Kalp Hastalıkları İçin Beslenme ve Diyet

Kalp Hastalıkları İçin Beslenme ve Diyet Önerileri

Kalp hastalıkları, günümüzde artık her toplumda yoğun olarak görülmeye ve birçok ölüme neden olmaktadır. Özellikle gelişmiş toplumların hareketsiz yaşamı, sağlıksız beslenmesi ve fazla stresli olması, kalp hastalıklarını bir hayli tetiklemektedir. Avicenna Ataşehir Hastanesi diyetisyenleri, kalp hastaları için beslenme önerilerini paylaştılar.

Kalp Hastalıkları ve Beslenme

Kalbe kan taşımakla görevli olan damarların bir şekilde hasara uğraması, kalp hastalıklarını tetiklemektedir. Bu durum genellikle yaşlanmaya bağlı olarak gelişmektedir. Yaşlanmayı yavaşlatmanın bir yolu olmasa da, damar sağlığına dikkat etmenin pek çok yolu vardır. Kalp hastalıklarının bir çoğu yüksek kilodan, olumsuz kolesterolden ve hipertansiyondan kaynaklanmaktadır. Bunlar fazla yağlı ya da proteinli beslenmekten, stresten, hareketsizlikten ve sigara ile alkol gibi kötü alışkanlıklardan dolayı oluşmaktadır. Kalp hastalıkları ve beslenme arasında çok ciddi bir ilişki bulunmaktadır. Bu yüzden kalp hastalıklarını önlemek için çeşitli sağlıklı beslenme ve zayıflama yöntemleri uygulanabilir.

Kalp Hastalarına Öneriler

Kan basıncını düzenlemek ve kalp hastalıklarından korunmanın birçok yolu bulunmaktadır. Hareketli yaşam, spor, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü ilk akla gelenlerdir. Bunun yanında, sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan da uzak durmakta fayda vardır. Kilo kontrolü için ilk olarak bel çevresinin kontrol altına alınması önerilmektedir. İdeal bel oranı kadınlarda 82 santimetre, erkeklerde de 88.5 santimetredir. Bu ölçülere düşmek için gereken spor ve beslenme gibi uğraşlar aksatılmamalıdır. Bunun yanında günlük tuz tüketiminin 1.5 gramı geçmemesine dikkat edilmeli, doymuş yağlardan uzak durulmalıdır. Vücuda günlük olarak giren kalsiyum ve magnezyum miktarını artırmak, muz, kayısı, patates gibi potasyon içeren yiyeceklerin tüketimini arttırmak çok önemlidir. Potasyum kalp sağlığı için büyük önem taşımaktadır.

Kalp Hastaları İçin Potasyumun Önemi

Potasyumun insan bedenindeki görevleri çok fazladır. Bu yüzden bu mineralin vücuda mutlaka girmesi gerekmektedir. Vücuda alınması gereken günlük potasyum, normal beslenme sistemi içerisinde alınmaktadır. Fakat kalp hastalıkları için idrar sökücü ilaçları kullananlarda potasyum kaybı fazlasıyla yaşanabilmektedir. Böyle hastaların hastaların portakal, muz, kayısı, kavun, ıspanak, patates, kuru erik, soya, brokoli ve domates gibi potasyumdan zengin gıdalara yönelmeleri gerekmektedir. Fazla tuzlu beslenmek, insan bedenindeki sodyum miktarını artırır. Böylece potasyum kaybı yaşanabilir. Bu yüzden tuzun az tüketildiği bir diyet listesi uygulamak faydalı olacaktır.

İdrar sökücü ya da potasyum tutucu ilaçlar gibi, çeşitli kardiyovasküler hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların da kandaki potasyum miktarı üzerinde etkileri bulunmaktadır. Ancak bu etki, potasyum fazlalığına neden olmasıyla ilgilidir. Bu yüzden potasyumdan zengin gıdaların tüketimini azaltmak ve ilaç – doz konusunda doktorla yeniden görüşmek gerekmektedir. Potasyum eksikliği halinde kas güçsüzlükleri, sinirli olma, yorgun olma ve kalp ritim bozukluğu gibi belirtiler görülebilmektedir. Düşük potasyuma bağlı olarak egzersiz anlarında erken yorulma gibi problemler de oluşabilmektedir.

