Ataşehir Psikiyatri

Psikiyatri

Psikiyatri, insanların ruh ve sinir hastalıkları ile ilgili çalışmalar yapan bilim dalıdır. Bu kapsamda teşhis ve tedavi faaliyetlerini psikiyatri doktorları yürütür. Avicenna Hastaneleri Psikiyatri bölümü, adeta bir psikiyatri hastanesi gibi faaliyetlerde bulunabilir ve psikiyatri randevu arayışındaki tüm hastalarına yanıt verir.

Avicenna Hastaneleri Psikiyatri Bölümü

Psikiyatri uzmanları ve klinik psikologlar bir araya gelerek Avicenna Hastaneleri Psikiyatri Bölümü’nde hizmet vermektedir. Ruh ve sinir hastalıkları şikayetleri ile hastaneye gelen hastalar, klinik görüşmeler, muayene, laboratuvar testleri ve görüntüleme gibi teknikler ile tanı sürecini geçirirler. Daha sonra tedavi süreci doktor tarafından belirlenir ve tedaviye başlanır. Tedavinin iki yolu vardır. Birisi farmakoterapi denilen ilaçla tedavi, diğeri ise psikoterapi denilen ruhsal tedavidir.

Çocuk Psikiyatri

Sağlıklı bir yetişkinlik hayatı için çocuk psikolojisinde gözlemlenen tersliklerin önüne erken yaşlarda geçmek gerekmektedir. Çocuk psikiyatrisi, gelişim evresinde olumsuz deneyimler, travmalar yaşayan yahut sinirsel, zihinsel problemlerle boğuşan çocukların psikolojik tedavisi ile ilgilenmektedir.

Çocuk ve aile danışmanlığı veren psikiyatri uzmanları, ergen danışmanlığı, kişilik testleri ve küçük çocuklar için zeka testleri de yapmaktadır. Öte yandan, gelişimsel testler ile birlikte oyun terapileri de gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, destekleyici psikoterapi, bilişsel davranışçı terapi, yeniden işleme terapisi ve göz hareketleri ile duyarsızlaştırma terapisi yapılmaktadır.

Ruh ve Sinir Hastalıkları

Ruh ve sinir hastalıkları bölümü, her yaş grubundan bireylere uyumlu psikolojik tedavi hizmetleri sunmaktadır. Psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyan herkesin ziyaret edebileceği Avicenna Psikiyatri Servisi, ruh ve sinir ile ilgili sorunların tedavisi ile ilgilenmektedir.

Psikiyatri Hastalıkları

Avicenna Hastaneleri Psikiyatri Bölümü’nde teşhis edilen ve tedavisi başlatılabilen başlıca rahatsızlıklar:

Uyku Problemleri

Kişilerin uyku problemleri yaşaması, sadece yorgunluk yaratmaz. Uykusuzluk, çok sayıda sağlık sorununun ortaya çıkmasına ve var olan şikayetlerin şiddetlenmesine sebebiyet verebilmektedir. Hiçbir hastalığı olmayan bir birey, uykuya dalmakta sorunlar yaşıyorsa ya da yeteri kadar uyuduğu hâlde yorgunluk hissi geçmiyorsa bu psikolojik bir soruna işaret edebilmektedir.

Sürekli kabus görme, uykudan sayıklayarak uyanma, bir türlü uyanamama gibi belirtiler de psikiyatrik bir destek gerektiğini gösterebilmektedir. Bu gibi durumlarda nöroloji ve psikiyatri bölümlerini ziyaret etmekte fayda vardır.

Yas Psikolojisi

Sevdiği bir yakınını kaybetme, sevgiliyle ayrılma, eşiyle boşanma gibi ruh dünyasını derinden sarsan olaylar karşısında kişinin yıkıma uğraması durumudur. Bir diğer deyiş ile yas tutma, tüm insanlarda görülebilen oldukça doğal bir tepki olsa da, ciddi psikiyatrik sorunlar meydana getirebilmektedir.

