Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Doktorları

Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümü doktor listesi aşağıda yer almaktadır:


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.