İnsülin Direnci

İnsülin Direnci Nedir? İnsülin Direnci Hesaplama

İnsan bedeninin insüline olması gereken şekilde tepki verememesine ve enerji için kanda bulunan glukozu kullanamamasına insülin direnci denir. Böylece pankreas, bir süre sonra kanda artış gösteren glukozun telafisi için daha fazla insülin üretmeye başlar. Daha fazla insülin üretimi, kanda daha fazla kan şekeri yükselişine sebep olur. Her üç insandan birinde görülebilen insülin direnci, yüksek tansiyon, obezite, kolesterol ve diyabet gibi hastalıklara yol açabilmektedir.

İnsülin Direnci Nedir?

Peki, insülin nedir? İnsülin, vücuda alınan şekerin ya da farklı bir ifadeyle glikozun enerjiye dönüşmesini sağlayan hormondur. İnsülin direnci, kanda bulunan şekerin enerjiye dönüştürülememesi ve kanda yüksek oranda kalmasıdır. Kandaki yüksek oranda şeker belli bir zaman sonra diyabet hastalığına yol açar. Özetlemek gerekirse, insülin hormonu olması gereken seviyede faaliyet gösteremiyorsa, buna insülin direnci denir.

İnsülin Direnci Belirtileri Nelerdir?

İnsülin direnci yüksekliği halinde, aşağıda yer alan belirtiler ortaya çıkmaya başlar:

  • Tene rengini veren pigmentlerin artmasına bağlı olarak cilt koyulaşır
  • Deri yumuşamaya başlar
  • Kilo artışı meydana gelir
  • Kilo vermek zorlaşır
  • Adet düzeni bozulur
  • Tüylenme başlar
  • Enerji kaybı meydana gelir
  • Sabahları uyanmak zorlaşır
  • Yemek yedikten sonra uyku gelir
  • Konsantrasyon seviyesi azalır
  • Soğuk terleme ya da üşüme gidi durumlar yaşanabilir
  • Bağışıklık sistemi güçsüzleşir
  • Kolay acıkma ve hızlı yemek yeme görülür
  • Baygınlık hissiyatı gelebilir
  • Tatlı krizleri baş gösterebilir
  • Eller ve ayaklar titreyebilir

Hipoglisemi

Kandaki şekerin seviyesi 70 mg/dl’nin altına inerse, hipoglisemi denilen insülin direnci düşüklüğü durumu meydana gelir. Hipoglisemi, insülinin fazla salgılanmasına bağlı olarak oluşur. Düşüklüğün seviyesine göre hafif, orta ya da ağır olarak bölümlere ayrılabilir.

Değerler ve Hesaplama

İnsülin direncinin hesaplanabilmesi için uygulanan insülin direnci testi ile, açlık insülin değeri elde edilebilir. Böylece matematiksel insülin direnci hesaplama yöntemiyle, insülin direnci değeri rahatlıkla elde edilebilir. Bu teste HOMA adı da verilmektedir. Hastanın en az 8 ile 10 saat aralığında aç kalmış olması gerekir. Hastadan alınan kandaki kan şekeri ve açlık insülin seviyesi birbirleriyle çarpılır ve daha sonra da 405’e bölünür. Bunun sonucunda da hastanın insülin direncinin tam seviyesi belirlenmiş olur.

İnsülin Direnci Neden Olur?

Genel olarak insülin direncinin nedenleri şunlardır:

  • Fazla kilo
  • Hareketsiz yaşam
  • Şeker hastalığı (Diyabet)
  • D vitamini eksikliği
  • Polistik Over Sendromu

Hangi Hastalıklara Neden Olur?

İnsülinin kanda fazla birikmesi, obeziteye, hipertansiyona ve damar sertliğine neden olabilmektedir. Çoğu metabolik hastalığın ana sebeplerinden birisi, insülin direncinin yüksek olmasıdır. Adeta devamlı olarak birbirini tetikleyen bu kısır döngü, bir süre sonra hastada çok sayıda kronik hastalığın ortaya çıkmasını sağlar. Öte yandan insülin direncinin kanser ile ilişkisi olduğuna yönelik onlarca araştırma bulunmaktadır.

İnsülin Direnci Tedavisi

Hastaların yaşamsal değişikliklere gitmesi, ana tedavi yöntemidir. Kan şekeri seviyelerini yükselişe geçirmeyecek olan gıdaların tüketilmeye başlanması, atılacak ilk adımdır. Öte yandan hastaların, insülin direncinin artmasına neden olan trans yağ asidinden de uzak durmaya başlaması gerekmektedir. Oldukça tehlikeli olan trans yağ asidinden uzak durmak için, kızartma tarzı yemeklerden acilen uzaklaşılması faydalı olacaktır.

İnsülin direncinin engellenmesi için omega 3 yağ asidi içeren gıdalara yönelmekte fayda vardır. Bu yüzden hayvansal ve bitkisel kaynaklı besinlere yönelmek doğru olacaktır. Örneğin salatanın içine keten tohumu koyulabilir ya da ara öğün olarak ceviz yemeye başlanabilir. Sık sık somon balığı yemek, insülin direncinin artmasına ciddi oranda etki edecektir.

Hergün en az 1 saatlik bir yürüyüş yapmak ya da haftada en az 3 gün spora gitmek de hastalara tavsiye edilir. Spor ve hareketli yaşam, insülin direnci ve ona bağlı hastalıklara karşı alınabilecek en güçlü önlemlerden birisidir. İnsülin direnci hastalarının yüzde 60 gibi büyük bir bölümü, sağlıklı beslenme ve spor yapma ile kolaylıkla tedavi edilebilmektedir.

İnsülin direncine sahip olan insanlar sürekli acıkacakları için, glisemik indeksi az olan ufak ara öğünleri sık sık yapmalıdır. Örneğin günlük üç kez ara öğün yapılıyorsa, günlük üç kez de ara öğün gerçekleştirilmelidir. Ara öğünler ve glisemik indeksi düşük gıdalar, insanların tokluk seviyesini korumasını sağlarlar. Şekerli gıdaları bol bol tüketen insanlarda insülin direncinin hızla arttığı ve tok olduğu halde acıktığı görülür.

Az Tüketilmesi Gereken Gıdalar

  • Çay şekeri
  • Marmelat
  • Reçel
  • Bal
  • Pekmez
  • Kurabiye
  • Kek
  • Bisküvi
  • Pasta
  • Gofret
  • Çikolata
  • Mısır, mısır ekmeği, mısır gevreği
  • Şehriye
  • Pirinç
  • Erişte
  • Makarna
  • Kavun
  • Karpuz
  • Muz
  • İncir
  • Üzüm
  • Kayısı
  • Kuru meyve
  • Hazır meyve suları ve gazlı içecekler

İnsülin İğnesi

Diyabet hastaları kendi kendilerine insülin üretebiliyor olsalar da, üretim seviyesi düşük olur. Bu oranın artırılabilmesi için hap şeklindeki ilaçlar ya da bir takım insülin iğnelerine ihtiyaç duyulabilir. İlaç ya da enjeksiyon tedavilerine başlamadan önce, yaşamsal değişikliklerin tamamının yapıldığından ve sonuç alınamadığından emin olmak gerekir. Şeker hastalarının bir yandan ilaç kullanabilmeleri, diğer yandan da istedikleri gibi yemeleri mümkün değildir. Hem beslenmeye hem de hareketliliğe gereken önemin verilmesi şarttır.


⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.