Doktorlar, yas reaksiyonu veren hastalarının zamanla kendilerini toplayacağını bilirler ve buna uygun destekleyici tedavi yöntemleri uygularlar. Fakat, 6-8 ay gibi bir süre geçmesine rağmen yas reaksiyonu devam ediyor ise ve hastada mutsuzluk, acı çekme, sinir, öfke gibi problemler görülüyorsa, patolojik yastan bahsetmek mümkündür. Bu durumda mutlaka psikiyatrik tedaviye başlanması gerekmektedir.

Beslenme Problemleri

Yeme problemleri, genel olarak beden algısı ve benlik saygısında düşüş gibi sebepler ile ortaya çıkar. Bu hastalıklar, Anoreksiya Nervoza ve Bulimia Nervoza isimleriyle anılırlar.

Anoreksiya Nervoza, aşırı zayıflama meraklılarında görülmektedir. Bu hastalığa sahip kişiler, düşük kalorili beslenmeye yönelir, aşırı spor yapar ve ishal olmak için ilaç alırlar. Hastalığın yarattığı en büyük ve tehlikeli illüzyon ise hastanın ne kadar zayıflarsa zayıflasın kendisini kilolu hissederek kendisini ölüm açlığına sürüklemesidir. Vaktinde tedavi edilmediği takdirde ölümcül olabilecek bir rahatsızlıktır.

Bulimiya Nervoza ise, aşırı yeme hastalığı olarak bilinmektedir. Anlık olarak gelen yüksek seviyelerde yemek yeme atakları (binge eating), peşinden pişmanlık duygusunu getirir. Bu pişmanlığa bağlı olarak hastalar kendisini kusmaya zorlar ve vücuda giren kaloriden kurtulmaya çalışır. Tıpkı anoreksiya gibi blumia da ölümcül risk taşıyan bir rahatsızlıktır. Her iki rahatsızlıkta da tedavinin en kısa süre içerisinde başlatılması gerekmektedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Kişilerin başından geçen kötü bir olay sonrasında sürekli o anları hatırlama, oldukça kolay biçimde gerilebilme, kötü rüyalar görme ve umutsuzluk gibi problemlerle karşı karşıya kalmasına neden olan bozukluktur. Bu kötü olaylara örnek olarak doğal afetler, trafik kazaları, tacize uğrama ya da fiziksel saldırılar verilebilir. Bu tarz olaylar yaşayan ve travma sonrası stres bozukluğu görülen hastalarda depresyon ve anksiyete bozuklukları da yaşanabilir. Bu hastalık, ilaç tedavisi ve psikoterapiler ile çözüme kavuşturulabilmektedir.

Sosyal Fobi Psikiyatri Hastalığı

Kaygı bozukluğu olarak da görülen sosyal fobi, beğenilmeme korkusu ve yargılanma korkusu olarak tanımlanabilmektedir. Sosyal fobi hastalığı, kişilerin sosyal ortamlarda bulunmaktan korkmalarına sebebiyet vermektedir. Bu hastalığa sahip bireyler, diğer insanların kendilerini beceriksiz, akılsız ya da kötü görebileceğini düşünerek, onların önünde konuşma yapmak, onlarla yemek yemek ya da sosyalleşmekten korkarlar.

Sosyal fobinin tedavisinde genellikle psikoterapik yöntem ön plana çıkmaktadır. Zaman zaman ilaç tedavileri yapıldığı da görülmektedir. Sosyal fobiyi atlatabilme için çevresel destek de büyük önem taşımaktadır.

Madde Bağımlığı ile Mücadele

Madde bağımlılığı yaşayan kişiler, herkesin yapabildiği normal davranışları sergilemek konusunda başarısız olurlar. Kişiler, kullandıkları maddenin kendilerine zarar verdiğini bildikleri halde yoksunluk duygusu ile mücadele edemedikleri için zararlı madde kullanımına devam ederler. Bu kullanım zaman içerisinde sürekli artış gösterir.

