Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Nedir?

Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Nedir?

Ataşehir Avicenna hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi doktorları, alanlarında uzmanlaşmış cerrahlardan oluşmaktadır. Kalp ve damar hastalıkları bölümü bünyesinde bulunan kalp damar cerrahisi doktorları, kalp ve dört büyük damarın ameliyatlarını gerçekleştirmektedir.

Kan Dolaşımı

Kalp ve damar cerrahisini anlamak için kalp ve damar hastalıklarını, kalp ve damar hastalıklarını anlayabilmek için de kan dolaşımını iyi anlamak gerekir. Kalp, olağanüstü bir sisteme sahiptir. Fakat bu sistemde oluşabilecek tek bir aksaklık, insanın ölmesine bile neden olabilmektedir. Bu sistemin en önemli iki aktörü, sağ ve sol taraflarında yer alan pompalarıdır. Bu pompalara kulakçık ve karıncık adı da verilir. Kulakçıklar ufak pompalar, karıncıklar ise büyük pompalardır. Kalbin sol tarafı temiz kan ile ilgilenirken, sağ tarafi ise kirli kanla ilgilenir. Sol taraf gelen temiz kanı organlara ve dokulara dağıtır. Sağ taraf ise, kirli gelen kanı temizlenmesi için akciğerlere ulaştırır.

Temiz kan kalbe geldiği zaman önce üstteki sol kulakçığa dolar. Daha sonra da alt taraftaki sol karıncığa iner. Kalpte bulunan bütün pompalar, görüşün ya da isim olarak farklı olsa da, temelde aynı görevi yürütmektedir. Bu görev, kanın pompalanmasıdır. Fakat buradaki önemli nokta, bu pompalama işleminin bir sırasının olması gerektiğidir. Eğer belli bir sıra ile yapılmazsa, kalp ya kan pompalayamaz ya da kalbe aşırı kan yüklemesi olur. Bu yüzden kalp hastalıkları ölümcül olabilmektedir. Kulakçıklar ve karıncıklar arasındaki bu sıralı sistem, kalbin kasılıp yumuşamasıyla oluşur. Burada kapakçıklar da büyük rol oynar.

Kalp ve Damar Cerrahisi Nedir?

Kalp ve damar cerrahisi KVC olarak da bilinmektedir. Peki, KVC nedir ya da bir başka deyişle kardiyovasküler cerrahi nedir? Kalp ve damar hastalıkları, tüm dünyada önde gelen ölüm sebepleri arasında yer almaktadır. Modern tıp dünyasında yaşanan gelişmelerle birlikte, bütün kalp ve damar hastalıkları rutin kontrollerde tespit edilebilir hale gemiştir. Eğer bir hasta cerrahi gerektiren bir kalp ve damar hastalığına yakalanmışsa, bir kalp damar hastanesi ya da kalp ve damar hastalıkları bölümü olan bir hastane ile iletişime geçebilir. Burada bütün tetkiklerini yaptırabilir, gereken cerrahi tedaviyi alabilir.

Bu hastanelerde bulunan tecrübeli kardiyak anestezi ekibi ve ileri seviyedeki yaşam destek cihazları, cerrahi operasyonların başarı oranını arttırmaktadır. Aynı zamanda hastaların ameliyat sonrası sürecini de kolayca atlatmalarını sağlar.

Kalp ve Damar Hastalıkları

Kalp ve damar hastalıkları, dört temel başlıkta incelenir. Bunlar; kalp krizini de içerisine alan koroner kalp hastalıkları, inme ve felç gibi hastalıkları içerisinde bulunduran serebrovasküler hastalıklar, kol ve bacakların problem yaşamasına neden olan periferik arter hastalıkları ve aort anevrizması hastalıklarıdır. Koroner kalp hastalıkları, tüm kalp ve damar cerrahisi operasyonlarının üçte birini tek başına oluşturmaktadır.