Kalp Hastalıkları ve Kolesterol

Yüksek kan basıncı, beraberinde damar problemlerini getirir. Bu yüzden kan basıncının doğru bir dengeye oturtulması çok önemlidir. Yapılan rutin kontrollerde tansiyonu yüksek çıkan insanların muhakkak bir kardiyoloji uzmanı tarafından da muayene edilmesi gerekir. Yüksek tansiyon, damarlarda bir problem olduğunun sinyalidir. Öte yandan damarların giderek daha kötü bir hal almasının bir nedeni de kolesteroldür. Damar sağlığı, erkeklerde kadınlara göre daha çabuk ve daha hızlı şekilde bozulur. Kadınlarda kalp damar sağlığındaki bozukluklar genellikle menopoz dönemine kadar başlamamaktadır. Yetişkin insanlarda total kan kolesterolünün 200 miligramı geçmemesi gerektiği bilinmektedir. İyi kolesterol olarak bilinen hdl’nin 40 miligramın altında olması, kötü kolesterol olarak bilinen idl’nin de 100 miligramı geçmemesi gerekmektedir. Kolesterolün yükselmesinde etkili olan gıdalar şunlardır:

  • Yağlı et
  • Yağda kızarmış et
  • Sakatat
  • Pasta
  • Kurabiye
  • Karides
  • Midye
  • Tereyağı
  • Peynir
  • Kaymak
  • Krema
  • Margarin
  • Yoğurt
  • Süt
  • Meşrubat
  • Alkol

Kalp ve Damar Hastalıklarında Beslenme

Kalp yetmezliği, ritim bozukluğu ve hatta kalp krizi gibi çeşitli hastalıkların risk grubunda bulunan hastaların, bir takım sağlıklı beslenme diyetleriyle kilo, kolesterol ve potasyum değerlerini doğru seviyelerde tutmaları gerekmektedir. Bu yüzden kalp ve damar hastalıklarında uzmanlaşmış bir diyetisyen ile birlikte hareket etmek faydalı olacaktır. Ancak genel olarak aşağıda yer alan yöntemler uygulanabilir:

  • Yemekler bitkisel yağlarla pişirilmelidir
  • Yumurtaları haşlama olarak yemek
  • Kırmızı et yoğunluğunu azaltarak, balık ve tavuk etiyle dengelenmelidir
  • Sık sık sebze ve meyve tüketilmelidir
  • Bol miktarda potasyum, selenyum, fosfor, A ve C vitamini içeren sarımsak tüketimi, kalp hastaları için bir beslenme mucizesidir
  • Kuruyemiş, kalp dostu bir gıdadır. Özellikle yer fıstığı, badem, ceviz, fıstık, fındık, çekirdek türleri gibi yiyecekler çok faydalıdır. Fakat kilolu insanların kuruyemiş tüketimini sınırlaması gerekir
  • Türk toplumunda ekmeğin yeri çok büyüktür. Ancak beyaz ekmek yerine çavdar ekmeği, tam tahıllı ya da tam buğday ekmeği veya kepek ekmek tüketilmesinde fayda vardır
  • Akdeniz kültürüne yönelik beslenme sistemine geçilmeli
  • Ana öğünlerde az yiyip, ara öğünler yemeye başlanmalı
  • Günde en az 2 litre su içilmeli
  • Günde en az 6, en fazla 8 saat uykuya dikkat edilmeli
  • Tuz tüketimini azaltmak ve günde 1.5 gramdan fazla tuz tüketmemek
  • Yemek kültürüne olan bakış açısını değiştirmek ve vücudun ihtiyaç duyduğu gıdalarla beslenmek

⚠ Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içerikleri, siteye giriş yapan hastaların ve ziyaretçilerin güncel bilgilere ulaşabilmesi adına hazırlanmıştır. Sitedeki bilgilerin, sağlık alanında tanı, tedavi ya da ilaç reçetesi gibi bir özelliği bulunmamaktadır. İnternet sitemiz, sağlıkla ilgili bütün konuların ancak, doktor muayenesi ile teşhis ve tedavi edilebileceğini savunmaktadır. Sitede yer alan bütün bilgiler doktor muayenesine teşvik amacıyla hazırlanmaktadır. Doğru bilgiyi her zaman doktorlardan alabilirsiniz. Sitede yer alan bilgilerin yanlış anlaşılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerden internet sitemiz sorumlu değildir. Site içerisindeki bilgilerin kopyalanarak, başka internet sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. İnternet sitemizdeki bilgiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince, internet sitesinin sahibinin iznine bağlı olarak kullanılabilmektedir. Siteye giriş yapan tüm ziyaretçiler, yukarıda yer alan yasal uyarıyı bütünüyle ve şartsız olarak kabul etmiş sayılır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.