Madde bağımlılığı tedavisi 2 ile 6 hafta arasında değişiklik gösterebilmektedir. Klinik olarak rehabilitsayon ile madde bağımlılığı tedavi edilmektedir. Tedavi psikiyatrik destek ile de ayrıca sürdürülmektedir. Psikiyatrik tedavi, bağımlığından kurtulan hastaların devamlılığını sağlamak için büyük önem taşımaktadır.

Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği Psikiyatri Hastalığı

Bu hastalık genel olarak küçük yaşlarda kendisini gösterir. Yoğun olarak çocuklarda görülen hiperaktivite problemi ve dikkat eksikliği, çok fazla hareketlilik gösteren ve dikkatini tek bir yerde toplamakta güçlük çekenler için koyulabilen bir teşhistir. Bu hastalık toplumumuzda çok fazla önemsenmese de, ilerleyen yaşlarda çocukların hayatlarında tedavi edilemez yaralar açabilme potansiyeli taşımaktadır.

Tedavi edilmeyen bir dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bir çocuğun eğitim hayatına ve buna bağlı olarak geleceğine ciddi zararlar verebilmektedir. Bu sebeple erken teşhis ve tedavi oldukça büyük önem taşımaktadır.

Şüphe duyulan çocuklara nörolojik ve nöropsikiyatrik testler yaparak teşhis koymak mümkündür. Teşhis sonrası ilaç ya da psikoterapi uygulanarak tedaviye başlanmaktadır.

Şizofreni Psikiyatri Hastalığı

Şizofreni hastaları gerçek ile gerçek dışı olaylar arasında ayrım yapamazlar ve beyinleri olağan olarak düşünemez. Dolayısıyla hastalar fiziksel davranışlarını ve duygu – düşüncelerini kontrol edemez. Gelişme evrelerinde oldukça yavaş ilerleyen bu sinsi hastalık, tedavi edilmediğinde ilerleyen yaşlarda oldukça ciddi sorunlara sebebiyet verebilmektedir. Dolayısıyla erken teşhis şizofreni hastalığında anahtar kelimedir. Bu hastalık, ilerlememesi adına antipsikotik ilaçlar ile tedavi edilebilmektedir. Rehabilitasyon ve klinik tedavi de yoğun kullanılan tedavi yöntemleri olarak öne çıkmaktadır.

Cinsel Problemler

Kadınlarda vajinismus, erkeklerde ise iktidarsızlık olarak tanımlanan cinsel problemler, kişilerin hayatlarında derin psikolojik problemler doğurabilmektedir. Öte yandan bu problemler psikolojik sebeplerden de kaynaklanabilmektedir. Bir diğer deyiş ile cinsel problemlerin hem kaynağı hem de sonucu psikolojik sorunlar olabilmektedir. Cinsel problemler yaşayan hastalarda patolojik bulgulara rastlanmadığında, hastalar psikiyatri bölümüne gönderilebilmektedir.

Anksiyete Bozuklukları

Anksiyete bozuklukları, bir diğer adıyla kaygı bozuklukları, aniden karar verilmesi gereken durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Kaygı, insanların yaşamlarını sürdürebilmesi adına yaşanan normal bir duygudur. Ancak anksiyete bozukluğu, kişilerin kaygı süreçlerini doğru yönetememesi sonucu ortaya çıkan ve stres, panik, korku duygularının doğmasına sebep olan bir hastalıktır. Bu hastalık bireylerin sosyal hayatlarını derinden etkilemektedir. Tedavisinde ilaçlar ve psikoterapi beraber uygulanmaktadır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Obsesif kompulsif bozukluk, kişilerin obsesyon adı verilen saplantılı düşüncelere odaklanmaları ve bu durumdan kurtulmak için de kompulsiyon olarak tanımlanan davranışlar kazanmasına verilen isimdir. OKB, kişilerin beyin bölgesinde bazı kısımların diğerlerinden daha fazla çalışması nedeniyle görülebilmektedir. Öte yandan, geçmiş yaşamda yaşanan bir travma da OKB’ye neden olabilmektedir. Hastalar, ilaç ve davranış terapileri ile tedavi edilmeye çalışılmaktadır. OKB hastalığı kendi kendisine geçebilen bir hastalık değildir.