KVC ve Önemi

Kalp ve damar hastalıkları hem Türkiye’de hem de tüm dünyadaki ölümlerin 1. sebebi olarak karşımıza çıkar. Dünya Sağlık Örgütü, bu konuyla ilgili yaptığı bir yayında, dünyada her yıl tam 18 milyon insanın kalp hastalıklarından dolayı öldüğünü duyurmuştur. Bu da dünyadaki yıllık ölümlerin yüzde 30’unu oluşturmaktadır. Her yıl ölen 18 milyon kişinin kalp ve damar hastalıklarının yüzde 85’ini ise, kalp krizleri ve felçler oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2030 yılında, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümler yüzde 30 oranında artış gösterecektir. Hal böyle olunca kalp ve damar cerrahisi (KVC) giderek daha fazla önem kazanmaktadır.

Kalp ve Damar Hastalıkları Nedenleri

Kalp ve damar hastalıklarının oluşmasında çeşitli nedenler bulunur. Bu nedenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Sigara veya tütün kullanımı
  • Hareketsiz yaşam
  • Obezite
  • Sağlıksız ve düzensiz beslenme
  • Şeker hastalığı
  • Hipertansiyon
  • Kolesterol bozukluğu
  • Ailede kalp hastası bulunması

Kalp ve Damar Cerrahisi Gerektiren Hastalık Belirtileri

Kalp ve damar hastalıkları, insan bedenindeki tüm organlara kan pompalayan damarların sorun yaşamasıyla ortaya çıkan hastalıklardır. Kalp ve damar hastalıklarının belirtileri kadınlarda ve erkeklerde değişik olabilmektedir. Erkeklerde kalp ve damar hastalığı belirtileri göğüs ağrısıyla kendisini gösterebilirken, kadınlar genellikle nefes daralması ve aniden gelen aşırı yorgunluk ve mide bulantısı gösterebilmektedir. Genel olarak kalp ve damar cerrahisi ihtiyacı doğurabilecek belirtiler şunlardır:

  • Göğüs ağrısı
  • Çarpıntı
  • Nefes darlığı
  • Bayılma
  • Kalbin tıkalı damarının beslediği organda belirtiler görülmesi

Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Neden Giderek Önem Kazanıyor?

Günümüzde kalp ve damar hastalıklarının giderek artış göstermesi, kalp ve damar cerrahisi ihtiyacının da giderek artmasına neden oluyor. Bunun tam 10 nedeni bulunuyor. Bu nedenler ise şöyle:

Sebze ve Meyve Tüketiminin Azalması

Yeteri miktarlarda meyve ve sebze yemeyen insanların kalp ve damar hastalıklarına karşı mücadele vermesi oldukça zordur. Hızlı ve hazır gıdalarla beslenme, kalori bakımından yüksek gıdaları tüketme ve yağlı beslenme gibi alışkanlıklar, kalp ve damar sağlığını derinden etkilemektedir. Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için mevsimsel meyve ve sebzeleri günlük olarak tüketmek gerekmektedir.

Kilo Problemleri

Dünyada giderek artış gösteren ve çağın hastalığı olarak kabul edilen obezite, artık çocuklarda da yoğun olarak görülmektedir. Orta gelirli ve düşük gelirli ülkelerin çocuklarının yüzde 15’inde görülen obezite, kalp damar hastalıklarının da temel sebeplerinden birisidir.

Yüksek Kolesterol

Yüksek kolesterol, kalp ve damar hastalıkları için çok ciddi bir risk oluşturmaktadır. Yüksek kolesterole karşı beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek ve yaşam tarzında değişikliğe gitmek çok önemlidir. Öte yandan, hastaların kolesterol ilaçlarını düzenli kullanması ve asla doktordan habersiz ilaçları almayı bırakmamaları gerekmektedir. Zira, kolesterol ilaçlarının gelişigüzel şekilde bırakılması, çok ciddi problemler doğurabilmektedir.

Şeker Hastalığının Artması

Sağlıksız beslenme beraberinde diyabet hastalığını getiriyor. Diyabet ve insülin direncindeki artış son yıllarda giderek hız kazanırken, metobolik sendromların ortaya çıkma oranları da çocuk yaşlara iniş yaptı.