Bipolar Psikiyatri Hastalığı

Bipolar, manik depresif veya iki uçlu duygu – durum problemi olarak da isimlendirilmektedir. Bu hastalar, oldukça net iniş ve çıkışlar gösterebilmektedir, hayat kaliteleri de buna bağlı olarak düşmektedir. Manik dönem yaşayan hasta, oldukça enerjik olmaktadır ve taşkınlıklar yaparak güçlü bir karakter profili çizmektedir. Depresif dönem ise tam tersidir ve hasta hem depresyon hem de fiziksel çöküş yaşamaktadır.

Hastalık, atak dönemleriyle maniklik ve depresiflik yaratmaktadır. Bunun dışındaki dönemlerde hastalar normaldir ve taşkınlık ya da depresyon görülmemektedir. Bipolar bozukluk ancak ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilmektedir.

Depresyon

Toplumumuzda sık görülen ruh ve sinir hastalıkları çeşitlerinden birisi de depresyondur. Depresyon, çok yaygın görülen bir rahatsızlıktır. Kişilerin davranışsal, duygusal bozukluklar yaşamasına neden olmaktadır.

Depresyondaki kişiler, devamlı mutsuz ve üzgündür. Geçmiş yaşamda zevk alınan aktivitelerden keyif alamazlar, uyku düzeninde bozukluklar yaşarlar. Bu kişilerin yemek yeme alışkanlıkları dahi değişiklikler gösterebilir.

Psikoterapi ile tedavi edilebilen depresyon, ihtiyaç duyulması halinde ilaç tedavisiyle de kontrol altına alınabilmektedir. Depresyon ancak kaynağındaki sebepler ortadan kaldırılarak tam anlamıyla bitirilmektedir.

Psikiyatrik Hastalık Tanısı Nasıl Konulur?

Psikiyatrik hastalık tanısı koyabilmek için öncelikle kişide görülen belli başlı semptomları incelemek gerekir. Şu semptomlardan en az 4-5 tanesine sahip olunması durumunda psikiyatrik bir rahatsızlıktan söz etmek mümkündür:

  • Aşırı yorgunluk, bir türlü dinlenmiş hissetmeme,
  • Kronik uykusuzluk ya da aşırı uyku hâli,
  • Konuşmakta, iletişim kurmakta zorlanma ve çekinme,
  • Yaşamdan, eskiden sevilen şeylerden zevk almama,
  • Devam eden mutsuz ve korku dolu ruh hali,
  • Değersizlik ve suçluluk hisleri,
  • İntihar düşünceleri,
  • Ellerde titreme ve terleme,
  • Ateşin çıkması ya da uzuvların buz kesilmesi.

Psikiyatrik tanıların konulabilmesi için bir psikiyatri servisi ziyaret etmek gerekmektedir. Psikiyatrist gözetiminde tanı konduktan sonra ise ilgili tedavi başlatılarak kişiyi iyileştirmek hedeflenmektedir.

Psikiyatri Hastalıkları Tedavisi Nasıl Yapılır?

Psikiyatrik hastalıkların ilaçlı (farmakoterapi), ilaçsız (psikoterapi) ve her iki tedavi yönteminden de faydalanılabilen üç farklı yol ile iyileştirilmesi mümkündür. Hastalık ve hasta ile en uyumlu tedavi yöntemini seçerek uygulamak gerekmektedir.

İlaç tedavisinin zorunlu tutulduğu (bipolar, şizofreni gibi) hastalıklarda psikoterapiden de zaman zaman faydalanıldığını görebilmek mümküdür. Psikiyatrik tedavi yöntemleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

🇹🇷 المستشفى الأكثر ترجيحاً في تركيا لمتحدثي اللغة العربية في عام ٢٠٢٣