Fiziksel Hareketliliğin Azalması

Günümüz koşullarında hareketsiz yaşam giderek daha zorunlu hale geliyor. Değişen teknolojiler ve iş yaşamı, insanları tüm gün bilgisayar başında olmaya itiyor. Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için haftada en az 3 gün, tempolu yürüyüş tavsiye ediliyor.

Hipertansiyon Yaşının İnmesi

Kalp ve damar hastalıklarının en büyük sebeplerinden birisi olan hipertansiyon, Türkiye2de dünya ortalamasından farklı olarak her üç yetişkin insandan birinde görülmektedir. Öte yandan, hipertansiyonu olan her 10 kişiden 6’sının bundan haberi bile yoktur. Bunun nedeni, hipertansiyonun oldukça sinsi bir hastalık olmasıdır. Hipertansiyon, son yıllarda artan kötü alışkanlıklar nedeniyle genç yaşlardaki insanlarda dahi görülmeye başlanmıştır.

Bilimden Uzak Tedaviler

Medyada yayınlanan bilim dışı tedaviler ve bilgilendirmeler yüzünden, tıbbi tedaviler geri plana atılabiliyor. Bilimsel olmayan tedavi yöntemleri giderek artış gösterirken, hastaya gerçekten iyi gelecek olan bilimsel tedavi yöntemlerinden uzak duruluyor. Öte yandan, doktor kontrolü dışında ilaç kullanan hastalar, kafalarına göre ilaçlarını kesebiliyor ve fısıltı gazetesi aracılığıyla yayılan diyetleri yapmaya başlıyorlar. Bu da hastaların hem kalp ve damar sağlığını derinden etkiliyor, hem de yapılması gereken gerçek ve bilimsel tedavinin yapılabilmesinin önüne geçiyor.

Tütün Kullanımı

Sigara, bünyesinde barındırdığı 4000 zararlı madde ile kalp ve damar hastalıklarının en büyük nedenlerinden birisi olarak karşımıza çıkar. Sigara kadar nargile de kalp ve damar hastalıklarının en temel nedenlerinden birisidir. Kalp ve damar hastalığı şüphesiyle doktor kontrolüne giden bir hasta, doktorun kendisine sorduğu “Sigara içiyor musunuz?” sorusuna hayır derken, istisnasız her gün nargile içiyor olabilir. Kendisine nargileyle ilgili de bir soru yönelmediği için susar ve doktoru yanlış yönlendirmiş olur.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uygulamaları

Gelişen tıp teknolojileriyle, çok sayıda kalp ve damar cerrahisi tekniği de ortaya çıkmıştır. Bu tekniklerin kimisi test amaçlıyken, kimisi de tedavi amacıyla yapılmaktadır.

CGM Testi

Kardiyogonyometri olarak da bilinen CGM testi, kalbin ve kalbe giden damarların üç boyutlu elektriksel aktivitesini ölçmek ve görüntülemek için uygulanan bir bilgisayar destekli test olarak bilinir. 3D EKG olarak da tanımlanan bu teknik, göğse ve sırta takılan 5 tane elektrot desteğiyle hasta dinlenme halindeyken 5 dakika kadar kısa bir sürede yapılmaktadır. Hastalar bu tekniğin uygulandığı sırada herhangi bir radyasyona ya da kimyasal maddeye maruz kalmamaktadır. Bu testin en büyük özelliği, kalp krizi riskini çok daha hızlı öğrenebilmektir. Bu açıdan EKG’den üstün olduğu kabul edilir.

ABI Testi

ABI testi, yoğunlukla periferik arter hastalığı teşhisinde kullanılan bir test tekniğidir. İngilizcedeki ankle brachial index kelimelerinin baş harflerini almıştır. Türkçeye çevrildiği zaman ayak bileği ve kol indeksi tanımı yapılabilir. Periferik arter hastalığı, kol veya bacakları besleyen atardamarlarda daralmalar ve dolaşım bozuklukları oluşmasıdır. Bu da bu uzuvların etkilenmesi anlamına gelir. ABI testi yapılırken, bacaklara ve kollara tansion manşonu bağlanır. Bunun yanında stetoskop değil, basınç değerlerini ölçen doppler sonografi tercih edilir. Arterlerdeki kan akışını belirleyen ve hem görünür hem de duyulabilir hale getiren doppler sonografi, ultrason muayenelerinin önemli bir parçasıdır.

El Bileği Üzerinden Anjiyo

Eskiden yapılan kalp kateterizasyonları, femoral arter olarak da bilinen sol ve sağ kasıklardaki atardamarlar üzerinden yapılmaktaydı. Günümüzde ise, el bileği bu operasyonun yapılabilmesi için daha uygun bölge olarak görülmektedir. Bunun nedeni; el bileği atardamarının, kasık atardamarının tersine, tene daha yakın olmasıdır. Bu yakınlık, operasyonun daha kolay yapılabilmesine, obez hastalarda damarın çok daha kolay bulunabilmesine ve olası semptomlarda kanama kontrolünün daha kolay yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. El bileğinden anjiyo yapılırken lokal anestezi kullanılır. Uyuşturulan el bileğinde küçük bir kesi açılır ve damara giriş yapılarak operasyon gerçekleştirilir.

Koroner Anjiyografi

Kalbin beslenmesiyle görevli olan koroner arter damarlarına boyalı sıvı verilmesi ve görüntülenmesi operasyonuna koroner anjiyografi adı verilmektedir. Bu operasyon esnasında kasık ya da el bileği damarları kullanılır. Damarlara özel kateterlerin yardımıyla giriş yapılır ve operasyon gerçekleştirilir.

Kalp Kapağı Ameliyatı

Kalp kapaklarındaki yetmezliklerin veya darlıkların oluşması halinde, belirlenen kapağın onarılması veya değiştirilmesi gerekebilmektedir. Bu tarz değişim kalp ve damar cerrahisi gerekliliğinde kimi zaman suni kimi zaman da hayvanlardan alınan kalp kapakçıkları kullanılmaktadır. Suni kapakçıklar, biyolojik hayvan kapakçıklarından daha dayanıklı olsa da, ömür boyu pıhtı riskiyle yaşamak ve pıhtı önleyici ilaç kullanmak gerekir. Bu ilaçların da kanama oluşturma riski bulunmaktadır. Hayvanlardan alınan biyolojik kapaklarda ise, ilaç kullanma ihtiyacı doğmaz. Fakat ömürlerinin kısa oluşu, ortalama her 7 yılda bir aynı ameliyatın yeniden yapılmasını gerektirir.

Aort Anevrizması Cerrahisi

Kalbin içerisinden çıkan ve bedenimize temiz kanı dağıtan ana atardamara, aort adı verilmektedir. Vücut içerisinde dolaşan temiz kanın tamımı, bu damar sayesinde vücuda pompalanmaktadır. Aortun kalbin içinden çıkış yaptığı bölüme asendan aorta ve az kenarında kavis yaptığı bölgeye de arkus aorta adı verilmiştir. Aort damarının bu bölümlerinde anevrizma denilen hadise meydana gelebilir. Bu kese şeklindeki anormallikler sık sık yaşanabilir. Genellikle genişleme şeklinde olur. Anevrizmaların aşırı genişleme sonucu yırtılma tehlikesinin bulunması, cerrahi müdahaleyi gerekli kılmaktadır.

Sol Ventrikül Anevrizma Onarımı

Kalbin sol alt odacığındaki sol ventrikül kasının belli bir kısmında balona benzer keseleşme yaşanması, sol ventrikül anevrizması olarak adlandırılır. Keseleşme yaşanan kalp kasları, kalbin kan pompalama görevine katkıda bulunamaz. Öte yandan, pıhtı oluşma ihtimali doğar ve ritim bozukluğu görülme riski ortaya çıkar. Sol ventrikül anevrizması tamiri, oluşan anormalliğin büyüklüğüne ve özelliklerine göre değişiklik gösteren cerrahi tekniklerle yapılmaktadır.

By-Pass İçin Damar Çıkarma

Balon ya da stent gibi tedavi teknikleriyle açılması mümkün olmayan koroner damarlar, by-pass tekniğiyle tedavi edilmektedir. Bypass tekniği, hastanın kendi kolundan ve bacağından alınan damarlarla tedavi yapılması olarak tanımlanabilmektedir. Eskiden yoğun şekilde yapılan klasik teknikle damar alırken, hastanın kol ve bacaklarına büyük kesiler atılırdı. Günümüzde gelişen tıp teknikleriyle birlikte, endoskopik yöntemle damar çıkarmak mümkün hale geldi. Atılan küçük kesilerle damar çıkartılırken, hem yara izleri oldukça küçük olur hem de iyileşme süreci hızlı ve sorunsuz ilerler.

Küçük Kesilerle Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC)

Modern tıp dünyasında yaşanan gelişmelerle beraber, vücuda açılan küçük kesilerle artık kalp ameliyatı bile yapılabilmektedir. Bu ameliyatlara minimal invaziv cerrahi adı verilmektedir. Eskiden daha yoğun olarak yapılan klasik ameliyatlarda, sternum ismi verilen göğüs kemiği kesilirdi. Bu kesim işlemi çok sayıda problem yaşanmasına neden olurdu. Gelişen tekniklerle birlikte, küçük kesiler atılarak cerrahi operasyon yapılmakta ve göğüs kemikleri kesilmemektedir. Kesi yaralarının çok küçük olması, hastanın kalp gibi ciddi bir ameliyat geçirmesine rağmen günlük yaşamına çok kolay şekilde dönmesini sağlamaktadır.

Kalp Tümörü Ameliyatı

Kalp tümörleri, kalp kaynaklı olarak veya kalp dışı bölgelerden sıçrayarak oluşur. İyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki türü vardır. Yetişkin bireylerde en çok görülen iyi huylu kalp tümörü miksomadır. Kötü huylu kalp tümörü ise rabdomiyosarkom ve anjiyosarkom olarak karşımıza çıkar. Bu tümörlerin ameliyat tedavisi, tümörün cerrahi operasyonla alınmasıyla gerçekleştirilebilir. Cerrahi operasyon klasik teknikle yapılabildiği gibi, minimal invaziv yani meme altından küçük kesilerle de yapılabilir.

KVC Periferik Damar Cerrahisi

Periferik arter, beyin ve kalp dışındaki, bedenin tüm dokularını ve organlarını beslemekle görevli atar damardır. Bu damar, daralma ya da tıkanma yaşayabilir ve çeşitli hastalıklar doğabilir. Genellikle bacak damar hastalıkları görülür. Periferik damar hastalığı tedavisinde iki teknik kullanılır. Bunlar; periferik bypass veya endarterektomi olarak adlandırılır. Bypass tekniğinde vücudun farklı bölgelerinden damar alınır ve tıkalı damara köprü yapılarak kan akışı tekrar aktif hale getirilir. Endarterektomi yönteminde ise, damarda tıkanma yaratan plak tabakası temizlenmektedir.

Minimal İnvaziv Kalp ve Damar Cerrahisi

Küçük kesilerle yapılan kalp ve damar cerrahisi, hastalara en az seviyelerde zarar veren, hastanın kalbini en az şekilde yoran ve hızlı iyileşme sağlayan önemli bir yöntemdir. Bu ameliyat türünde, hastaların travma geçirme ihtimalinin azalması, kan kaybının çok az olması, ameliyat sonrası ağrıların azalması, enfeksiyon riskinin yok denecek kadar az olması, yara izlerinin çok daha az olması mümkündür.

Robotik Kalp ve Damar Cerrahisi

Kalp ve damar cerrahisi için robotik yöntem kullanımı giderek artış göstermektedir. Bu yöntemde kalp durdurulmaz ve küçük kesiler attıktan sonra, robot yardımıyla ameliyat yapılır. Cerrahlar, açılan kesilerden içeriye giren kollarla ameliyatı gerçekleştirir. Bu kolların uçlarında ve çevrelerinde bulunan kameralar yardımıyla, hastayı ameliyat ederken monitör kullanırlar. Hastanın kalbini ve damarlarını monitörden izleyen cerrahlar, titreme ve hata yapma payını düşüren robot teknolojisiyle ameliyat gerçekleştirirler.